Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Her konuda tartışma açılan konular burada


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 21.02.2019, 12:13   #1
Çevrimiçi
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart İsrail/Yahudi Kabileleri

Kayıp on İsrail kabilesi

‘Kaybolan’ on kabile: Reuven, Simon, Dan, Naftali, Gad, Aşer, Zevulun, Yisahar, Efraim ve Menaşe’nin yarısıdır. Bunlar kuzeydeki İsrail Krallığını oluşturuyorlardı ve bu krallık Kral Şelomo’nun ölümünden sonra Yeuda Krallığından ayrılmıştı. MÖ 722’de İsrail Krallığı Kral Şalmaneser önderliğindeki Asurluların eline geçti. Bu kral, birçok İsrailoğlu’nu Gozan Nehri kıyılarındaki Halah ve Habor’a ve Med’in kentlerine sürdü (İkinci Krallar, 17:6;18:1). Ancak bütün İsrail vatandaşları sürülmemişti. (ikinci tarihler, 35: 17-19)

Kaybolan on kabile varlığını sürdürdü mü?

Her ne kadar bu İsrailoğulları’nın Asur topraklarına sürülünce (ikinci Krallar,17:6;18:1) asimile edildiği genel bir kanı ise de; Birinci Tarihler 5:26’daki bir bölüm, kaybolan kabilelerin ‘bugüne dek’ süregeldiğini ima etmektedir. Bu inanç, peygamberler tarafından tanrının ‘İsrail’in artanlarını’ dünyanın köşelerinden toplayacağı şeklindeki (İşaya,11,12) kehanetlerle de canlı tutulmuştur. Zeharya İsrail ve Yeuda’nın bir araya gelişi ve Mesianik dönemlerde Tanrı’nın kutsamalarını alacağı konusundaki vizyonlarından (Zeharya,8:13) bahsetmiştir. ‘Kaybolan’ on kabilenin varlığının devam ettiğine dair duyulan inanç, Talmudik ve Midraşik edebiyatta da yaşanmıştır. Bu kabilelerin genellikle Sambatyon Nehrinin öte yanında yaşadığına inanılırdı. Bu nehrin suları hafta içi günlerinde düzgün fakat güçlü akardı ve Şabat günleri de dinlenirdi. Rabiler, ‘On Kabile’nin gönderildiği mekânların yerini saptamaya çalışmışlardır. Yeruşalayim Talmud’unda Sambatyon nehrinin öte yanında sürgünlerin yalnız üçte birinin yaşadığı fakat bunların eninde sonunda geri dönecekleri (Sanhedrin, 10:6) ifade olunur.

Özellikle Mesianik dönemlerde fasılalı dahi olsa günümüze dek kaybolan kabilelerin bulunduğuna dair duyumlar alınmıştır. Dokuzuncu yüzyıl seyyahlarından Eldad a Dani Dan kabilesinin bir ferdi olduğunu iddia etmiştir. Genellikle bu kişinin Habeşistan’dan geldiğine inanılır. Bazı bilginler ise, onu Çin gibi uzak ülkelerin halkı ile dahi bağdaştırmışlardır.

On ikinci yüzyılın ikinci yarısında İspanyalı seyyah Tudelalı Benjamin Gozan Nehri yanında yaşayan Dan, Aşer, Zebulun ve Naftali kabilelerini tarif etmiştir. Tudela, ayrıca Yemen’deki Khaibar’da yaşayan Reuben, Gad ve Menaşe kabilesinin yarısından da bahsetmektedir. Aynı şekilde benzer değinmelere efsanevi Hıristiyan şahsiyetlerden Prester John ‘un mektuplarında da rastlanmaktadır. Prester John'un Sambatyon Nehrine ve kaybolan kabilelerle ilgili değinmelerine 1488’de R. Obadia Di Bartenura’nın bir mektubunda da rastlanmaktadır. 16. yüzyılda David Reuveni, Kral Şelomo’nun ve Reuben kabilesinin, Gad kabilesinin ve Menaşe kabilesinin yarısının soyundan gelenlerin, Kral Jozef’in kardeşinin soyundan geldiğini ileri sürmüştür. Adı geçen kabileler, Arabistan’daki Habor Çölünde yaşamaktaydı. Reuveni, ‘kaybolmuş’ İsrailoğulları’nın kralı tarafından manevi kurtuluş döneminin süratlendirilmesi için Roma’ya görevli olarak gönderildiğini iddia etmiştir.

On kabile hakkındaki efsaneler

1644’te ise Aaron Levi Almozlinos Amsterdam’daki Menaşe Ben Yisrael’e Güney Amerika’daki yerlilerin kaybolmuş kabileler olduğunu bildirdi. Ben İsrael, bunu ve dünyaya dağılmış başka Yahudilerin benzeri duyumlarını, Oliver Cromwell’e İngiltere’de Yahudilere yaşama izni vermesi için yaptığı müracaatta malzeme olarak kullandı. Ben Yisrael, tartışmasında Yahudilerin tümü dünyaya dağılmış olmasının, Yahudilerin kutsal toprağa dönüşü ile gerçekleşecek Mesianik dönemi sağlayacağını savunuyordu. ‘Hope Israel’ adlı kitabında 1650 yılında Ben Yisrael, on iki kabilenin Mesianik çağda bir araya geleceği fikrini yaydı. Nitekim 19. yüzyılda birçok Yahudi misyoner, Erets Yisrael’in uzak bölgelerine ‘kaybolmuş’ kabilelerini aramak için gittiler. Bu kişiler arasında dikkat çekenlerden Yakov Sapir (1882-1888),Yemen ve Hindistan’ı ziyaret etmiş ve ‘kaybolmuş’ kabilelerin bu ülkelerde dağıldığını bildirmiştir. Benjamin II.(1818-1864) ise, Ortaçağ seyyahı Benjamin (Tudelalı) gibi bir yaşam sürmüştür.

