Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Gezelim & Görelim > Buram Buram Türkiye'm > Güneydoğu Anadolu


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 30.08.2011, 17:36   #1
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Şanlıurfa | Peygamberler Şehri





Şanlıurfa ili (kısaca: Urfa ili), Türkiye Cumhuriyetinin Güneydoğu Anadolu bölgesinde doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeyde Adıyaman, kuzeybatıda Diyarbakır illeri ve güneyde Suriye sınırı ile çevrelenmiş bir sınır ilidir. Şehrin eski isimleri Ur, Urfa, Orhei, Orhay, Vurhai, Ruha ve Edessa dır. Kurtuluş savaşında gösterdiği başarıların hatırasından dolayı 1984 yılından sonra Şanlı ünvanını almıştır.




Şanlıurfa ilinde merkez ilçeyle birlikte 11 ilçe, 26 belediye, 30 bucak, 1,080 köy ve 1,624 köy altı yerleşim yeri vardır. Ortalama yükseltisi 518 metre olan Şanlıurfa 18,584 (D.İ.E. 1997) kilometrekarelik yüzölçümü ile Türkiye' nin 7. büyük ilidir. Şanlıurfa merkezinde ve ilçelerinde Türk, Kürt, Arap ve Ermeni kökenli insanlar yaşamaktadır.

Şanlıurfa'nın ilçeleri ise şunlardır: Merkez, Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç, Viranşehir.




1919 yılında, önce İngilizlerin, daha sonra Fransızların işgaline uğrayan Urfa, 11 Nisan 1920'de Urfalı milisler tarafından işgalden kurtarılmış; Urfa milletvekili Osman Doğan ve 17 arkadaşının, Kurtuluş Savaşında gösterdiği kahramanlıktan dolayı Urfa ili adının "Şanlıurfa" olarak değiştirilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından 6 Aralık 1984 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır.



Şanlıurfa Tarihçesi




Urfa tarihinin Paleolotik çağa kadar (M.Ö. 500.000 - 8.000) uzandığı tespit olunmuştur. Kazılarda neolitik çağ (M.Ö. 7250 - 5500), kalkolitik çağ (M.Ö. 5500 3200) ve ilk tunç çağına ait (M.Ö. 3200 - 1800) çok sayıda değerli eserler ele geçirilmiştir.
Belgelere dayanmayan bazı iddialara göre Urfa, ilk defa şehirler kuran İdris Peygamber veya Tufan'dan sonra Nuh Peygamber zamanında kurulmuştur. Ebul Faraç bu görüştedir.

Urfa bölgesi; Sümer - Akat - Hitit, Babil - Kalde, Hurri - Mitanni, Aram - Asur, Med ve Pers hakimiyetlerini görmüştür. M.Ö. II. bin Hitit vesikalarında geçen Ursu'nun ve Asur vesikalarında geçen Ruhua veya Ru'ua'nın, bugünkü Urfa olduğu söylenmektedir. Şehir; Ur, Kalde Ur'u, Harran Ur'u, Orhei, Orhay, Vurhai, Edessa, Diyar Mudar, (Bölge ile beraber) Ruha, Reha ve Urfa adlarını almış, en son Şanlıurfa olmuştur.
Makedonya Kralı Büyük lskender doğu seferi sırasında Urfa' ya hakim olmuştur. (M.Ö. 332).


Osroane Kralı Abgar Ukomo



Bu devir, M. Ö. 132'de ASRAANE krallığı ile son bulmuştur. M. S. 250 yıllarına kadar devam eden Osroane Krallığı dönemi Hıristiyanlık açısından büyük önem taşımaktadır. O çağın Osroane Kralı Abgar Ukomo'nun (Kara Abgar) dünyada Hristiyanlığı resmi din olarak kabul eden ilk krallardan olduğu, Hz. lsa ile mektuplaştığı ve Hz. lsa'yı dinini yaymak üzere Urfa'ya davet ettiği bilinmektedir. Bu davet üzerine Hz. lsa yüzünü sildiği mendile çıkan mucizevi resmini ve Urfa'yı kutsadığına dair bir mektubunu Abgar Ukomo'ya göndermiştir. Bu nedenle Urfa'ya Hıristiyanlarca bugün bile "Kutsal Şehir" denilmektedir. Hıristiyanlık aleminde kutsal sayılan bu mendilin uzun süre Urfa'yı düşmanlardan koruduğuna inanılmış. M.S. 944 yılında Bizans İmparatorunun doğudaki kuvvetlerinin komutanı Ioannes Kurkuas Urfa üzerine yürüyerek Hz. İsa'nın bu mucizevi resmini almayı başarmış ve onu büyük bir törenle İstanbul'a götürmüştür.




Hristiyanlığı ilk yıllarında kabul eden Urfa, Müslümanlığı da ilk yıllarında kabul etmiştir. (M.S. 639). Selçuklu Sultanı Alpaslan'ın 1071 yılında şehri kuşatmasına kadar birçok siyasi ve dini hareketlerin olduğu Urfa' da bağımsız bir Haçlı Kontluğu (M.S. 10981144) kurulmuştur. 1144 yılında İmadeddin Zengi, 1 182'de Selahaddin Eyyübi Urfa'ya hakim olmuştur. 1240 ve 1250 yıllarındaki iki Moğol yağmasından sonra 1260 yılında Hülagü Han bölgeyi yakıp yıkmıştır.
Urfa 1404 tarihinde Akkoyunluların, 1514 yılında Safevilerin eline geçmiş ve 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğuna dahil olmuştur.
24 Mart 1919'da İngiliz, 30 Ekim 1919'da Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Fransızlara karşı başlatılan direniş ve savaş 11 Nisan 1920'de şehir halkının zaferiyle sonuçlanmıştır.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 18:26   #2
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Şanlıurfa | Peygamberler Şehri

Neden Peygamberler Şehri?



