Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Gezelim & Görelim > Buram Buram Türkiye'm > Güneydoğu Anadolu


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 10.04.2011, 08:23   #21
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Bir kaç mezhebi bünyesinde barındıran, kadını hiçe sayan, töre kanlarıyla bezeli soğuk taş duvarlar...
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.05.2011, 19:07   #22
Çevrimdışı
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin



























  Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.05.2011, 20:34   #23
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Hepinizin ellerine saglik tesekkürler...Süper bir sunum.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.05.2011, 21:06   #24
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Midyat Evleri


Yasam mekanlari diger ismiyle konutlar, insanlarin günlük hayatini yasadigi yerler.Konutlar insanlarin sosyo-kültürel degerlerini bir anlamda disa vuran bir özellige sahiptirler.

Bu yasam mekanlarinin kendisine has özellikleri bulunan Midyat evleri, bu evlerin en büyük özelliklerinden bir tanesi sevgiyi barisin, duygularin taslara islendigi özgün evler. Burada evlerin mimari yapilari, sosyal yasam tarzlarina özgü yapim sekilleri, figürleri, mekanlarin kullanis biçimleri, figürlerin anlamlari ile Midyat has olan ceviz agacindan yapilan divan takimlari ve özellikleri verilmistir.



Midyat evlerinde kullanilan malzeme tastir. Ancak kullanilan bu tas normal tastan farklidir. Kalker tasi olarak adlandirilan açik renkli sarimsi yapidadir. Bu taslarin en büyük özelligi çok kolay kesilebilmesinden dolayi rahat bir sekilde islenebilir özellikte olmasi zengin süslemelerin elde edilmesini saglamistir.

Kolay islenen ve ocaktan çikartilan bir süre sonra sertlesen (iklim sartlarina dayaniklik kazanan) bu kireçli olusum Midyat yapilarinin her devrinde ayni rahatlikla kullanilmis ve halen kullanilmaktadir. Bu evlerde herhangi bir siva malzemesi kullanilmaz. Belirli zaman dilimlerinde taslarin temizlenmesi amaciyla, tas kirintilari kum haline getirilerek ve bu kum ile duvarlar ovularak temizlenir. Duvarlarin örülme isleminde ise kireç ile karistirilan bu kumdan harç elde edilir. Elde edilen bu harç ile duvar örülür. Midyat’ta ahsap malzemenin kullanilmamis olmasi agacin yoklugundan degil, Midyatlilarin tasçi gelenegine siki sikiya bagli olmasindan kaynaklanmaktadir.Bu gelenek o kadar yerlesmistir ki bugün bile beton yapilar yadirganmaktadir.



Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düsmemektedir.Günes isinlarinin aksine
düzenlenen daracik sokaklar iklim sartlarina göre yazin kavurucu sicaginda gölgede kalip insanlari sicaktan korur. Bu evlerde kullanilan taslar sicak ve sogukta daha fazla sertlesir. Taslarin özelliklerinden dolayi yazlari serin kislari sicak olur. Kat tavaninin meydana getirilisinde çapraz tonozlar kullanilir. Tavanlar iki veya dört tonozlu sekilde olur. Evler genellikle iki katlidir. Alt kat genellikle günümüzde kullanilmamakla beraber; ahir, at barinagi, kiler vb. amaçlarla kullanilmistir.

Giris kapisindan alt katin avlusuna girilir. Alt kattan üst kata kesme tastan yapilan bir merdiven ile çikilir.

Odalar avluya bakan revak eyvanin yanlarinda siralanmistir. Yazlari kesme tas döseli eyvanda oturulur, geceleri yatilir. Iklime bagli olarak kapi ve pencereler küçük tutulmustur.

Mimari dehanin doruk noktasina ulasan, bir oya gibi geometrik sekiller ve bitki desenleri ile islenmis ve bu sekilde adeta tasin dili meydana getirilmistir.



Odalarin giris kapilari daha süslü iç içe zengin motifler tasir. Evlerin klasik sekli olan kemerli kapilardir. Kapinin üst tarafinda çerçeve motifleri ve kapi kenar motifleri arasinda yuvarlak bir çerçeve içerisinde, lale, karanfil ve farkli motifleri içeren armalar bulunur yada bu armalar içerisinde Hz. Süleyman mührü bulunur.


