Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Müzik > Grup ve Müzik Adamlarının Biyografileri > Yabancı Grup ve Müzik Adamları


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 25.06.2022, 22:46   #1
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Ölmeyen Kral: Elvis Presley

Ölmeyen Kral: Elvis Presley

''Elvis 20.yy'ın en önemli kültürel gücüdür. O dili, müziği, kültürü, her şeyi değiştirdi. Bu kültürel bir devrimdi...'' diyen Leonard Bernstein tam da Elvis'in özetini yapmıştı. Devrim sadece siyaset teorilerinde ve devrilen rejimlerle değil; bir müziğin titreşimini dalgalara dönüştüren bir sanatçıdan da yayılır kitlelere... Elvis Presley tam olarak bunu ifade eder; yani bir değişim ve dönüşümü...


Bir kralın şarkı söyleme tutkusunu ve efsaneye dönüşmesini kelimelerle anlatmak kadar kadraja da sığdırmak zor iş. Filmin afişi '' gel izle de gör'' diyordu; gittim, gördüm ve bayıldım...

Baz Lhurrman' ın çıkardığı iş övgüyü hak ediyor... Sinemada en sevdiğim filmlerden ikisini- Moulin Rouge ve Romeo-juliet'i yönetmiş ve artık rüştünü ispat etmiş bir yönetmen olarak yine de Elvis Presley' i anlatmaya soyunmak cesaret işi.. 2014' den bu yana çekeceğini söylediği filmin görücüye çıktığı ve her zamanki gibi kaderini belirleyeceği alan Cannes Film Festivali idi. Öyle de oldu...

Filmde Elvis'i canlandıran Austin Butler' ın , seçmelere katılabilmek için piyano çalarak Presley'nin 1977'de coverladığı "Unchained Melody"yi söylediği videoyu Baz Luhrmann'a ulaştırma çabası ve rol için çırpınışı, doğru bir castın bir araya getirilmesini sağlamış sanki..

Filmi bana göre en çarpıcı yapan; bir starı menajerinin ve de onu hem zirveye çıkarıp hem de batıran bir adamın gözünden analiz yaparak anlatmak… O adam Albay Tom PARKER. Bilinmeyen ve arka plandaki adam gibi görünse de bu hikâyede o da efsanenin ayrılmaz bir parçası!

KİLİSE KOROLARINDA VE SİYAHLARIN ARASINDA BAŞLAYAN MÜZİK TUTKUSU


Vemon ve Gladys çiftinin ikiz çocuklarından biri olarak dünyaya gelen Elvis, ikizinin doğumda ölmesi sonucu annesi tarafından aşırı korumacılık içeren bir anlayışla büyümüş; sakin, içe kapalı, Marvel Comics hikayeleriyle hayaller kuran bir çocuktur. Kamyon şoförü olan babasının 8 dolarlık bir borç yüzünden hapse girmesi sonucu daha da zorlanan aile sık sık taşınmak zorunda kalır. Elvis 13 yaşına geldiğinde taşındıkları Memphis'deki bir siyah mahallesindeki kilisede blues ve cazı keşfedip efsunlanırken, zenci toplumla olan edebi dostluğu da filizlenir.

Liseden mezun olduktan sonra Crown elektrik firmasında kamyon şoförlüğü yapmaya başlar. Kamyonculara ayak uydurmak için uzattığı favorilerinin onu ileride saçı ve tarzı ile bir idol yapacağından habersizdir. İlk gitarını aldıktan sonra da amatör müzik yaparken, Sun Records tarafından sesi keşfedilir. Bu arada ondaki star ışığını ve geleceğini ilk gören, Albay lakaplı Tom Parker adında esrarengiz bir adamdır. Yaptığı müziğin tarzı, siyahların blues ve cazı ile beyazların geleneği olan country’nin bir karışımı olarak; siyah ve beyazı bir araya getiren ve ABD'nin ayrımcılık yasasına ters düşen bir anlayışa sahiptir. Yaşadığı yer, zenci karşıtlığının en yaygın olduğu güney eyaletlerinden biri olan Tennessee/ Memphis' tir ve Elvis neye çomak soktuğunun farkında olmayan müzik tutkusuyla dolu bir gençtir...

SAHNEDE TİTREYEN GENCİN ABD' DE YARATTIĞI KARŞI KONULMAZ COŞKU


İkinci Dünya Savaşından çıkmış ve resesyon yaşayan ABD toplumunun erkekleri tekrar evin reisi ve toplumun öznesi olarak görme; kadını da tekrar eve ve ev işlerine gömmeye çalıştığı dönemin aykırısı olarak karşımıza çıkan Elvis, sahnedeki tarzıyla hem şöhret hem de hedeftir artık!


Siyahların, ahlaksız ve cinsel haz uyandırdığı düşüncesi ile beyazların nefret ettiği müziğini kullanması, uzun saçları, parlak kostümleri, boyalı gözleri; vücudunun da tüm kıvrımlarını kullanarak ve titreyerek dans etmesiyle durgun bir topluma ve gençliğe ivme kazandıran Elvis Presley, tutucu bir toplum için tehdittir...