Hz. İbrahim




Rüyasında hükümdarlığının elinden gittiğini gören Kral Nemrut'un bu rüyası kahinler tarafından: "... Bu yıl bir çocuk doğacak, senin putperest dinini ortadan kaldıracak ve Krallığına son verecek" şeklinde yorumlanır. Bunun üzerine Nemrut o yıl doğan ve doğacak olan bütün çocukları öldürtmeye karar verir. Hz. İbrahim' e hamile olan Nuna, hamileliğini herkesten gizleyerek Hz. İbrahim'i bir mağarada gizlice doğurur.
Hz. İbrahim bu mağarada 7 yaşına kadar herkesten gizlice yaşadı. 7 yaşından sonra mağaradan çıkarılıp baba evine getirilen İbrahim büyüyünce Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye başladı. Gerçek tanrının putlar değil bütün kiiinatı yaratan tek Allah olduğunu anlatmaya çalıştı. Bunun üzerine Nemrut, Hz. İbrahim'i yakalatarak Urfa kalesinin bulunduğu tepeden ateşe attırdı. O anda Allah tarafından ateşe "Ey ateş İbrahim'e karşı serin ve selamet ol" emri verildi. Ateş su, odunlar balık oldu. Hz. İbrahim sağ salim olarak bir gül bahçesinin içerisine düştü.
Onun düştüğü yerde oluşan Halil-ür Rahman ve Aynzeliha gölleri ile içerisindeki balıklar bugün dünyanın her tarafından gelen insanlarca ziyaret edilmektedir. Ayrıca Hz. İbrahim'in doğduğu mağara, bu göllerin yakınındaki Mevlid-i Halil Camii içerisinde olup ziyarete açık tutulmaktadır.


Hz. Eyyub



Allah, Urfa' da yaşayan Eyyüb peygamberin kendisine bağlılığını göstermek için önce mallarını ve çocuk1arını elinden aldı ve daha sonra kendisine ağır bir hastalık verdi. Hasta yattığı mağarada bütün vücudunu kurtlar kapladı. Eyyüb peygamber bütün bunlara rağmen Allah'a isyan etmedi. Allah'a ibadetten geri kalmadı, sabır ve şükür gösterdi. Allah onun bu sabrına karşılık olarak sıhhatini ve malını geri verdi. Hz. Eyyüb bu nedenle sabır örneği olarak kabul edilir.
Hz. Eyyüb'un hastalık çektiği mağara ve kutsal suyu ile yıkanarak şifa bulduğu kuyu bugün Urfa'nın Eyyüb Peygamber semtinde ziyaret edilmektedir.
Hz. Eyyüb'ün mezarı, Urfa'nın Viranşehir ilçesine 20 km. uzaklıktaki Eyyüb Nebi köyündedir. Bu köy, bir peygamberler köyü gibidir. Eyyüb Peygamberin Türbesi, Hanımı Hz. Rahme'nin Türbesi ve Elyasa' Peygamberin vefat ettiği yer buradadır.


Hz. Elyasa



Elyasa' peygamber Eyyüb peygamberi ziyaret etmek ister. Uzun yıllar arar, sonunda bulunduğu yere yaklaştığını bilmemektedir. Karşısına şeytan çıkar. Daha çok uzakta olduğunu söyler. Elyasa peygamber yaşlanmıştır. Dua eder Allah ruhunu alır. 1 Km. kala O'na ulaşamadan vefat etmiş olduğu yer bu köydedir.


Hz. Şuayb



Şuayb Peygamber'in Urfa'nın 85 km. doğusundaki tarihi Şuayb şehrinde yaşadığına inanılmaktadır. Bu tarihi kent kalıntıları arasındaki bir mağara ev O'nun makamı olarak ziyaret edilmektedir.


Hz. Nuh



Tufandan sonra, Hz. Nuh'un gemisinin Urfa ile Ceylanpınar (Re'sulayn) arasındaki Cudi dağına indiğine inanılmaktadır. Bu dağ deniz dalgalarını andıran çok değişik bir yüzey şekline sahiptir. Yöre halkı bu konuda çok kesin kanaate sahiptirler. Bu yer Soğmatar ve Şuayb şehir ile aynı mevkidedir.
Ancak başka bir Cudi dağı da Urfa' nın güneyinde Nemrud'un tahtına 20-25 km. mesafededir.


Hz. Musa



Günümüzde Yağmurlu Köyü olarak adlandırılan tarihi Soğmatar kenti içerisinde, Hz. Musa'nın Kuyusu ve Asa' sının izi diye ziyaret edilen iki makamı vardır.


Hz. Lut


Hz. İbrahim'in kardeşi Harran'ın oğludur. Lut Hz. İbrahim ile birlikte göç etmiş ve peygamberlik ile görevlendirileceği Sodom'a gitmiştir. Urfa' da doğmuş ve ilk çocukluğu Hz. İbrahim ile beraber geçmiştir.
Onunla beraber Harran'da da yaşamıştır


Hz. Yakup


Urfa' nın güney batısında Deyr Yakup - Nemrud'un Tahtı denilen yapıda misafir kalmıştır. Bu yer şehre 1O km. mesafededir.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 19:37   #3
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Fiziki Yapısı



Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Şanlıurfa, doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeybatıda Adıyaman, kuzeydoğuda Diyarbakır illeriyle çevrilidir. İl'in güneyinde 789 km'lik Türkiye-Suriye sınırı uzanır. Yüzölçümü 18.584 kilometre kare olup genelde bir ova görünümündeki il merkezinin rakımı 518 m'dir.

Şanlıurfa kontinental (kara) iklim özelliği gösterir. Yazları çok kurak ve sıcak, kışları bol yağışlı, nispeten ılıman geçmektedir. Şanlıurfa matematik konum itibariyle Ekvatora daha yakındır. Deniz etkisinden uzak bir bölgede bulunmaktadır. Bu nedenle Kontinental iklim özelliği ağır basmaktadır. Bu özellik sıcaklık ve yağış bakımından kendisini göstermektedir. İlimizde en yüksek sıcaklık 46.8 C (Temmuz); en düşük sıcaklık ise -12,4 (Şubat) olarak ölçülmüştür. Şanlıurfa’da en soğuk -12.4 C (Şubat) ölçülmüştür. Şanlıurfa’da yıllık ortalama yağış 462 mm olarak hesaplanmıştır. Yıllık ortalama sıcaklık 18.6 C, buharlaşma 2048 mm, rüzgar hızı 2.8 m/sn’dir. Karlı ve don olan günlerin sayısı oldukça azdır.


Dağlar



Şanlıurfa ili, konum itibarıyla Arap Platformu'nun kuzey bölümleri ile Güneydoğu Torosların orta kısmının güney etekleri üzerinde yer almaktadır. ilin kuzeyinde bulunan dağların yükseklikleri düşüktür. Dağlar arasında geniş ovalar yer alır. II'deki başlıca dağlar; Karacadağ (1938 m), Tektek (449 m), Susuz (801 m), Takur Tukur, Germuş (771 m), Nemrut (800 m), Şebeke (750 m) ve Arat (840 m) Dağlarıdır.