Kapi ve pencereler tas figürleri arasinda nerede ise kaybolmustur. Ancak dis kapilar yapi üzerinde etki birakmistir. Çok agir bir sekilde yapilmis olup metal aksamlar ile ahsap bir arada kullanilmislardir. Kapilarda antik bir yapi vardir. Ahsap olarak gürgen ve mese kullanilmistir.

Midyat evlerindeki pencereler temel olarak iki sekilde yapilir.

Birincisinde dikdörtgen ve üstü üçgen seklindeki alinlik içerisinde kemerli bir sekilde yapilmaktadir. İkincisinde ise dikdörtgen pencereler üstlerinde kusluk denilen küçük bir pencere ve çevresi çesitli motifler ile süslü yumusak hatlara sahip bir alinlik içerisinde olusmaktadir.

Pencereler iklim sartlarindan dolayi küçük tutulmustur. Ancak alinlik ve süslemeler ile bir agirlik kazandirilmistir. Midyat evlerindeki pencerelerin en büyük özelligi pencerenin geometrik sekli ile süslemeli alinlik arasinda geometrik zitliktan olusan bir uyum vardir. Midyat evlerindeki dis cephe özelliklerinden bir taneside her cephede farkli pencereler ve süslemeler yer almaktadir.
Yumusak hatlara sahip pencerelerde cephe keskin süslemeler ile süslenmistir.

Ayrica tavan yüksekligindenitibaren cephede hareketlilik olusturan süslemeler yapilmaktadir. Midyat’taki evlerin baska bir özelligi de, mimari yapilarda Hirist Süryani imzasi vardir. Midyat evleri güneyin disinda baska yönlere de bakmaktadir. Evlerdeki mihrap sekli Hiristiyanlarin kiblesi dogu cephesinde bulunmaktadir.

Midyat evlerinde ayrica küçükte olsa tas konsollar ile bir balkon olusturulmustur.

  Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.05.2011, 21:27   #25
Çevrimdışı
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Evlerin mimarisine hayranım. Ne kadar geniş bir alanda yaşıyormuş aileler.


Teşekkürler katkından dolayı Canan, ellerine sağlık.
  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.05.2011, 21:31   #26
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Mahsun Kirmizigül ile Beren Saat'in oynadigi "Aska sürgün" dizisini izlemistim. Evlerin dis ve ic mimarisine ve de genisligine hayran kalmistim.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.04.2012, 19:33   #27
Çevrimdışı
Rukia
« En Akıllı Bızdık »

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Tarih yazıyla başlar. Söz konusu Mardin ise hayatın ve uygarlığın öyküsü tarihten de eskilere gider.

Dünyanın birçok kentini görmüş, farklı kültürlerle tanışmış ve artık kolay kolay heyecan duyup, şaşırmayacak kıvama ulaşan birine bu hazzı yeniden neresi yaşatabilir? Bu soruya cevap tek kelimeden ibaret: Mardin. Her kenti bir diğeriyle kıyaslayabilirsiniz ama Mardin’i asla! Gökyüzünde Süreyya Yıldızı ne ise kentler arasında da Mardin işte odur.


Biraz Kudüs biraz Sicilya, hem doğuda hem batıda; zeytiniyle Akdeniz, baharatıyla doğunun doğusu; mırrasıyla ve hepsinin de ötesinde hayranlık uyandıran kültürüyle kendisidir Mardin. Mardin mimarisiyle dev bir anıt. Doğasıyla hayranlık uyandırıp, cezbeden bir vaha. Tarihiyle muhteşem bir ulu çınar. Dilleri, yemekleri, müziği ve gelenekleriyle keşfedilecek bir hazine. Hoşgörüyle taçlandırılıp özümsenen çok kültürlülüğü ile de insanlığa örnek bir model ve iyi bir ders. Ve bu kente gitmeniz için nedenler, emin olun, bu yazıya sığmayacak kadar da çok!.. Uyanıkken gerçek bir rüya için Mardin en doğru adres.

Taş ve Aşk

Bin yılların tanığı Mardin’de taş, taş olmanın çok ötesine geçer. Taş konuşur mu diye sorarsanız, bu sorunun cevabı Mardin’de evettir, hem de yalnız konuşmakla kalmaz, şarkı da söyler, şiir de okur ve hatta Tanrı’yı anarak, över olacak. Ortaçağın görkemli Türk atabeyliklerinden Artuklular’dan yadigâr Sultan İsa (Zinciriye) Medresesi’nin girişi bu cevabın güzel bir kanıtı. Damla şeklindeki motifler içerisine Allah’ın 99 isminin işlendiğini, girişin iki yanındaki gözyaşı biçiminde istif edilmiş yazılardaki estetik kaligrafi sanatının şaheserleri. Saatlerce başka hiçbir şey yapmadan zevkle izleyebilirsiniz taşa işlenen bu muhteşem sanatı. Geçen her dakika bir zamanların taşı dile getiren ustalarına olan hayranlığınızı arttırır burada. Medrese avlularının akustiği taşın şarkısıdır.