Günümüzde kaybolmuş on kabile hakkındaki efsaneler devam etmektedir. Kürt Yahudileri, Boharan ve Hindistan (Bney Yisrael) cemaatleri, atalarının İsrail Krallığından sürgüne gönderildiğini iddia etmişlerdir.

İsrail Başhahamlığı ise, Habeşistan Yahudilerinin kökeninin Dan kabilesi olduğuna karar vermiştir, ayrıca Yahudi olmayan kabilelerden ve gruplardan oluşan geniş bir yelpaze insan da bu kaybolmuş kabilelerden gelmiş olduğunu savunmakta. Bunların arasında Nijeryalı Yoruba kabilesi ve kuzeydoğu Hindistan’daki Manipur Yahudileri vardır ve de bunlar, Menaşe kabilesinden olduklarını ileri sürmekteler Öte yandan Afganistan, Pakistan ve Kaşmir’e yayılmış on beş milyon Patan; Reubeni (Ruben), Eridar (Efraim) ve Aşuri (Aşer) gibi alt gruplara ayrılmış olup; bu isimler onların ‘kaybolmuş’ kabilelere mensup olabileceğini düşündürmektedir. İngiltere’deki Yisraelliler ise, ‘British’ sözcüğünün ‘berit-ish’(Ahit’in adamı) İbranice kökünden türediğini ifade etmişlerdir.1

Hindistan’da Yahudi Cemaati

Bunlardan Bney Yisrael, eski devirlerden beri Hindistan’da yaşayan bir Yahudi Cemaatidir. Bir kurama göre, bu cemaatin kökü ‘Aseret Haşvatim’e (kaybolan on İsrail aşireti) dayanmaktadır. Büyük bir çoğunluğun İsrail’e göç ettiği bu cemaatin üyelerinin sayısı,1970’li yılların sonunda 18.000 kadardı. Batı Hindistan’da özellikle Mumbai ve çevresinde yaşayan bu kabilenin ataları, başka bir söylentiye göre ise I. Bet Amikdaş’ı yıkan (MÖ 587) Babillilerin baskısından kurtulmak için yurtlarından ayrılıp Hindistan’a sığındılar. Bney Yisrael arasında biraz değişime uğramış koyu bir Musevilik hâkimdir. Erkekleri şakak sakalı bırakır, takke ve entari giyerler, kadınları örtünür, yolda kocaları bile olsa bir erkekle yan yana yürümezler. Bu kabile mensupları domuz eti yemez, Şabat’ı kutsal gün sayar ve çocuklarını sünnet ettirirler. Kabilenin okumuş olanları İbranice bilirse de halk Marathi dilini konuşur, genelde zeytincilikle uğraşan Bney Yisrael kabilesinin kendine özgü sinagogları, kitapları ve yetimhaneleri vardır. Marathi dilinde gazete ve dergiler çıkarırlar, kitaplar yayınlarlar. Din ve yönetim birbirinden ayrılmıştır. Yönetsel işlere ‘mukkadam’ denilen bir yönetici, dinsel işlere de hahambaşının gözetiminde hahamlar bakar.1990’ların başı itibarı ile kabilenin nüfusu 25.000 kadardı. Bney Yisrael’e Hindistan’ın ‘Koşin Yahudileri’ adı da verilir.

Tanah’ın 2’inci Krallar,17:6 babına göre; “Hoşea’nın dokuzuncu yılında, Asur Kralı, Samaria’yı zapt etti. İsrailoğullarını Asur’a nakletti ve onları Halah’da Habor’da, Gozan Nehrinde ve Media kentlerinde yerleştirdi”. Sürgüne gönderilen kabilelerin akıbeti herhalde tarihin en popüler çözümlenmemiş sırları arasında yer almakta. Bu kabilelerden geldikleri iddia edilen ve Bney İsrael’den başka halklar arasında yer alan toplumlar hakkında başka bir yazımızda söz edeceğiz.2

Kaynakça:
(1): Yahudilik Ansiklopedisi, Cilt I, Yusuf Besalel, Gözlem Yayıncılık,2001,s.457-458 - (2):Aynı Eser, Cilt II, S.126

Kaynak : Kayıp on İsrail kabilesi | Şalom Gazetesi
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.02.2019, 13:17   #2
Çevrimiçi
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: İsrail/Yahudi Kabileleri

Merhaba,

Öncelikle yazıda geçen Tevrat ayetlerine bakalım...