Akarsular



İlin en önemli akarsuyu Fırat ırmağı'dır. Diğer akarsulardan bazıları Cülap, Çeltik, Pınar, Pamuk, Zengeçur, Aslanlı, Karabağ, Bahçecik, Hamdun, Necarik, Titriş, Zadeli, Giresav, Halfeti, Pınarbaşı, Süleyman, Mizar, Bamya*suyu, Kehriz, Germuş, Açık Su, Halilürrahman, Direkli ve Mercihan olarak sayılabilir.

Şanlıurfa kenti içinde gölolarak nitelendirilen Halilürrahman ve Aynızeliha olmak üzere iki göl mevcuttur. Hz. ıbrahim'in ateşe düştüğü yerde oluşan bu iki göl şehir merkezinin güney batısında yeralmaktadır. Hz. ıbrahim'in düştüğü yer, Halil'ür Rahman Gölü'dür. Rivayete göre; Nemrut'un kızı Zeliha da ibrahim'e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atmış ve düştüğü yerde Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Bu göller içerisindeki balıklar kutsal sayıldığından yenilmemekte olup, dünyanın her tarafından gelen ziyaretçilerin uğrak yeri olmaktadır.

Ayrıca GAP Projesi ile yapay olarak oluşturulan Atatürk Baraj Gölü Tür*n en büyük baraj gölü olup, il sınırları içinde bulunmaktadır.

Ovalar


Şanlıurfa ili, genel olarak plato görünümünde olup başlıca ovaları şunlardır: Harran, Suruç, Viranşehir, Hilvan, Ceylanpınar, Bozova ve Siverek ovalarıdır.

Nüfus
2000 yılı genel nüfus sonuçlarına göre Türkiye toplam nüfusu 67.844.903 kişidir. Bu nüfusun %9,7’si GAP bölgesi sınırları içinde yaşamaktadır. GAP bölgesi içinde en büyük nüfusa %21,8 ile Şanlıurfa ili sahiptir. Merkez ilçe ise il nüfusunun %37’sini oluşturmaktadır. Türkiye sıralamasında nüfus bakımından Şanlıurfa 9. sıradadır.

İklim



Şanlıurfa kontinental (kara) iklim özelliği gösterir. Yazları çok kurak ve sıcak, kışları bol yağışlı, nisbeten ılıman geçmektedir.

Şanlıurfa matematik konum itibariyle Ekvatora daha yakındır. Deniz etkisinden uzak bir bölgede bulunmaktadır. Bu nedenle Kontinental iklim özelliği ağır basmaktadır. Bu özellik sıcaklık ve yağış bakımından kendisini göstermektedir. Atmosfer yeteri derecede nemli olmadığından ve karalar daha çabuk ısınıp daha çabuk soğuduğundan Şanlıurfa'da günlük ve yıllık sıcaklık farkları şiddetlidir. Türkiye'de en yüksek sıcaklık Şanlıurfa Ceylanpınar'da 46.5 C (Temmuz) ölçülmüştür. Şanlıurfa'da en soğuk -12.4 C (Şubat) ölçülmüştür. Şanlıurfa'da yıllık ortalama yağış 462 mm olarak hesaplanmıştır. Yıllık ortalama sıcaklık 18.6 C, buharlaşma 2048 mm, rüzgâr hızı 2.8 mĞsn'dir.

Karlı ve don olan günlerin sayısı oldukça azdır. Yılda ortalama 10 günü geçmez. Şanlıurfa'da hakim rüzgarlar kuzeybatı ve batı yönlerinden eserler.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 19:52   #4
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Tarihi Mekanlar



Rızvaniye Camii



Halil-ür Rahman Gölü'nün kuzey kenarı boyunca yeralan bu cami, Harim kapısının üzerindeki kitabede, Osmanlıların Rakka Valisi Rıdvan Ahmet Paşa tarafından 1736 yılında yapıldığı yazılıdır. Cami avlusunun üç tarafı, medrese odaları ile çevrilmiştir.

Rıdvaniye Camii, Bizans dönemine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine inşa edilmiştir.Enine diktörgen planlı yapı mihrah duvarı boyunca sıralanan üç kubbe ile örtülüdür. Üç gözlü son cemaat yeri, önde iki sütuna, yanlarda duvarlara oturan üç kubbe ile örtülüdür. Yanlardaki kubbeler yarım kubbelerle örtülmüştür.



Rızvaniye Medresesi



Rızvaniye Camii avlusunu çevreleyen önleri revaklı odalardan meydana gelmiştir. Avlunun kuzeyindeki dershane-mescit’in güneye bakan cephesi üzerindeki kitabede medresenin Ahmet Paşa tarafından H.1149/M.1736 tarihinde yaptırıldığı yazılıdır. Rızvaniye Camii’nin harim kapısı üzerindeki kitabede de caminin H.1149/M.1736 tarihinde yaptırıldığı yazılıdır. Yani cami ve medrese aynı tarihte yaptırılmıştır.

Medresede inşa malzemesi düzgün kesme taş kullanılmıştır. Avlunun kuzey kenarı ortasındaki kubbeli dershane mescit hariç, medresedeki tüm odalar beşik tonozlarla örtülüdür. Avlunun güney kenarında (cami hizasında) caminin sağında beşik tonozlu üç oda, solunda büyük bir oda yer alır. Avlunun doğu kenarında 7 oda bulunur. Kuzey kenarında ortada kubbeli dershane mescit, mescidin doğusuna bitişik beşik tonozlu bir eyvan, eyvanın doğusunda 7 oda, dershane mescidin batısında 8 oda yer alır. Avlunun batısında 9 oda bulunmaktadır. Tüm odalar ocak nişlidir. Medresenin mutfağı avlunun kuzey batı köşesinde, tuvaletleri kuzey doğu köşesinde yer almaktadır. Medrese toplam 34 adet beşik tonozlu oda, l adet kubbeli dershane mescit, bir eyvan, bir mutfak ve tuvaletler bulunmaktadır.

Cami ile dershane mescit arasındaki seki, yazlık namazgah olarak yapılmıştır. Sekinin güneyine bitişik kare bir havuz bulunmaktadır. Medrese avlusu çiçeklik ve bahçe olarak dekore edilmiştir. Rızvaniye Camii ve Medresesi 1992-93 yıllarında Şanlıurfa Valiliği Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından restore edilmiştir.