"That's All Right" ve "Blue Moon of Kentucky" country, blues tarzında hareketli rock’n roll parçalarıdır ve kızlar o dans edip şarkı söylemeye başladığında iç çamaşırlarını sahneye fırlatmaya başlamışlardır. Albayla birlikte güney eyaletlerini kapsayan bir turneye çıkarlar. Bu arada RCA Müzik Şirketine transferi gerçekleşmiştir. Her gittiği yerde olay olmaya başlayınca şarkı söylemesine engel olmak için Vali tarafından emir gelir. Amaç Elvis' ten ABD menşeili Good Boy yaratmak ve onu susturmaktır; ancak Elvis susmaya hiç niyetli değildir. Artık Amerikan gençlerinin idolü olmaya başladığı bir anda tutuklanan yıldız için iki yol vardır; ya asiliği törpülenecek ya da hapis yatacaktır.

Albay, üzerinden para kazandığı bu genci kaybetmek istemediği için onun askere gitmesini teklif eder. Döndüğü zaman kendisini hollywood starı yapacağını garantiler. Böylece kayıp günleri başlayan genç elvis' in almanya yolculuğu başlar. Bad Neuheim' daki Grunewald Otelinde kalan presley'in 14 numaralı odası, gece gündüz hayranlarının takibindedir. Sonradan eşi olacak Priscilla ile tanışıp aşık olur.


2 Mart 1960' da askerliği biten şarkıcının albay üzerinden imzaladığı filmler gişe rekoru kırarken; bir süre sonra alakasız reklam filmlerinin yüzü olmasıyla kariyeri düşüşe geçer. Herkes sahnede deli gibi titreyen asi çocuğu özlemiştir.

SUİKASTLERLE SARSILAN ABD' DE TEKRAR BAŞLANGIÇ


Kızı Lisa Marie' nin doğumunun verdiği mutluluk, sonrasında ABD' de siyah karşıtlığının ve suikastların hortlaması ile yaşamını kabusa çevirir. Üzerine para kaybetmekte, noel kartları ve dikiş makinelerinin reklamlarına çıkmak gibi kendi kimliği ile alakalı olmayan işlerden bunalıma girmiştir. Kennedy' nin vurulması, Malcolm X, Luther King ve Sharon Tate ' in öldürülmesi onda travmalar yaratır. Albayla olan ikircikli ilişkisi de cabasıdır. Onun yaptığı kontratlar ve sözleşmeler bitmek bilmez. Zaman zaman kavga etseler de orta yolu bulurlar. Tekrar blues ve caz; tekrar parlak kostümler ve kaldığı yerden devam hikaye. Efsane artık dünya çapındadır; ama hem albayın gizemi hem de öldürülme ve suikasta kurban gitme korkusu onda bir paranoya yaratarak sonunu hazırlamaktadır. 1968- 1973 yılları arasında dünyanın en fazla tanınan, en fazla dinlenen ve ABD Başkanından bile fazla koruması olan bir adamdır.

Bir yandan obezite ile başı derttedir; öte yandan da aldığı uyuşturucu ilaçlardan muzdariptir. Albayın kumar borçları yüzünden iflas etmesi de sonun başlangıcıdır.

Elvis Presley'nin son konseri, 26 Haziran 1977'de Indianapolis, IN'deki Market Square Arena'da 18.000 kişilik bir kalabalık için düzenlenir Dünyadan canlı olarak milyonların da izlediği kilolu ve mutsuz elvis, bu tarihten yaklaşık 2 ay sonra 16 Ağustos' ta hayata gözlerini yumar..



Elvis Presley'nin son konseri

Albayın EP' yi istismar ve üzerinden haksız kazanç elde etmekten yargılandığını filmin finalinde öğreniyoruz. Bu belki de birçok kişinin bilmediği bir detaydı. Bu arada Albay olmadığı ve sahte bir kimlikle yıllardır arandığı da ortaya çıkıyor. Filmde de bu durum ilişkinin kopuşunu hazırlıyor. Belki de şarkıcıyı sona yaklaştıran ve bunalıma sokan önemli nedenlerden biri de buydu; çünkü albay, ailesinden fazla onu tanıyan kişi olarak onun hayatında yer alan biri.

Elvis' i Austin Butler, konuşurken, şarkı söylerken ve trouble yaparken inanılmaz. Gençliğine ait tüm şarkıları onun sesinden dinlediğimizi öğrenince şok geçirdim. Sadece olgunluk döneminde geçen sahnelerde orijinal EP sesi varmış. Gerçeğinden ayırt etmek imkansız. Albayı canlandıran Tom Hanks ise rol için ilk kez bu kadar kötü ve haris bir karaktere bürünürken neredeyse tanınmaz halde ve dev bir aktör olduğu da saklamıyor

Helen Thompson (Elvis’în annesi Gladys), Richard Roxburg (Elvis’in babası Vernon), Olivia DeJonge (Priscilla Presley) ile Kelvin Harrison Jr. (B.B. King) da unutmak olmaz.

Elvis' in dans ettiği ve şarkı söylediği sahnelerin hızını yakın plandan vererek siyah beyaz kareye hapseden ödüllü görüntü yönetmeni Mandy Walker da en önemli işi yapmış. Bir starın katmanlı hayatından bu kadar önemli bir filmi izlemeden geçmeyin diyor ve Elvis' le bitiriyorum...

''Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum. Çizgi roman okur, kendimi çizgi kahraman hayal ederdim. Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirdim. Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu. Hatta defalarca. Çocukluğumda öğrendiğim bir cümle var: Şarkısız bir gün yaşanmış değildir. Yaşamınızda müzik yoksa arkadaşınız da yoktur. Şarkısız yolculuk bitmez. Ben de hep şarkı söylüyorum. Kendim için, sizler için."

Özlem Kalkan

Odatv.com

__________________
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
elvis, kral, Ölmeyen, presley


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 10:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.