Alıntı:
Bunlar kuzeydeki İsrail Krallığını oluşturuyorlardı ve bu krallık Kral Şelomo’nun ölümünden sonra Yeuda Krallığından ayrılmıştı. MÖ 722’de İsrail Krallığı Kral Şalmaneser önderliğindeki Asurluların eline geçti. Bu kral, birçok İsrailoğlu’nu Gozan Nehri kıyılarındaki Halah ve Habor’a ve Med’in kentlerine sürdü (İkinci Krallar, 17:6;18:1). Ancak bütün İsrail vatandaşları sürülmemişti. (ikinci tarihler, 35: 17-19)
TEVRAT
II.KRALLAR/BAB-17
6-Hoşeanın dokuzuncu yılında Aşur kıralı Samiriyeyi aldı, ve İsraili Aşura sürdü, ve onları Halahta, ve Gozan ırmağı olan Haborda, ve Medlerin şehirlerinde oturttu.

TEVRAT
II.KRALLAR/BAB-18

1-VE vaki oldu ki, İsrail kıralı Elanın oğlu Hoşeanın üçüncü yılında Yahuda kıralı Ahazın oğlu Hizkiya kıral oldu.

Alıntı:
Her ne kadar bu İsrailoğulları’nın Asur topraklarına sürülünce (ikinci Krallar,17:6;18:1) asimile edildiği genel bir kanı ise de; Birinci Tarihler 5:26’daki bir bölüm, kaybolan kabilelerin ‘bugüne dek’ süregeldiğini ima etmektedir. Bu inanç, peygamberler tarafından tanrının ‘İsrail’in artanlarını’ dünyanın köşelerinden toplayacağı şeklindeki (İşaya,11,12) kehanetlerle de canlı tutulmuştur. Zeharya İsrail ve Yeuda’nın bir araya gelişi ve Mesianik dönemlerde Tanrı’nın kutsamalarını alacağı konusundaki vizyonlarından (Zeharya,8:13) bahsetmiştir. ‘Kaybolan’ on kabilenin varlığının devam ettiğine dair duyulan inanç, Talmudik ve Midraşik edebiyatta da yaşanmıştır. Bu kabilelerin genellikle Sambatyon Nehrinin öte yanında yaşadığına inanılırdı. Bu nehrin suları hafta içi günlerinde düzgün fakat güçlü akardı ve Şabat günleri de dinlenirdi. Rabiler, ‘On Kabile’nin gönderildiği mekânların yerini saptamaya çalışmışlardır. Yeruşalayim Talmud’unda Sambatyon nehrinin öte yanında sürgünlerin yalnız üçte birinin yaşadığı fakat bunların eninde sonunda geri dönecekleri (Sanhedrin, 10:6) ifade olunur.
TEVRAT
I.TARİHLER/BAB-5
26-Ve İsrailin Allahı Aşur kıralı Pulun ruhunu, ve Aşur kıralı Tilgat-pilneserin ruhunu uyandırdı, ve onları, Rubenîleri, ve Gadîleri, ve Manassenin yarım sıptını sürdü, ve onları Halaha, ve Habora, ve Haraya, ve Gozan ırmağına götürdü. Bugüne kadar oradadırlar.

TEVRAT
İŞAYA(YEŞAYA)/BAB11 VE BAB-12

Bu bölümler uzun olduğundan link veriyorum...
Kaynak:https://incil.info/kitap/isa/11
https://incil.info/kitap/isa/12

TEVRAT
ZEKERİYA/BAB-8
13- Ve ey Yahuda evi, ve İsrail evi, vaki olacak ki, milletler arasında siz nasıl bir lânet oldunuzsa, sizi öyle kurtaracağım ki, bir bereket olacaksınız. Korkmayın, elleriniz kuvvetlensin.

TALMUD
SANHEDRİN/10

וְאֶת כָּל שְׁלָלָהּ תִּקְבֹּץ אֶל תּוֹךְ רְחֹבָהּ וְגוֹ' (דברים יג). אִם אֵין לָהּ רְחוֹב, עוֹשִׂין לָהּ רְחוֹב. הָיָה רְחוֹבָהּ חוּצָה לָהּ, כּוֹנְסִין אוֹתוֹ לְתוֹכָהּ. וְשָׂרַפְתָּ בָאֵשׁ אֶת הָעִיר וְאֶת כָּל שְׁלָלָהּ כָּלִיל לַה' אֱלֹהֶיךָ (שם). שְׁלָלָהּ, וְלֹא שְׁלַל שָׁמָיִם. מִכָּאן אָמְרוּ, הַהֶקְדֵּשׁוֹת שֶׁבָּהּ יִפָּדוּ, וּתְרוּמוֹת יֵרָקְבוּ, מַעֲשֵׂר שֵׁנִי וְכִתְבֵי הַקֹּדֶשׁ יִגָּנֵזוּ. כָּלִיל לַה' אֱלֹהֶיךָ, אָמַר רַבִּי שִׁמְעוֹן, אָמַר הַקָּדוֹשׁ בָּרוּךְ הוּא, אִם אַתֶּם עוֹשִׂים דִּין בְּעִיר הַנִּדַּחַת, מַעֲלֶה אֲנִי עֲלֵיכֶם כְּאִלּוּ אַתֶּם מַעֲלִין עוֹלָה כָלִיל לְפָנָי. וְהָיְתָה תֵּל עוֹלָם לֹא תִבָּנֶה עוֹד (דברים יג), לֹא תֵעָשֶׂה אֲפִלּוּ גַנּוֹת וּפַרְדֵּסִים, דִּבְרֵי רַבִּי יוֹסֵי הַגְּלִילִי. רַבִּי עֲקִיבָא אוֹמֵר, לֹא תִבָּנֶה עוֹד, לִכְמוֹ שֶׁהָיְתָה אֵינָהּ נִבְנֵית, אֲבָל נַעֲשֵׂית הִיא גַּנּוֹת וּפַרְדֵּסִים. וְלֹא יִדְבַּק בְּיָדְךָ מְאוּמָה מִן הַחֵרֶם (שם), שֶׁכָּל זְמַן שֶׁהָרְשָׁעִים בָּעוֹלָם, חֲרוֹן אַף בָּעוֹלָם. אָבְדוּ רְשָׁעִים מִן הָעוֹלָם, נִסְתַּלֵּק חֲרוֹן אַף מִן הָעוֹלָם:

"Ve size getireceğiniz her şey, "" ve Hegg'nin şeyleri."Sokak yoksa, sokak yok. Caddenin karşısındaydı ve kazanmaya çalıştı. Ve şehrin ateşine ve bütün hükümranlığa Rab tanrısına ateş et. Ne cennet ne de. Bundan sonra, bu şehirlerin kutsallığı silinecek ve kollar çürümüş olacak ve sürülerimin eylemleri yapılacaktır. Ya Rab, RAB Tanrı diyor, eğer sen benimlesin eğer cennette artık beni, ben dirileceğim " sana, ya Rab, derseniz.benden önce. Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun. "Sen anlamak etmeyeceksin, ne de daha önce yaptığı, "anlamak, "ne anlar", "ne anlar", "ne olacak", "ne olacak, "" veya" "Ve eline bulaşmış olmayacak," karanlığın içinden, her zaman için acı olacaktır edecek." "Günahkarların dünyadan yok olmasına izin verin. ""dünya sonsuza kadar koşsun.":

6-As it says, (Deuteronomy 13:17) "And thou shalt gather all the spoil of it into the midst of the broad place thereof"; If it does not have a broad place, we make a broad place. If its broad place were outside, we bring it inside. As it says, "And you shall burn with fire the city, and all the spoil thereof every whit, unto the Lord thy God." Its spoils, not the spoils of Heaven. From here they said: the hekdeshot [property consecrated to the Temple] within it must be redeemed; and the terumot [portions given to the priest] must be allowed to rot; ma'aser sheni [the second tithe, which must be eaten in Jerusalem] and Holy Scriptures should be buried. "Every whit [kalil], unto the Lord thy God": Rabbi Shimon says, said God, if you make judgment on a wayward city, I will consider it as if you offered a complete [kalil] burnt-offering before Me. "And it shall be a heap forever; it shall not be built again": you may not make [it even] gardens or orchards, according to Rabbi Yosi Hagalili. Rabbi Akiva says, "it shall not be built again": it may not be rebuilt to what it was, but it may be made into gardens and orchards. " (Deuteronomy 13:18) "And there shall cleave nought of the devoted thing to thy hand": So long as the wicked are in the world, burning anger is in the world. [Once] the wicked are destroyed from the world, burning anger is removed from the world.

6-Dediği gibi, (Tesniye 13: 17) "ve sen onun geniş yerin ortasında içine tüm parçaları toplamak"; geniş bir yer yoksa, biz geniş bir yer yapmak. Eğer geniş yeri dışarıda olsaydı, onu içeri getiririz. Dediği gibi, " sen de şehri ateşle yakacaksın ve her katının tüm yağmalarını Tanrının Rabbine göndereceksin."Ganimetleri, cennetin ganimetleri değil. Buradan dediler ki: "içinde hekdeshot [tapınağa takdis edilen mülk] itfa edilmelidir; ve terumot [rahibe verilen kısımlar] çürümesine izin verilmelidir; ma'aser sheni [Kudüs'te yenilmesi gereken ikinci tithe] ve Kutsal Yazılar gömülmelidir. Rabbi Shimon şöyle dedi: "Rabbi Shimon şöyle dedi:" Rabbi Shimon şöyle dedi: "eğer yoldan çıkmış bir şehre hükmederseniz, sanki benden önce tam bir yanmış teklifte bulunmuşsunuz gibi düşüneceğim." Rabbi Yosi Hagalili'ye göre," ve sonsuza dek bir yığın olacak; tekrar inşa edilmeyecektir": Haham Yosi Hagalili'ye göre bahçeler veya bahçeler yapamazsınız. Haham Akiva, "tekrar inşa edilmeyecektir" diyor: ne olduğu için yeniden inşa edilemez, ancak bahçeler ve bahçelere yapılabilir. "(Tesniye 13:18)" ve senin eline sadık bir şey yok olacak": kötü dünyada olduğu sürece, öfke yanan dünyada olduğunu. [Bir kez] kötüler dünyadan yok edilir, yanan öfke dünyadan kaldırılır.