Fırfırlı Camii(Kilise)



Vali Fuat Bey Caddesi (Yeni Yol) üzerinde yer alan ve halk arasında ''Fırfırlı Kilise'' olarak anılan bu yapının esas adı ''Oniki Havari Kilisesi'' olup, kitabesi bulunamadığından inşa tarihi bilinmemektedir.

Yapı apsise dikey üç nefli bazilikal planlıdır. Orta nef dört tromplu kubbe, yan nefler dörder çapraz tonozla örtülüdür. Yan neflere nazaran daha geniş tutulan orta nefin girişten itibaren üçüncü kubbesinin kasnağı 24 adet pencerelidir. Yapıdaki kubbe ve tonozlar ortada bazalt taşından yapılmış mukarnas başlıklı yuvarlak sütunlara, yanlarda duvara bitişik olarak kesme taştan yapılmış yarım sütunlara otururlar. Yarım sütunlar dış cephelerde de birer dekorasyon unsuru olarak görülür.



Apsis, camiye çevrilme işlemi sırasında doldurularak pencereye dönüştürülmüştür. Apsisi ve iki yanında yer alan pastoforion hücreleri dışarıdan çıkıntı halindedir. Batı cephedeki giriş kapısı, içeriden yarım kubbeli, dış cepheden sivri kemerli olup, pembe mermer taşından yapılmıştır. Kapının üzerinde Dabbakhâne Camii'ndeki mükebbireyi andırır biçimde üç cepheli ve üç pencereli bir balkon bulunur. Urfa'daki diğer kiliselerde rastladığımız narthex ve gynakaion bölümleri bu yapıda yoktur.



Yapının özellikle batı cephesindeki ve köşe kulelerindeki muhteşem taş işçiliği dikkat çekicidir. Kilise camiye çevrilirken güneydeki pencerelerden biri, mihrap haline getirilmiş ve güney duvarın ortasında bulunan yarım sütunun önüne taş minber yapılmıştır. Mihrap üzerinde yer alan kitabedeki tarihten, kilisenin h. 1376 (1956) tarihinde camiye çevrildiği anlaşılmaktadır. Kilise camiye çevrilmeden önce, bir süre cezaevi olarak da kullanılmıştır.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 20:03   #5
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Eyyübi Medresesi


Ulu Caminin doğusuna bitişik olan Eyyübi Medresesinden günümüze sadece Miladi 1191 tarihli kitabesi kalmıştır. Bu kitabe 800 yıllık olup Urfa' da günümüze kalan çok önemli eserlerden biridir. Aynı yerde bu*gün görülen tek eyvanlı medrese, Eyyübiler devri medresesinin üzerine1781 tarihinde Nakibzade Hacı İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Medresenin güney duvarında 1781 tarihinde Firuz Bey tarafından yaptırılan çeşme bulunmaktadır.


Eyyüb Peygamber Mağarası Ve Kuyusu



Sabır Peygamberi Hz. Eyyüb'un hastalık çektiği mağara ve kutsal suyunda yıkanarak şifa bulduğu kuyu, Urfa şehir merkezinin Eyyüb Peygamber semtinde yer almaktadır. Eyyüb Peygamber bu mağarada 7 yıl şiddetli bir hastalık çekmiştir.


M.S. 460 yılında Piskopos Nona tarafından Eyyüb Peygamber kuyusunun cüzzamlı hastaları iyileştirdiğinin keşfedilmesinin üzerine hastalar bu kuyunun suyu ile yıkatılarak sağlıklarına kavuşmuşlardır.

Bu kuyunun batısında kayalardan oyulmuş ve Hamam diye anılan mekandan da burada bir tedavi merkezi olduğu anlaşılmaktadır.



Hz. İsa'nın Urfa Kralına gönderdiği mucizevi mendili bir hırsız tarafından çalınarak Eyyüb Peygamber kuyusuna atılmıştır. Bu olay, 1145 yılında Urfa'yı alan İslam komutanı İmadeddin Zengi'ye Süryani kilisesinin reisi Basil Bar Şumana tarafından şu şekilde anlatılmıştır. ''Urfa'yı ziyarete gelenlerden birisi Hz. İsa'nın mendilini çalar ve cebine koyar. Kosmas manastırında geceleyen ziyaretçinin cebindeki bu mendil karanlıkta ışık ve nur saçmaya başlar. Yanmaktan korkan mendil hırsızı, mendili Eyyüb Peygamber kuyusuna atar. Kuyudan güneş misali bir ışık çıkar, kuyunun içini dışını aydınlatır. Böylece mendil bulunarak kuyudan çıkarılır ve manastırdaki yerine iade edilir.'' Halk arasında bu olay Ulu Camideki kuyular için de anlatılmaktadır.


Karakoyun Deresi



Urfa'nın kuzey batısından doğan, şehir içerisinden geçerek Harran ovasında Cüllap Irmağıyla birleşen Karakoyun deresi, günümüzde kurumuş bir durumdadır.


Karakoyun Deresi Köprüleri


Karakoyun Deresi üzerinde batıdan başlamak üzere doğuya doğru Hızmalı Köprü, Millet Köprüsü, Su Kemeri, Samsat Köprüsü (Eski Köprü), Hacı Kamil Köprüsü, Beg Kapısı Köprüsü ve Demir Köprü bulunmaktadır. Son iki köprü 1996' da dere ıslahı sırasında DSİ tarafından yıktırılmıştır.



Hızmalı Köprü



Urfa' daki köprülerin en güzellerindendir. Halk arasında anlatıldığına Karakoyunlu Türk Beyliği Hükümdarlarından birinin kızı Sakine Sultan tarafından Hac yolculuğu sırasında yaptırılmıştır. Köprünün orta ayağının doğu cephesinde Kitabede 1843 tarihinde tamir ettirildiği yazılıdır. Sakine Sultan'ın ve çocuklarının mezarı dere üzerindeki su kemerinin kuzeyindedir. Bakıma muhtaçtır. vilayetin veya belediyenin buraya sahip çıkması gerekir.


Karakoyun Su Kemeri



Millet Köprüsü ile Samsat Köprüsü arasındadır. Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından 525 senesinde yaptırıldığı tahmin edilmektedir.


