Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 25.11.2020, 20:01   #1
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Hâlâ Türban Hâlâ Vahdettin | Soner Yalçın

Hâlâ Türban Hâlâ Vahdettin

“Bir Başkadır” dizisi medyada “türban” ve “Beyaz Türk” tartışmalarını alevlendirdi. Kültürel kodlar üzerinden yapılan bu tür tartışmalar...

RTÜK, Türk televizyonlarını öyle bir baskıladı ki, nitelikli yapımları yok etti. Kültürel düzeyi aşağıya çekerek feodal-varoş kabalığın önünü açtı.

Mesela… Kaliteli seyirciyi -merkezi ABD olan- Netflix'e kaçırdı. Amerikalılar RTÜK'e ne kadar teşekkür etse yeridir! Bugün bu kanal Türkiye'de 1.7 milyon aboneye ulaştı. Aile paketiyle oran 6.8 milyon.

Fakat konu paradan çok, ülkeye dayatılan sosyo kültürel yapıyı tartışmamız gerekiyor. Gündemde Netflix dizileri var artık. “Bir Başkadır” bunun son örneği.

Senaryo, Batı'ya uygun bir klişe; dizi merkezinde türbanlı genç kız ile kibirli Beyaz Türk psikiyatrist var. Eee koy araya bir de evinden kovulmuş Kürt aile ile eşcinsellik/lezbiyenlik konusunu, oldu bitti maşallah!
“Bir Başkadır” dizisi medyada “türban” ve “Beyaz Türk” tartışmalarını alevlendirdi.

Kültürel kodlar üzerinden yapılan bu tür tartışmalar ne zaman son bulacak? Ne zaman -ekonomik kriz gibi- gerçeklerle yüzleşeceğiz.

Mesela:
Japonya'da bugün kılık-kıyafet tartışması var mı? Örneğin kadınların saçlarına dair hiç laf duydunuz mu? Eğitimin, müfredatın, hukukun nereden alındığına dair tartışma var mı?

Sanırım, bu konuyu biraz açmam gerekiyor:

KILIK KIYAFET
Japonya'da restorasyon/onarım dönemi olarak bilinen Meiji devri/reformu 1868'de başladı.

Konumuzla ilgili olandan başlayayım:
Kadının saçı onun namusunu temsil ediyordu. Verniklenmiş, tahta gibi sertleştirilmiş klasik topuz stili saç biçimine; ve evlenince kadınların dişlerini karartıp kaşlarını tıraş etmesi gibi geleneksel uygulamalara son verildi.

Erkeklerin gurur duyduğu samuray tipi topuz saç da yasaklandı.

Bugün Japonya'da kimse, “vay benim namusum” veya “vay benim geleneksel saçım” demiyor…

Kadın kıyafetinde de reform yapıldı; iddiasız, siyah renkli, bedeni saran, yürümeyi kolaylaştıran çağdaş kimono kabul edildi. Ardından kamu alanında Avrupalı kadınların kıyafetleri benimsendi. Benzeri kıyafet reformu, erkeklerin giydiği hakama için de gerçekleştirildi. Batı tarzı giyim benimsendi.

Bundan 150 yıl önce ateşli tartışmalar olmadı mı, oldu! İsyanlar bile çıktı. Ama bunlar unutuldu gitti…

Keza Japonya:
Budistlerin öğretmenlik yaptığı geleneksel okulları kapattı; ilkokulu zorunlu kıldı; “tevhidi tedrisat” sistemine geçti. Konuşma-yazı dili farklılığına son verdi.

Fransa'dan hukuk sistemi aldı. Alman medeni kanunu yürürlüğe soktu.

Orduyu yeniledi, zorunlu askerliği getirdi.
Batı Gregoryen takvimine geçti. Batı mimarisini benimsedi. Başkenti bile değiştirdi; Tokyo yaptı.

Modern ekonomiyi kurmak-geliştirmek için bilim ve teknolojiye yatırımlarda bulundu.

Milli banka kurdu. Devlet eliyle demir çelik gibi fabrikalar açtı. Mitsui, Mitsubishi, Sumitomo gibi özel şirketleri destekledi. Yeni para birimine geçti. Uzatmayayım…

İtibariyle… Japonya, kapitalistleşme sürecine girerken feodalizmle/ hanlıkla/ toprak ağalığıyla hesaplaştı. Ve dünya devi olmayı başardı…

Peki, biz neden yapamadık?