Buraya bağlı olarak...:
TESNİYE(YASANIN TEKRARI)/BAB-13
17-Yok edilecek şeylerden hiç biri eline yapışmıyacak; ta ki, Allahın RABBİN gözünde doğru olanı yapmak için, bugün sana emretmekte olduğum RABBİN bütün emirlerini tutmak üzre,

18-RABBİN sözünü dinlediğin zaman, RAB öfkesi kızgınlığından dönsün, ve atalarına and ettiği gibi, sana merhamet göstersin, ve sana acısın, ve seni çoğaltsın.

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.02.2019, 13:33   #3
Çevrimiçi
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: İsrail/Yahudi Kabileleri

Merhaba,

Kaybolan 10 kabileyi bir kenarda tutuyoruz...Ve ayrıca...:

TEVRAT
YARADILIŞ/BAB-19

30-Ve Lût Tsoardan çıkıp dağda oturdu, ve iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular.
31-Ve büyük kızı küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır, ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için memlekette erkek yoktur;
32-gel, babamıza şarap içirelim, ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız.
33-Ve o gecede babalarına şarap içirdiler; ve büyük kız girip babası ile yattı, ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi.
34-Ve vaki oldu ki, ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi: İşte, dün gece babamla yattım; bu gece de ona şarap içirelim, ve babamızdan zürriyet yaşatmak için, gir, onunla yat.
35-Ve o gecede dahi babalarına şarap içirdiler, ve küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi.
36-Lûtun iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar.
37-Ve büyük kız bir oğul doğurdu, ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar Moablıların atasıdır.
38-Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu, ve onun adını Ben-ammi çağırdı; o bugüne kadar Ammon oğullarının atasıdır.

Konunun can alıcı noktalarından biri de aslında burasıdır...Lut'un kızlarından dünyaya gelen iki çocuk MOAB ve AMON kabilelerinin atasıdır...

Yahudiler bu iki kabileyi Yahudi olarak kabul etmezler...Ve anne tarafının soyunun Yahudi olmasının en önemli nedenlerinden biri de budur...Yani bir kişinin Yahudi olması için annesinin mutlaka Yahudi olması gerekir...Anne ve Babası Yahudi olursa daha güçlü, ancak babası Yahudi olup annesi Yahudi değilse Yahudi kabul edilmez...Yani mutlaka annesinin Yahudi olması gerekir...

*Kaybolan 10 Yahudi kabilesi,
*Yahudi kabul edilmeyen AMON ve MOAB Kabileleri,
*Bir de Kıpçak Lehçesiyle konuşan KARAİM Türkleri/Yahudileri,

Konu bu noktaya ulaşınca, HİTLER de akıllara geliyor mutlaka...ARİ IRK...!

Hitler'in annesi Yahudidir…! Yani Hitler aslında Yahudidir...Peki ARİ IRK tan kasıt nedir...?

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 21.02.2019, 13:48   #4
Çevrimiçi
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: İsrail/Yahudi Kabileleri

Merhaba,

KARAİM Yahudileri hakkında da biraz bilgimiz olsun...

Karaylar ve Hazar Türkü Yahudileri

İstanbul Karayları İspanya’dan gelen Yahudilerden önce Bizans zamanında intikal etmişler, her zaman diğerlerinden ayrı yaşamışlar, dini ve sosyal yönden Yahudi toplumuna katılmamışlardı. 18. yüzyılda Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesi üzerine İstanbul’a bir Karay göçü olmuştu fakat sayıları ancak yüzlerle ifade edilmişti. Günümüzde ise ancak 30-40 kişi kaldılar.

Karaylık, Yahudilikten kaynaklanan ve hahamlık geleneğinin, özellikle Mişna ve Talmud’da derlenen sözlü yasanın bağlayıcı niteliğine itiraz ederek, yalnızca yazılı yasa olan Tora’nın buyruğunu kabul eden ve 8. yüzyılda Babil’de din adamlarıyla yaşadığı siyasal bir çelişme ve dışlanmadan ötürü Sefer-a Mizvot’un yazarı Anan Ben David’in başlattığı bir akımdır.

Bu akım, bu dönemde Irak, İran ve Filistin Yahudileri arasında süratle yayıldı ve İstanbul yolu ile Avrupa’ya geçti. Karayların dinsel uygulamaları sadece Tora’dan esinlenir. Karaylar Talmud’dan türeyen Alaha’yı (şeriatı) tanımazlar. Örneğin Tora sonrası döneme ait Hanuka Bayramını kutlamazlar, Rabanut’un (din bilgelerinin) tefilin, mezuza, evlenme, boşanma ile ilgili emirlerini uygulamazlar. Ayrıca Rabanut dini takvimiyle farklılıklar müşahede edilir, bayramlarda farklılıklar vardır; Roş Aşana’da Şofar çalınmaz. Sukot’ta dört çeşit bitki uygulaması yoktur. Karayların sinagoglarında sandalye yoktur ve içeriye girmeden ayakkabılar çıkartılır. Sinagogları da David’in bir mezmuruna istinaden yer altındadır.