Şehir Surları Ve Kapılar

Harran Kapısı


Urfa'nın etrafını çevreleyen surların günümüzden 50 yıl öncesine kadar tamamı ayakta idi. Uıfa şehir surlarından Harran Kapısı ve Bey Kapısı yer yer duvar ve burç kalıntıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. M.S. 6. yüzyıla ait kaynaklarda geçen Urfa Surlarının esas inşa tarihi bilinmemektedir.


Bey Kapısı



Çeşitli kaynaklardan şehir surlarının batıda; Su Kapısı, Batı Kapısı, Kuzey batıda; Samsat Kapısı, Saray Kapısı, doğuda; Beg Kapısı ve güneyde; Harran Kapısı olmak üzere yedi büyük kapısını bulunduğu anlaşılmaktadır.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 20:16   #6
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Yol Gösteren Çeşmesi



Şehir Merkezinde ipekyolu ile Diyarbakır yolu kavşağındaki park içerisindedir. I. Dünya Savaş’ında Çanakkale'de savaşan Urfalı askerlerin hatırasına 1917 yılında yaptırılmıştır. Abidenin Üzerinde Kafkas yolu, Ankara yolu, Bağdat demiryolu ve şehir merkezine giden Mustafa Kemal Paşa caddesini gösteren kelimeler bulunmaktadır. Abidenin alt kısmı dört cepheden çeşme olarak kullanılmaktadır.


Harb-ı Umumi Şehitleri Abidesi



Şehir merkezinde, Hükümet konağı önündeki kavşaktadır. l. Dünya Savaşının bütün cephelerinde savaşa katılan Urfa'lı şehit ve gazilerin hatıralarına 1917 yılında yaptırılmıştır.


Urfa Evleri



Urfa evlerinin gelişiminde ikliminin, kalker taşının, İslami inanışların, Urfa aile hayatının, yaşamının tamamını evinde geçiren kadına onun sıkılmayacağı geniş ve ferah bir ortam yaratma düşüncesinin ve sosyal geleneklerin büyük ölçüde etkisi vardır.
Urfa'nın sıcak iklime sahip olması evlerin avlulu, kışlıklı ve yazlıklı, eyvanlı, odaların kalın duvarlı ve tonoz örtülü toprak damlı yapıhna,sında etken olmuştur. Çevredeki dağlardan kesilen taşların işlemeye elverişli olması, mimaride hakim malzeme olarak taşın kullanılmasına neden olmuştur. Yüzlerce yıldan beri işletilen antik taş ocakları bulunmaktadır.



Müslümanlığın topluma getirdiği aile mahremiyetinin gereği olarak Urfa evleri haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölümlü inşa edilmişlerdir. Selamlık bölümünde küçük bir avlu, bir veya iki oda, eyvan, konukların hayvanlarının barınacağı büyük bir ahır ''Develik'' ve tuvalet bulunur. Haremlik bölümü ise oldukça zengin planlanmıştır. Genellikle haremlik avlusunun kuzey tarafında, cephesi güneye bakan ve kış aylarında güneş alan kışlık eyvan ve iki yanında ''Kışlık'' denilen birer oda, avlunun güney tarafında ise bunun simetrisi durumunda cephesi kuzeye bakan ve yaz aylarında güneş almayan yazlık eyvan ve iki yanında ''Yazlık'' odalar bulunur.



Avluyu çevreleyen mekanlar arasında ''Zerzembe'' (Kiler), ''tandırIık'' (mutfak) ve hamam gibi bölümler bulunur. Hamamları kumalı, kubbeli, şadırvanı olan sıcaklık ve soğukluk bölümlü, külhanlı olanları da vardır.

Eyvanlara verilen önem, Urfa evlerinde odalar dahil hiçbir köşeye verilmemiştir. Bazı eyvanlara şadırvanlar yapılmıştır. Eyvanların cephe duvarlarında havalandırma bacası açılmış, bu bacalar dam üzerinde rüzgarlıkla da nihayetleşmiştir. Bu taşlara çarpan kuzey ve batı rüzgarlarının bacadan eyvana inerek serinlik vermesi sağlanmıştır.



Yılın büyük bir bölümünün sıcak geçtiği Urfa' da, ev halkı tarafından kullanılan gün boyunca serin bir mekan olarak kullanılan eyvanlar, aynı zamanda ev planının asıl belirleyici öğesi durumundadır. Eyvanın sayısı ve yeri dikkate alınarak Urfa evleri; eyvansız, tek eyvanlı, iki eyvanlı, üç eyvanlı, dört eyvanlı plan tiplerine ayrılmaktadır.



Geleneksel Urfa evlerinde "hayat" denilen avlunun nemli bir yeri vardır. Düzgün kesme taş döşeli yat'ın ortasında mermer bir havuz, kuyu, "curun" de yalak, içerisinde incir, dut, nar, portakal, kebbat (bir çeşit turunçgil), annep, zakkum, asma gibi ağaçlardan biri veya birkaçının yer aldığı çiçeklik bulunur. ÇiçekIik aynı zamanda çöpe atılması günah olan sofradaki ekmek kırıntılarının silkelendiği yerdir. Avluyu çevreleyen duvarların dama yakın kısımlarında dikdörtgen nişler şeklinde yapılan kuş evlerinde yaşayan kuşlak çiçeklikteki bu ekmek kırıntılarıyla beslenirler.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 20:30   #7
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Devlet Güzel Sanatlar Galerisi



Kara meydan semtindedir. Postahanenin güneyine bitişik olup geleneksel Urfa evlerinin birçok özelliğini üzerinde toplamaktadır. 1888 yılında inşa edilen bu tarihi ev Kültür Bakanlığınca restore edilerek "Devlet Güzel Sanatlar Galerisi" haline getirilmiştir.


Şurkav Kültür Evi



Üç adet Urfa Evi'nin birleştirilmesi ve restore edilmesi ile gençlere yönelik bir kültür ve sanat merkezi haline getirilmiştir. Her zaman görülebilir.



Sakıb’ın Köşkü ve Halepli Bahçesi



Halil-ür Rahman Gölünün batısındaki HalepIi Bahçesi içerisindedir. Bu tarihi köşk 1845 yılında yaptırılmıştır. Şehir imar planında Fuar Alanı olarak belirtilen bahçeyle beraber Belediye tarafından satın alınmıştır.

Bu köşk "11 Nisan Fuar Müdürlüğü" olarak kullanılmaktadır. Köşkün soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiş hamamı ilgi çekicidir. Hacı Mustafa Hacıkamil Konağı olarak da bilinmektedir.