Bu şarkıyı da avluların ortasından yaz, kış gürül gürül akan ve nereden, nasıl geldiği belli olmayan su söyler. Mardin’de su sadece susuzluğunuzu gidermez. Akarken de bilgece akar. Suyun kademeli akışı insanın doğuşunu, gençliğini ve olgunluğunu simgeler ve hâl diliyle anlatır. Sırt sırta veren cami ve kiliseler, minarelerin ezanı, kulelerin çanları Mezopotamya Ovası’nın sonsuzluğunda yankılanır.

Zaman su gibi akarken Mardin’de, görmeniz gereken yerlerin çokluğunun baskısını hissedersiniz. Birçok kez bu kenti görme şansını yakalamış biri olarak, bu masal kenti hakkıyla görmeniz ve ‘anlamanız’ için en azından bir haftaya ihtiyacınız var. Gördüğünüz her bir yerden ayrılırken içinizi tarifi zor bir burukluk kaplar. Çünkü orayı görmenin hakkını tam veremediğinizi, diğer yerleri gördükten sonra tekrar gelip yine ziyaret etmeyi aklınızın bir köşesine yazarsınız. Fakat çok zordur bu tekrar dönmeler.

Çünkü yaşayan bir tarihin içine karışmış durumdasınız ve her yerden taşın ihtişamı, estetiğin görkemli zirveleri karşınıza çıkıp, başınızı döndürür. Açlığı, susuzluğu, zamanı unuttuğunuzu geç anlarsınız burada. Zira Mardin ruhunuzu doyurmaktadır. UNESCO’nun ne kadar yerinde bir kararla Mardin’i Dünya Kültür Mirası olarak kabul etmeye hazırlandığını anlıyorsunuz.


Sokkaklar, Abbaralar

Mardinliler kent için ‘gündüzü seyranlık, gecesi gerdanlık’ derler. Gerçektende kent uzaktan bakıldığında zarif, narin bir bayanın boynunu andırır. Gece olup evlerin, sokakların ışıkları yandığı zaman bu boyunun gerdanlığını gösterme zamanı gelmiş demektir. Fotoğraf meraklıları için belirtmekte yarar var; en güzel Mardin Manzarası Kızıltepe’den ve Kızıltepe – Mardin yolundan görülür. Uzaktan baktığınızda bir dağın eteklerine kurulu, herhangi bir şehir zannedersiniz. Ama bu kısa süreli göz yanılgısı şehre yaklaştıkça kaybolur. Ovaya kurulu yeni şehri geçip, kıvrıla kıvrıla tarihi kente yaklaştığınızda keşfetme arzusuyla dolup taşarsınız. Baktığınız her nokta, gördüğünüz her manzara sizi kendisine çekecektir artık.


Cumhuriyet Meydanı’nda aracınızdan inip keşfe başlamak en doğrusu. İlk hedefiniz heybetli mimarisiyle dikkatinizi hemen çekecek olan Mardin Arkeoloji Müzesi ve hemen sağındaki Meryem Ana Kilisesi olabilir. Özellikle Arkeoloji Müzesi Mardin’in kadim tarihinden önemli eserleri barındıran ve mutlaka görülmesi gereken bir mekân. Müze ve Meryem Ana Kilisesi’nin yakınındaki huzur dolu avlusuyla Kırklar Kilisesi’de kentin karakteristik yapılarından.

Sıra Mardin’in sokaklarına karışmaya geldiğinde rastgele bir sokaktan girin ve hem keşfetmek hem de kendinizi bulmak için kaybolun dar sokaklarda. Evlerin altına yapılan ve ‘abbara’ adı verilen kısalı uzunlu geçitler barındıran ara sokaklarda karşınıza birçok sürpriz çıkacak. Bu kimi zaman bir evin nakışlı kapısı, bazen bir çeşme, kimi zamansa meraklı ve gülen gözlerle size bakan çocuklar olacak. Anneleri onları Şeyhmus, Sultan, Ali, Ömer, Theodora, Gabriel, Florans diye çağırmadan birer fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin.