Hazarların bir kolu ve bir Türk boyu olan Karaim ve Karaitler, Uzlar ve Kıpçakların önünden kaçan Peçenek saldırıları karşısında Kırım’a yerleştiler ve 8. yüzyılda Hazarların resmi dini Yahudilik olunca, Yahudilerin Talmud’u reddeden Karay mezhebini benimseyerek, kendilerine ‘Karaylar’ adını yakıştırdılar. 1016’da başlayan Rus baskısı nedeniyle Litvanya ve Polonya ovalarına göçtüler. Kırım’da kalan Karaylarla Talmud’u benimseyen ‘Kırımçaklar’, yakın tarihlere kadar beraberce yaşadılar. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türk kökenli Yahudilerin Sibirya’ya sürülüp sürülmediği belli değil. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında da İstanbul’a da bir kısım Kırım Yahudi’sinin göç ettiği bilinmekte. Kaldı ki Galante, değişik isimli sinagogları; Kırım’dan göç eden ve Türkçe konuşan Karaylar ile Bizans’tan beri aynı topraklarda yaşamlarını sürdüren ve Rumca konuşan Karayları ayrı ayrı sinagoglara devam etmeleri ihtimaline bağlar.

1172’de İstanbul’u ziyaret eden ünlü seyyah Tudelalı Benjamen, bu kentte 500 kadar Karay’ın yaşadığını yazar. Fatih Vakfiyelerinden anlaşılacağı gibi, Karayların yerleşim yeri Balıkpazarı, Balat, Edirnekapı ve Galata yani Karaköy idi. Bir iddiaya göre bu semtin adı ‘Karay Köyü’ idi. Bahçekapı’da oturan Karayların sinagogu, Arpacılar Caddesinde idi.1597’de Yeni Camii’nin inşaatına Karayların arsası üzerinde başlanmış ve Karaylara her yıl hazineden kira ödenmiş, ayrıca Karay Yahudilerine Hasköy’de evler verilmişti. Tarihçi Rozanes 17. yüzyılda İstanbul’u ziyaret eden yabancı gezginlerin Balat ve özellikle Hasköy’de Karaylara rastlamış olduğunu belirtir. Bizans’tan beri mevcut olduğu rivayet edilen Hasköy’deki ‘Kal a Kadoş Be Kuşta Bene Mikra’ yeraltı sinagogu, 1729’da yanmış,1774’te Kırım Karaylarının yardımı ile onarılmıştı. Karayların Mezarlığı da Hasköy Mezarlığının özel olarak ayrılmış bölümündedir.

İstanbul Karayları İspanya’dan gelen Yahudilerden önce Bizans zamanında intikal etmişler, her zaman diğerlerinden ayrı yaşamışlar, dini ve sosyal yönden Yahudi toplumuna katılmamışlardı.

Karaylar 19. yüzyılın sonlarına dek devlet tarafından ayrıca bir cemaat olarak görülmemekte olup, Hahambaşılık bünyesinde mütalaa ediliyordu.

1895’te özerk bir yönetime kavuştu.

İstanbul’a Karay Göçü

18. yüzyılda Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesi üzerine İstanbul’a bir Karay göçü olmuştu fakat sayıları ancak yüzlerle ifade edilmişti. Günümüzde ise ancak 30-40 kişi kaldılar.

Aslında Karaylar kendilerini Semitik kökenli değil, Türk Yahudi’si olarak tanımlarlar. Rumca konuşanları da vardır. Ayrıca ‘İlya’ gibi Rus çağrışımı olan isimleri de taşırlar. Karaylar ile Hahambaşılığın dinsel itikadına bağlı Yahudiler arasındaki evliliklerin dinen icra edilmesi geçmişte olduğu gibi halen mümkün olmamakta ve sorunlar yaratmakta. İspanya Yahudilerinden Yosef Caro’nun 16. yüzyılda İstanbul’da derlediği Rabinik Yahudi dinsel kodeksi olan Şulhan Aruh’ta kabul edildiği gibi (Even Haezer:37) Karayların diğer Yahudilerle evlenmesi onaylanmamakta. Bu konudaki tez şudur: Yüzyıllardan beri Karay dini heyetlerinin verdiği ‘getler’ (boşanma ilanları) Rabanut tarafından geçersiz addedilmişti. Çünkü Rabanik heyetler, Karayları Yahudi olarak kabul etseler de, dinsel itikatların değişikliği nedeniyle, idari mercilerini ve kayıtlarını dikkate alamamaktaydılar. Bu durumdan kadınlar ‘evli’ ve evliliklerinden doğan çocuklar da ‘gayrimeşru’ olabilirdi. Bir gayrimeşru Yahudi ile bir Yahudi’nin evliliği dinen yasak olduğundan dini heyet Rabanut, bir gayrimeşru Yahudi (mamzer) ile bir Yahudi’nin evliliği icra etme riskine giremez ve Karaylarla evliliği icra edemez. Ancak Radbaz (1479-1573, Safed) gibi din bilgeleri bu topluluğun bu şekilde yalıtılmasına karşı çıkmışlardı. Bu tartışmalar günümüzde de sürmekte. Günümüzde böyle bir durumla karşılaşan çiftler artık gerekli formaliteleri tamamladıktan sonra İsrail’de dinen evlenebilmekte…

Hazar Türkleri

Ender rastlanan bir diğer Yahudi soyu da Hazar Türk kökenlilerdir.Türkiye’de Cumhuriyet’in ilan edilmesinden kısa bir süre sonra Kırım’ın Kerş kentinden göç eden örneğin Lombrosdar, bu ismi Kırım’a gelen İtalyan tüccarlarından almışsa da asıl soyları ‘Bulan Han’dır ve 720 -996 yılları arasında yaşayan ve bir kısmı Yahudi dinini kabul eden Hazar Krallığı’nın soyundandırlar; Lombroso adını da kendilerini Kırım’a kadar sürükleyen Rus, Tatar, Ukraynalı gibi uluslara karşı bir kamuflaj olarak benimsemişlerdi.