Gümrük Hanı


Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1562 yılında Behram Paşa, tarafından yaptınlmiştır. Avlusundan Halil-ür Rahman suyu geçmektedir. İki katlı bu hanın üst katındaki odalarda terziler çalışmakta, avlusunda çayhaneIer bulunmaktadır.


Bedesten
(Kapalı Çarşı)



Gümrük Hanın güneyine bitişik, bir çarşıdır. Bu çarşıda mahalli kadın ve erkek giysileri, yaşmak puşu gibi baş örtüleri satılmaktadır.


Sipahi Pazarı


Bedestenin batısına bitişik kapalı bir çarşıdır. Bu çarşıda halı, kiIim, keçe gibi yaygılar ile Kürk ve Heybe gibi el sanatları ürünleri satılmaktadır.


Millet Hanı

Şehir surlarının Samsat kapısı dışındadır. Şehre gelen kervanların şehre henüz girmeden konaklamaları amacıyla inşa edilmiştir. İnşa tarihi bilinmemektedir. Kapladığı alan bakımından Türkiye'nin en büyük hanlarındandır.

Kesme taşlardan inşa edilmiş olan yapının geniş avlusun çevresinde, ortasından kalın payelerle bölünmüş, birbiriyle bağlantılı, çapraz tonozlarla örtülü, arka duvarlarında yemlikler bulunan geniş mekanlar yer alır. Tavanda zikzak biçiminde havalandırma delikleri bulunmaktadır. Bu mekanlar yer yer aralarında duvarlarla bölünerek odalara dönüştürülmüştür. Avlunun güney kenarının doğu kesimi yıkılmış olup, toprak dolguludur.

“Alman Yetimhanesi” olarak kullanılan yapının, eski fotoğraflarında iki katlı olduğu ve güney cephenin batı köşesindeki portal üzerinde bir kitabe ve bunun sağında ve solunda birer aslan kabartmasının yer aldığı görülmektedir. İkinci kat, günümüzde tamamen yıkılmıştır.


Hamamlar

  • Cıncıklı Hamamı


Urfa’da Osmanlı döneminden kalma 8 hamam bulunmaktadır. Bunlar; Cıncıklı, Vezir, Şaban Velibey, Eski Arasa, Serçe ve Sultan hamamlarıdır. Eski Arasa hamamı hariç diğer hamamlar sabah saat 4.00 - 10.00 saatleri arasında erkeklere, öğleden sonra 12.00- 8.00 saatleri ara*sında kadınlara hiz*met vermektedirler.

Haşimiye meydanı Halil-ür Rahman Gölü yolu üzerindeki Eski Arasa hamamı kullanılmadığından boş durumdadır. Yıkılıp kaybolmak üzeredir. Diğer hamamlar içerisinde en görülmeye değer olanı UcuzIuk Pazarı mevkiinde Sultan Hamamıdır. Bu hamamın doğusuna bitişik olarak ayrıca Keçeciler Hamamı bulunmaktadır. Keçeciler Hamamında 'keçe ustaları tarafından keçe pişirme işi yapılmaktadır
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 21:29   #8
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Müzeleri

Şanlıurfa Müzesi

Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi (Şanlıurfa Müzesi) Şehitlik semtinde yer alan Şanlıurfa Müzesi'nde, 20.048 adet arkeolojik eser, 2.645 adet etnografik eser, 48.203 adet sikke, 1.283 adet mühür adet tablet, 9 adet el yazması kitap, 1 adet arşiv vesikası olmak üzere top 72.199 adet eser bulunmaktadır.




Müzenin giriş katındaki ilk salonda Asur, Babil ve Hitit çağlarına ait taş eserler sergilenmektedir. Bu eserler arasında, Harran'da bulunan ve Babil Kralı Nabonid dönemine tarihlenen ve üzerinde Nemrut'un ay, güneş ve yıldız tanrılarına dua edişini gösteren stil ilgi çekicidir.

Müzenin ikinci ve üçüncü salonlarında Neolitik Çağ'a ait (M.Ö. 7250-5500) çakmak taşından kesici ve delici aletler, taş idoller, kaplar; Kalkolitik çağa ait (M.Ö.5500-3200) pişmiş topraktan yapılmış boyalı ve boyasız seramikler, mühürler, pithoslar, kolyeler; Eski tunç çağına ait (M.Ö.3200-1800) mühür baskılı küp parçaları, silindir ve damga mühürleri, figürinli, kap parçakaları, pişmiş topraktan yapılmış hayvan figürleri, madeni eşyalar, takılar, idoller gibi eserler sergilenmektedir.


Müzenin üst katında yer alan etnoğrafik eserler seksiyonunda; yöreye ait giysiler, gümüş ve bronz takılarından örnekler, Urfa evlerinden getirilmiş süslemeli ahşap kapı ve pencere sanatları, hat eserleri, el yazması Kur-an 'ı Kerim'ler ve cam eşyalar sergilenmektedir. Ayrıca Müze bahçesinde Roma ve Bizans devrine ait mozaikler ile çeşitli dönemle ait taş eserler sergilenmektedir.


Devlet Resim ve Heykel Müzesi


Bünyesinde Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nin de yer aldığı Şanlıurfa Devlet Resim Heykel Müzesi'nde periyodik sergiler açılmakta ve koleksiyonlarında yeralan çeşitli plastik eserler sergilenmektedir.


Türbeleri

Hz.Eyyûb’un Türbesi
Eyyubnebi Köyünde camiinin güneydoğu köşesine 15-20 m mesafede olan makam. Buradaki makamın üzerine kubbeli bir bina yapılmış ve ziyaret edilmektedir. Özellikle Arife ve bayram günleri büyük ziyaretçi kalabalığı oluşmaktadır.


Hz.Rahime Türbesi



Eyyubnebi Köyü höyüğünün kuzey-batı yönünde,höyüğe 50 m mesafedeki Makam Hz.Eyyub’un hanımı Hz. Rahime’nin türbesi olarak ziyaret edilmektedir.



Hz.Elyesa Türbesi
Hz.Eyyub Türbesinin güneybatısında köye 500 m kadar mesafedeki makam Hz.Elyesa türbesi olarak bilinmektedir. Hz.Eyyub’u ziyarete geldiğinde ona ulaşamadan o mevkide vefat ettiği rivayet edilmektedir.