Artuklu Şaheserleri
Mardin Artukoğulları’nın kenti. Onların izleri Mardin’de hemen her yerde karşınıza çıkar. Kentin en başta gelen simgelerinden biri olan Ulu Cami’nin minaresi buradaki taş işçiliğinin zirve noktalarından. Narin minareli Şehidiye Camii, Şeyh Çabuk Mescidi ve Hatuniye Medresesi de kente Artukluların armağanlarından. Anadolu’daki nadir Akkoyun dönemi eserlerinden Kasımiye Medresesi ise aslına uygun bir yenilemeden sonra tüm azametiyle kapılarını ziyaretçilere ardına kadar açmış. Şehidiye Camii’nin terasında mola verip, kentten ovaya doğru özgürlüğe kanat açan taklalarıyla ünlü, yanakları küpeli Mardin güvercinlerini de izlediyseniz artık kentin civarını ve ilçelerini keşfetmek için kartal yuvası Mardin’den Mezopotamya Ovası’nın derinliklerine akmanın vakti gelmiştir.


Kilise Manastır ve Antik Kentler

Mardin, Hristiyanlık tarihinin önemli merkezlerinden biri aynı zamanda. Deyruzzaferan Mardin’in en eski Süryani manastırlarından. Yapılışının Hristiyanlık öncesine, Perslere kadar dayandığı söylenmekte. Yüzyıllar boyunca Süryani Hristiyanların Patriklik merkezi olan manastırda rahipler safran yetiştirirlermiş. Bugün safran kalmasa da geçmişin köklü izleri manastırda halen yaşamakta. Manastırın etrafındaki dağlarda da irili ufaklı başka manastırlar inşa edilmiş.

Bu yapıları da Deyruzzaferan’ın çıkış salonundaki teleskopla izleyebilirsiniz. Midyat’taki Deyr ul Umur Manastırı da en az Deyzruzzaferan kadar etkileyici. Doğunun ünlü Süryani bilginlerini yetiştiren, ‘Tanrı hizmetkârlarının dağı’ Tur Abdin’de irili ufaklı yüzlerce kilise ve manastır tüm gizemiyle keşfedilmeyi bekliyor. Öte yandan Nusaybin yolu üzerindeki Dara antik kenti Mardin’deki uygarlıklar silsilesini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Pers, Yunan, Roma ve Bizans yerleşimlerinin bir arada bulunduğu Dara’da zindan (aslında bir sarnıç) ve su arkı mutlaka görülmeli.


Geç kalmayın

Ekim ayı Mardin için en ideal zaman. Bu ay içerisinde bir tatil ve gezi planınız varsa kartalların arkadaşlık ettiği Mardin Kalesi eteklerine kurulu yaşayan rüya Mardin’i görmeyi öncelikli tercihiniz yapabilirsiniz. Gerek merkezi gerekse ilçeleriyle Mardin sizi fazlasıyla memnun edecek. Mardin’e bir rüya için gidin.
  Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Rukia'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.08.2012, 20:27   #28
Çevrimdışı
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Alıntı:
Ekim ayı Mardin için en ideal zaman. Bu ay içerisinde bir tatil ve gezi planınız varsa kartalların arkadaşlık ettiği Mardin Kalesi eteklerine kurulu yaşayan rüya Mardin’i görmeyi öncelikli tercihiniz yapabilirsiniz. Gerek merkezi gerekse ilçeleriyle Mardin sizi fazlasıyla memnun edecek. Mardin’e bir rüya için gidin.
Ekim'e plan yapalım o zaman

İlave yazı için teşekkürler Rukia.
  Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.2013, 10:48   #29
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Şu bu vesilelerle Türkiye'nin hemen heen yer yerini gördüm. Kala kala burası kaldı.. Burayı da artık göremem..

Resimleriyle idare edeceğiz artık.. (Belki de pasaportla gideriz belli mi olur?)

* * *

Ellerine sağlık, teşekkürler LaLe.
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.2013, 14:36   #30
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mezopotamya'nın En Eski Şehirlerinden Biri: Mardin

Taş yığını deyip geçmemek lazım. Harika mimarisiyle görülmeye değer bir yer.

Teşekkürler, ellerine sağlık LaLe.

Katkıda bulunanlara da ayrıca teşekkürler ( kendime de tabi )
__________________
  Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
en eski, eski, mardin, mardin'in, mezopotamya’nın, tarihi, şehirlerinden, Şehri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 09:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.