Hazarların bir kolu ve bir Türk boyu olan Karaim veya Karaitler, Uzlar ve Kıpçakçıların önünden kaçan Peçenek saldırıları karşısında Kırım’a yerleştiler. 8. yüzyılda Hazarların resmi dini Musevilik olmuştu. Nitekim Hazar kağanları şu adları taşıyordu; Bulan (620,630), Ubaca, Hizkiya, I. Menaşe, Hanuka, İshak, Sabulon, II. Menaşe, Nisi, I. Harun, Menahem, Bünyamin, II. Harun, Yusuf (931-965). Karaimler, Yahudilerin Talmud’u reddeden Karay mezhebini benimseyip kendilerine ‘Karaylar’ adını yakıştırdılar.

Hazarların soyu

Yahudi Hazar Kralı Joseph, Endülüslü Hasdai’ye yazdığı mektupta, Hazarların Yafet’in torunu ve tüm Türklerin atası kabul edilen Togarma’nın yedinci oğlu olan Kozar’ın soyundan geldiğini anlatır. Yafet’in oğlu Magog’la da bağ kuranlar vardır. Talmud’a göreyse Magog aslı Hunlardır. Hazarlar, 570’lerde Batı Göktürkler egemenliğinde ortaya çıktılar ve 630’da bağımsızlıklarını kazandılar. Arkelojik kanıtlar, çiftçilik ve hayvancılık ile uğraştıklarını göstermekte. Giydikleri kaftanlar 19. yüzyılda Aşkenazların giydiği cübbemsi giysilere benzer. Hazarcanın Türkçenin Oghur grubuna mensup olduğu ve halen iki milyon insanın konuştuğu Çuvaşça’ya benzediği düşünülmektedir. Önceleri Runik Türk harfleri kullanan Hazarlar Yahudiliği kabul ettikten sonra İbrani alfabesini kullanmaya başlamışlardı.

Önceleri Kök Tengri (Gök Tanrı) inancına sahip Şamanist Hazarlar, komşu devletlerin (Bizanslılar ve Araplar) topraklarındaki dek tanrılı dinlere mensup insanların etkisi ile bu dinlere ilgi duymaya başladılar. Kral Bulan 761 yılında sarayında üç dinin temsilcileri arasında yaptığı yarışmada, diğer iki dinin kaynağında Museviliğin bulunduğu düşüncesiyle Museviliği kabul etti. Böylelikle, tüm yöneticiler ve soylularla beraber halkın bir kısmı da bu dine geçti. Her ne kadar Kuzey Karayların Hazar Yahudilerinin bir kısmı olduğu varsayılıyorsa da, tümünün Mişna ve Talmud’u reddeden Karay mezhebinden olması mümkün değil. Çünkü Kral Ovadya zamanında İsrail topraklarından bilginler getirtilmiş ve bu konuları öğrettikleri bizzat Kral Jozef tarafından belirtilmişti. Ayrıca Karaylar, Kıpçak Türkçesi konuşuyordu. Mezarlarda bulunan objeler, Musevi dininin yaygınlığını ve yeşivalarda eğitim görüldüğünü ortaya koymakta. Hazarlar çocuklarına İbrani ismi ve hatta Türkler gibi bayramlarda doğanlara bayram isimleri (Pesah, Hanuka gibi) veriyorlardı.

Dağılan Hazarlar nerelere yerleşti?

Hazarlar, Araplarla yaptıkları savaşlar sayesinde Arapların Avrupa’yı istila etmesine imkân vermeyerek dünya tarihini değiştirdiler. 10. yüzyılın sonlarında Bizans’ın Peçeneklerin ve Rusların saldırılarıyla Hazarya zayıflamıştı. Bizanslılardan Ortodoks Hıristiyanlığı benimseyen pagan Ruslar bugünkü Ukrayna’da Rus Kağanlığı’nı kurarak 1016’da Hazar topraklarının ilhakını tamamladılar ve birçok geleneği de Hazarlardan aldılar. Dağılan Hazarlar ise, Doğu Avrupa, Türkiye ve Kafkasya’ya yerleşti. Günümüzde Kazaklar ve Tatarlar arasında Hazar soyundan gelen olabilir. Bizans döneminden beri Hazarlar Türkiye topraklarına yerleşmişler. 11. yüzyılda ayrıca çok sayıda Hazar soylusu Endülüs’e de göç etti. Polonyalı Aşkenazlar’da ise Bayrak, Balaban, Kayan, Alpert, Alperowitz gibi Türk soyadlarına rastlanır.