Eyyup Peygamber Makamı



Şehir merkezinin güneyindedir. Hz. Eyyup Peygamber’in burada iyileştiği ve yaşadığı rivayet edilir. Buradaki suyun şifalı olduğu öne sürülür. Mağarası, Şanlıurfa’nın bilinen adak yerlerinden biridir.



Hz. İbrahim Peygamber Makamı



Şehir merkezindedir. Hz. İbrahim Peygamber’in doğduğu rivayet edilen mağaradır. Adak adanır. Çocuk sahibi olmayı dileyenler, çocukları erken doğarsa adını İbrahim Halil koyarlar. İçinde su da olan mağaranın sinir ve ruh hastalarına iyi geldiği öne sürülmektedir.


Şeyh Hayat El-Harrani


Şeyh Hayat el-Harrânî’nin adı Kays idi. Harran’da doğup, orada yaşadığı için kendisine el-Harrânî denilmiştir. Devrinin en büyük evliyasındandır. Şeyh Hayat el-Harrânî için, vefatından sonra tasarrufları devam eden dört evliyadan biridir denilmektedir. Babası da büyük evliyadandır. Hayat el-Harrânî, h. 581 m. 1185’de vefat etti. Harran’da defnedildi. 1195’de üzerine bir türbe yapıldı. Hayat el-Harrânî Hazretleri çok keramet gösteren bir veli idi. Bugün türbesi halk tarafından ziyaret edilmektedir.



Dipsiz Ziyaret


Şehir merkezinin 5 km. kuzeyinde, Karaköprü beldesindedir. Çocukları olmayan gelinler, türbenin yanındaki ağaca bez parçaları bağlar. Dilekte bulunurlar. Ziyaretin yanında küçük bir göl vardır.


Boztepe Ziyareti


Bozova ilçesine bağlı Boztepe mıntıkasındadır. Baharda, Cuma günleri sıkça gidilen bir yerdir. Çocuk özlemi ile gelen kadınlar çoğunluktadır.


Akbalık


Hz. İbrahim’in ateşe düştüğü gölün kaynağında, beyaz bir balığın yaşadığı rivayet edilir. Dileği olan, bu balığa şeker ve üzerinde ayetler yazılı bulunan kağıt parçaları atar. Balık görünür ve atılanı yerse dilek kabul edilmiş sayılır.

Öküz Taşı


Şehir merkezinden 15 km. uzaklıkta, Kızlar Köyü’ndedir. Taş uzaktan bakıldığında oturan bir öküzü andırmaktadır. Velinin türbesi, bu taşın hemen bitişiğindedir. Türbe ziyaret edilir. İyileşmek için dua edilir.

Debbağhane


Şehir merkezindedir. Yıkılan türbenin kaybolmaması için üzerine bir şadırvan inşa edilmiştir. Yaramaz ve haylaz çocukları sükunete kavuşsun diye buraya getirirler.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 21:59   #9
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Gap


Atatürk Barajı

Güneydoğu Anadolu projesi, Türkiye yüzölçümü ve nüfusunun yaklaşık %10'nu oluşturan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde; toprak, su insan kaynaklarını geliştirerek, topyekun sosyo-ekonomik kalkınmaya yönelik bütünleşmiş ve sürdürülebilir insani gelişme ilkesine dayalı bir girişimdir.


Proje'nin temel hedefleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükselterek, bu bölge ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkânlarını artırarak, sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunmaktadır.

GAP, çok sektörlü, entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışıyla ele alınan insan odaklı ve uluslararası platformlarda bu özellikleriyle örnek gösterilen dünyada uygulanmakta olan kalkınma projelerinin en büyüklerinden birisidir.


Güneydoğu Anadolu Projesinin temel taşı olan Atatürk Barajı 2400 MW gücüyle yıllık 8900 GWh elektrik üretim kapasitesine sahiptir. Gövde hacmi 84 500 000 m3 tür. Dış yüzeyi kaya içi kil ve topraktır. Baraj gölünün baskısı ile, ilk inşaasındaki yüksekliği 10 metre kısalmıştır. 8 ünitelik güç kapasitesiyle, şu anda ülkemizin toplam elektrik enerjisinin yaklaşık 1/3’nü üretmek*tedir. Yapımı 1983'te başlayan baraj 1990'da tamam*lanmıştır. Yükseklik bakımından dünyada sekizinci göl hacmi bakımından on beşinci, elektrik üretimi ba*kımından üçüncü sıradadır. Baraj gölü 48.5 milyar m3 suyu toplama hacmine sahiptir. Bu su, yerli şirketler* tarafından, en son teknoloji ile inşa edilmiş olan Şan*lıurfa tünelleriyle taşınmaktadır. Yarıçapları 7.62 m., uzunlukları 26.4 km. olan bu iki tünel dünyanın en uzun tünelleridir. Bu tünellerle taşınan su, Şanlıurfa, Harran, Mardin - Ceylanpınar, Siverek, Hilvan ve Bozova'yı içeren 730.000 hektarlık alanı sulamaktadır.



Gap Uluslarası Havalimanı



9 Mayıs 1998 tarihinde temeli atılan ve toplam 300 Milyon YTL' ye tamamlanacak olan havaalanı inşaatında % 74(% 24 keşif ilavesiyle) fiziki gerçekleşme sağlanmıştır.

GAP'ın önemli ayaklarından biri olan Uluslararası Havaalanı, Türkiye'nin en büyük havaalanı olacaktır. GAP'ın ve ilimizin dünya ile tarım, sanayi ve turizmde entegrasyonunu sağlamak ve GAP ürünlerinin dünya pazarlarına intikalinde önemli rol oynayacaktır.

2006 yılında hizmete açılacak olan havaalanının, tamamlanabilmesi için 35 milyon YTL ek ödenek ihtiyacı bulunmaktadır.