ACIKLI HALİMİZ
Meiji reformu, bizim Tanzimat Fermanı'ndan otuz yıl sonra gerçekleşti.

Japonya hızla gelişti. Öyle ki, 1895'te Çin'i ve 1905'te Rusya'yı yendi.

Rusya'yı mağlup etmesi Osmanlı'da Japon sempatisini doğurdu. Örneğin, Halide Edip (Adıvar), oğluna Rusları yenen Japon Deniz Kuvvetleri Komutanı Togo'nun ismini verdi!

II. Abdülhamit'in Japonya hayranlığı malum. Yakın ilişki kurmak için Ertuğrul fırkateyni gönderdi. Vs.

Bırakınız… Osmanlı'nın Japonya gelişimini örnek almamasını, feodalizmi tasfiye etmek isteyen Atatürk'e, günümüz Türkiye'sinde hâlâ düşmanlık ediliyor. Yıldız Tilbe gibi niceleri sırf etnik olarak yakın gördükleri Şeyh Sait'i, Seyit Rıza'yı övüyor! Feodal yapıyı/kültürü aşamıyoruz…

Oysa Japonya feodalizmi tasfiye ettiği için dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri oldu.

Kişi başına milli geliri bugün 44 bin 227 dolar…
GSHM ise 5.594 trilyon dolar…

Dünyanın en büyük 500 şirketinden şirketinden 54'ü Japonya merkezli.

Biz hâlâ neyi konuşuyoruz:

Yok “türbanmış”, yok Vahdettin kaçmamış İstanbul'u terk etmiş!

Çalışmayı üretmeyi değil, gevezelik yapmayı seviyoruz. Ki Batı, bunu bildiği için sürekli önümüze oyalanacak diziler/ suni gündemler koyuyor…

RTÜK ise kadehin içinde şarap var mı-yok mu diye dedektiflik yapıyor ya da özgür düşüncenin önüne kesmeye çalışıyor. Acıklı halimiz budur…



  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.2020, 15:26   #2
Çevrimdışı
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Hâlâ Türban Hâlâ Vahdettin | Soner Yalçın

Merhaba,

Feodalizmi başka bir mesajımda belirttim, bu ülkenin gelişme önündeki en büyük sorunlarından biridir feodalizm sorunu...İkinci olarak da inanç...Aslında bu iki konu feodalizm ve inanç, birbirini besleyen iki unsur...Biri yıkılırsa, diğeri de yıkılma yoluna girer...

Bizler " toprak ağalığı " ile hesaplaşamadık...Dersim Olaylarının temeli de zaten toprak ağalığına dayanıyor....

Gelişmiş ülkeler, derebeylikleri, ağalıkları yıktı geçti ve sonrasında gelişti zaten...Bizde ise hala daha AĞALIK sistemine ısrarlı bir sürükleniş var..." Minnet etme, vefa borcu " adı altındaki duygusal ve vicdani dokunuşlar da feodalizme hizmet etmekte maalesef ki bizim toplumumuzun en zayıf yönüdür bu yön...

İşte bu olumsuzlukları aşmak için " radikal " reformlara ihtiyaç vardır...Eğitim reformu da bunlardan en önemlisidir...İktidar da bunu bildiği için eğitimi, eğitimcileri " değersizleştirmiş " tir...Düz memur gibi görmüştür...Sonucu ise hepbirlikte izliyor ve yaşıyoruz...

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.2020, 16:05   #3
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Hâlâ Türban Hâlâ Vahdettin | Soner Yalçın

Dayanamadım, akşam “Bir Başkadır” dizisini izledim. Kendimi beyaz Türk diye bahsedilen psikiyatrist yerine koydum. Türban hakkında düşüncelerinin çoğu türbanlılara karşı kendi düşüncelerimdi sanki. Öğretmenler gününde izlediğim nefret dolu videoları görünce ne yazık ki her türbanlı Meryem gibi değil. Her hoca da Ali Sadi gibi değil. Belkide hepimiz farkında olmadan Gülbin’in dediği gibi kafamızda çuvalla geziyoruz ama ya onların kafalarındaki örümcekler ne olacak?
  Alıntı ile Cevapla
OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
hâlâ, soner, türban, vahdettin, yalçın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 13:55.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.