Tora’ya göre; Rusya, Ermenistan ve Anadolu bölgelerinin coğrafi adı ve Yafet’in torunlarından birinin adı Aşkenaz kelimesinin kökenidir. Diğer bir kaynağa göre Aşkenaz kökeni, Roma döneminde Ortadoğu’dan gelen Kırım Yahudileri Asya ve Avrupa içlerinden Doğu Avrupa’ya kaçanlar ve Hazar, Alan ve Slav dönmelerinden oluştu. 1650’lerden sonra Hazar Yahudileri, Slavlarla kaynaşarak Türk miraslarını yitirmişler ve daha sonra da Yidiş çatısı altında diğer Yahudilerle entegrasyon tamamlanmıştır. Kaynaklara dayanarak yapılan tahminlere göre; Hazar kökenli Yahudiler Ukrayna Yahudilerinin yüzde 60’sını, tüm Aşkenazlarn da yüzde 25’ini oluşturmuş.

Hazarlar kimliklerini kaybetmişler fakat diğer Doğu Avrupa Yahudileriyle kolayca kaynaşarak, Yahudi kimliklerini korumuşlardır. Özet olarak Hazarlar, Yahudi tarihinin en önemli bir bölümüdür ve bu mirası sahiplenmek özelikle Aşkenaz Yahudilerinin sorumluluğundadır.

Kaynakçalar: Osmanlı ve Türk Yahudileri,Gözlem2013
Hazarlar, bir Türk Yahudi İmparatorluğu, Kevin Alan Brook, Nokta Kitap,2005

Kaynak : Karaylar ve Hazar Türkü Yahudileri | Şalom Gazetesi
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.02.2019, 14:21   #5
Çevrimiçi
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: İsrail/Yahudi Kabileleri

Merhaba,

Alıntı:
*Yahudi kabul edilmeyen AMON ve MOAB Kabileleri,
TEVRAT
YARADILIŞ/BAB-11
27-Ve Terahın zürriyetleri bunlardır. Terah Abramın, Nahorun ve Haranın babası oldu; ve Haran Lûtun babası oldu.

İbrahim ve Lut "kardeş çocukları "...Bu durumda Lut, İbrahim soyundan bile değil ki Yahudi soyundan olsun...Dolayısı ile Lut'un kızları da YAHUDİ DEĞİL...! İşte anne AMON ve MOAB'ın anne tarafından Yahudi olmadıkları için Yahudi kabul edilmemelerinin en büyük nedeni...

Ve hatta kavgalılar diyebiliriz, çünkü Tevrat öyle anlatıyor...

TEVRAT
YARADILIŞ/BAB-13

1-VE Abram, Lût da beraberinde olduğu halde, kendisi ve karısı, ve kendisine ait olan her şey Mısırdan Cenuba çıktılar.
2-Ve Abram sürülerde, gümüşte ve altında çok zengindi.
3-Ve konaktan konağa göçerek Cenuptan Beyt-ele, Beyt-el ile Ay arasında başlangıçta çadırının olduğu yere kadar,
4-evelce orada yapmış olduğu mezbahın yerine kadar gitti; ve orada Abram RABBİN ismini çağırdı.
5-Abramla beraber giden Lûtun da koyunları, ve sığırları, ve çadırları vardı.
6-Ve birlikte oturmak için yer onları taşıyamıyordu; çünkü onların malı çoktu, ve birlikte oturamıyorlardı.
7-Ve Abramın sürülerinin çobanları ile Lûtun sürülerinin çobanları arasında çekişme oldu. (Ve Kenânlılar ve Perizzîler o zaman memlekette oturuyorlardı).
8-Ve Abram Lûta dedi: Rica ederim, benimle senin aranda ve benim çobanlarımla senin çobanlarının arasında çekişme olmasın; çünkü biz kardeşiz.
9-Bütün memleket senin önünde değil mi? rica ederim, benden ayrıl; eğer sola gidersen, ben sağa, ve eğer sağa gidersen, ben sola giderim.
10-Ve Lût gözlerini kaldırdı, ve bütün Erden Havzasının, Sodom ve Gomorrayı RAB helâk etmeden evel RABBİN bahçesi gibi, Tsoara giderken Mısır diyarı gibi, her yerde suyu bol olduğunu gördü.
11-Ve Lût bütün Erden Havzasını kendisine seçti; ve Lût şarka doğru göç etti; ve birbirinden ayrıldılar.
12-Abram Kenân diyarında oturdu, ve Lût Havza şehirlerinde oturdu, ve Sodoma doğru çadır kurardı.
13-Ve Sodom halkı kötü ve RABBE karşı çok günahkârdılar.

YAHUDİ SAYILMAMALARININ NEDENLERİ
*Anne tarafından İbrahim/Yakup/Yahuda soyundan değiller,
*İbrahim ile kavgalılar,
*Günahkar bir şehire gitti,
*Ensest ilişki kurdu.

Diye düşünebiliriz...Bunlar da YAHUDİLERİ'n içerisindeki ayrık otlarını temizlemeyi gerekli kılan durumlardan biridir...

10 Kabile kaybolmuş, Yahudi olmayan Moab ve Amon kabilelerinin çoğalarak Yahudi toplumunu oluşturmuş olma riski çok büyük, bir de üstelik KARAİM Yahudileri üzerine tuz biber...Dolayısıyla Hitlerin ARİ IRK yaratma hamlesi aslında Yahudileri AYRIK otlardan temizleme hamlesidir diye düşünüyorum...

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
israil, kabileleri, kabilesi, kayıp, İsrail or yahudi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.