El Sanatları



  • Kürkçülük: Kuzu derisinden yapılan kürkler ve yelekler Kürkçü Pazarında imal edilerek satılmaktadır.
  • Keçecilik:Keçe, halı ve kilim gibi yere serilen bir yaygı türüdür. Keçe beyaz ve mor (koyu kahve) renkte koyun yünlerinden yapılmaktadır. Çeşitli renklerde boyanmış yünden desenlerle süslenmektedir. Ur*fa'nın en eski el sanatlarındandır. Keçeci Pazarında ve Keçeciler Hanında yapıl*maktadır. Buralarda yapılan ham keçeler, daha sonra Keçeci Hamamı’na götürülerek, göğüsle dövülmek sure*tiyle pişirilmekte ve son şeklini almaktadır.
  • Bakırcılık:Eskiden mutfak gereçleri bakırdan idi. Bu sanat dalı günümüzde kahve cezvesi, tepsi, mangal sürahi gibi turistik eşyalara yönelmiştir. Bakırcılık sanatı Hüseyniye çarşılarında, Kazancı Pazarında ve Eski Arasa Hamamı yakınındaki sobacı pazarında sürdürülmektedir.
  • Kuyumculuk:Yüzük, bilezik, gerdanlık ve küpe gibi altın ve gümüş takıların imal edildiği kuyumculuk sanatı Urfa' da çok eski bir tarihi geçmişe sahiptir. Bu sanatla ilgili ürünler Yıldız Meydam civarındaki ve Pamukçu Pazarındaki kuyumcu dükkanların*dan satın alınabilir.
  • Dokumacılık: ''Cülha'' denilen dokuma tezgahlarında dokunan, ''Yamşah'' ve ''Puşu'' denilen baş örtüleri dokumacılık sanatının Urfa' daki en yaygın ürünleridir. Bu ürünler Gümrük Hanı yakınındaki Bedestende (Kapalı Çarşı) satılmaktadır.
  • Taşçılık:Urfa çevresindeki dağlardan özel bir taş çıkar. Şeh*rin eski tüm yapıları bu taşlarla yapılmıştır. Süsleme*ye uygun kolay işlenen bir taştır. Bu yüzden taşçılık gelişmiş ve yaygın bir sanattır.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.08.2011, 22:11   #10
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Peygamberler Şehri | Şanlıurfa

Urfa Atasözleri ve Ağzı


Urfa’ya Özgü Atasözleri


Evini icara veren,elini yere verir.
Kaynayan kazan kapah tutmaz
Ulısının sözını tutmıyan ulıya ulıya ölür.
Acı işletme,tohı tepretme
Terezinin rahtı var,herşeyin bi vahtı var
Ac ayı oynamaz,tilki tilkiliğini aynadana kadar çiğ postı bazara çıhar.
Her şeyde bahtımız karadır,karpızda bayaz çıhar.
Anasına bah kızını al,kenarına bah bezini al.
Aşiy tanı,işiy tanı,gişiy tanı.
Ergene avrat dögmah,yohsıla sırfa açmah kolaydır.
Karaçı kızı hatın olmaz,dilenmese karnı doymaz.
Konşı adamı var ister,adam avradı sağ ister.
Kıziy çirkin Hak vergisi,geliniy çirkin kör mıdi.
Oyuna kahanın boyını görüler
Sabırnan korıh hevla olur
  • Bilmeceler
Altı derya,üstü nar,bir incecik yolu var(nargile)
Al atla,yeşil atlas,suya atarım batmaz (elma)
Ayakları su içer,üstünden gelen geçer (köprü)
  • Maniler
Kuşbaşı var
Ciğer var,
Kuşbaşı var
Yadlara üz mı verir
Dostı var,oynaşı var

Kalemi kaşta kodiy
Gözımı yaşta kodiy
Sen başi alıp gettiy
Beni ataşta kodiy

Koyınlar kuzliyanda
Yaralar sızliyanda
Ben seni nerde bulım
Göynım arzuliyanda

Bülbülü susturan şakrak sesi var
Tadına doyulmaz çiğ köftesi var
Dünyaca bilinen efsanesi var
Cana yakın cennet kadar bu urfa
  • Deyimler
Abi yahmah:Aşık olmak
Abudelep: Cömert,eli açık
Adınnan sanınnan :Yerli yerince
Ağ beht : Şanslı evlilik
Ağbatı başiya: Darısı başına
Ağzı zıfır: Küfürlü konuşan
Ağzımı yandırdığına göre aş olsa,başımı yardığınagöre daş olsa:Yaptığıma değse
Alışti datlı lohmiya: Dadandın.
Altın ifağı:Gösterişli olmayan,çok değerli kimse
Aş bişır,kaşıh döşır: Hadi buradan
Avci yala:Ümitlenme ,boşuna bekleme
Başım gözım üstıne:Emrinize amadeyim
Başidan böyık zıbıl dağıtma: Gücünün yetmediği işlere kalkışma…



Ulaşım

  • Karayolları
Şanlıurfa başta Beyrut ve Şam olmak üzere Orta Doğu ülkelerinin ticari merkezlerine olan yakınlığı ile dikkat çekmektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin merkezinde yer alan Şanlıurfa’ya karayolu ile ulaşım, yılın her mevsiminde kolay sağlanmaktadır. Cilvegözü sınır kapısı ise 338 km uzaklıktadır.
  • Havayolları
Bölge içinde Gaziantep ve Diyarbakır’da birer konvansiyonel, Adıyaman, Mardin, Siirt, Batman ve Şanlıurfa’da 5 STOL tipi olmak üzere, 7 havaalanı bulunmaktadır. İl’deki STOL tipi havaalanı 1988 yılında hizmete girmiştir. Sivil kategoride olup şehir merkezine 8 km uzaklıktadır. Terminal kapalı alanı 825 m2 olup yolcu kapasitesi yılda 500.000 kişidir.
  • Demiryolları
Demiryolu ağı Bölge’deki yerleşmelerin çok azına hizmet verebilmektedir. Ulusal demiryolu ağı bölgeyi iki aks üzerinden doğu-batı doğrultusunda beslemektedir. Kuzeydeki hat Ergani’den bölgeye girmekte, Diyarbakır ve Batman’ı katederek Kurtalan’da son bulmaktadır. Güneydeki hat ise, Narlı’dan başlayarak Gaziantep ve Nizip üzerinden Barak’a varmakta, buradan Akçakale’den Suriye sınırını izleyerek Nusaybin’e kadar ulaşmakta ve Suriye topraklarından geçerek Irak’a bağlanmaktadır.
GAP ile Bölgede üretilen ürünlerin dünyanın dört bir yanına ulaştırılmasını sağlamak için Şanlıurfa’nın kuzeyindeki Taşdağı mevkiinde yapımı sürdürülen kargo ağırlıklı Şanlıurfa Uluslararası Havalimanı’nın %85’i tamamlanmış olup; kısa bir süre sonra hizmete girecektir.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
peygamberler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:48.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.