Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Maksat Muhabbet Olsun > Duygularımız


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 16.04.2020, 07:08   #1
Çevrimdışı
Ben kimim
Yasaklı Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Eden Bulur İlahi Adalet Tecelli Eder.





Eden bulur ilahi adalet tecelli eder.


Çocukluğumuzda ailemizdeki ve çevremizdeki güngörmüş aksakallı büyüklerimiz bizlere ilahi adaletin er veya geç tecelli edeceğinden, kötülük ve zulüm yapanların bir gün aynı şeyleri yaşayacaklarından bahsederler, bizlere dürüstlük ve adaletten ayrılmamızı, yetim ve kul haklarına riayet etmemizi örneklerle anlatırlardı.

Onlar ki mektep medrese görmemişlerdi ama hayat mektebinden pekiyi derece ile mezun olmuşlardı. Şahit olduğum bazı olaylar ara sıra film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmektedir. İlkokula gitmiyordum, komşumuz Talaş Süleyman lakaplı bir amcamız yanarak vefat etmişti, cenazesi için ailemizle birlikte Adana yolunda zengin topraklara sahip bir ova köyüne gitmiştik. Süleyman amcanın cesedi teneşire yatırılmıştı, vücudu sargılarla sarılmıştı, aklım ermediğinden gidip baktım sonra korkudan kaçmıştım.

Bizler büyüdükten sonra rahmetli babam bizlere Talaş Süleyman amcanın gençlik yıllarını anlatmıştı, Süleyman amca Birinci Dünya Savaşı döneminde eşkıyalık yapmış, çetelerle birlikte evleri soymuş, 13 yaşında bir kızı dağa kaldırmış, yoksul ailesinden haraç alamayınca kızı ağaca bağlayıp yakmışlar, kızın ailesi de” Allah da sizi yaksın” diye beddua etmiş. Babam olayı anlattıktan sonra “ Adalet yerini buldu, kendisi de yanarak öldü” demişti.

Mahallemizde elcilik (Dayıbaşılık) yapan Cenik Salih ve karısı yaşardı, yoksul ve kimsesiz kadınları yazın pamuk, kışın bakla toplamak için ağaların tarlalarına götürürdü, ağadan aldığı paraları işçilere dağıtmaz, haklarını yerlerdi. Ücretleri ödenmeyen yoksullar Salih amcanın evine gelerek beddua ederlerdi, “ Allah, Salih iki gözün kör olsun, cami kapılarında dilenerek ölesin, karının da etleri çürüsün, kurt düşsün.” diye ağlayarak bağırırlardı, bu ağlamalara birçok defa şahit olmuştum. Yıllar sonra bir yaz tatilinde memleketime ve mahallemize gittiğimde gerçekten de Salih amcanın iki gözü görmez halde köşe başında dilendiğini gördüm ve karısı da yatalak olmuş, Çukurova’nın o dayanılmaz sıcaklarında sırtı yara olmuş ve kurtlar düşmüş, gelinlerinin cımbız ile temizlediklerini duymuştum.

15 yaşımda iken bir yakınımız kendisini yıllarca bekleyen ve çok seven yavuklusunu basit bir bahane ile terk edince bu genç kızın ağlayarak beddua ettiğine şahit oldum, genç kız: “ Allahtan dilerim, mesut olamayasın, evleneceğin kızın ve olacak çocuklarının hayrını görmeyesin, ekmeğe muhtaç olasın.” diyerek ve ağlayarak mektuplarını yavuklusunun yüzüne çarparak gitmişti.” O yakınımız erkek, başka bir kızla evlendi, iki çocukları oldu, karısı ve oğlu genç yaşta öldüler, ikinci karısı da hayırsız çıktı, zengin oldu ama servetinin hayrını görmedi, yoksul gibi yaşadı, serveti başkalarına kaldı.

Birinci Dünya Savaşında askerden kaçan, Kurtuluş Savaşında evine Fransız bayrağı asan, daha sonra şehit olan Türklerin ve Fransızlarla birlikte ülkemizi terk eden Ermenilerin gayrimenkullerine el koyan ve Cumhuriyet Döneminde Türkiye’nin en büyük Holdingine sahip olan meşhur bir sanayici ailenin çocukları iflah olmadı, fabrikaları, bankaları battı, sonra da devlet servetine el koydu ve sıradan bir aile haline geldiler.

Ne oldum demeyelim, ne olacağım demeliyiz, komşuları olarak bizler bu aileden bir hayır görmedik, kapılarında bir yoksul yemek yemedi, işçilerini köle olarak görürlerdi hatta aynı okulda, aynı sınıfta okuduğumuz halde çocukları bizlere selam bile vermezlerdi. Masum, mağdur ve mazlumun bedduasından, yetim, öksüz, yoksul, dul kadınların ve kulların haklarını yemekten, zimmetten, rüşvetten, devletin ve milletin haklarını gasp etmekten kaçınmak ve korunmak ve her türlü haramdan sakınmak, adaletten ayrılmamak ve Allaha sığınmak gerekir.

Eden, mutlaka belasını bulur, ilahi adalet er veya geç tecelli etmektedir, ihanettin sonu felakettir.

Seyhan Çağlar EMEN

Manisa'da Denge Gazetesi


EDEN BULUR- İLAHİ ADALET TECELLİ EDER


Not:

Buna kesinlikle inanıyorum çünkü şimdiye kadar hayatımda bana kötülük yapan veya kötülük yapmayı düşünenlerden kendilerine şahsen cezalarını veremediğim ve sadece "Allah belasını versin" dediğim mahlukların hepsi cezasını bulmuştur.
Bu gün bunların çoğu hayatta değildir, hayatta olanlar ise çok kötü durumdalar.



  Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Ben kimim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.2020, 09:07   #2
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden bulur ilahi adalet tecelli eder.

Hayatımda kimseye bela okumadım ama şu koronaya yatıp kalkıp ailecek bela okuyoruz..


Paylaşım için teşekkürler.

  Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.2020, 09:27   #3
Çevrimdışı
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden Bulur İlahi Adalet Tecelli Eder.

Merhaba,

Bazılarına bela okuma da işlemiyor...

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.2020, 12:51   #4
Çevrimdışı
Livan
Gerçek Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden bulur ilahi adalet tecelli eder.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi OkyanusunKalbi Mesajı göster
şu koronaya yatıp kalkıp ailecek bela okuyoruz..
Yok, yanlış.

Korona'cım, canım benim, gözümün nuru, ne işin var buralarda senin. Sen saraylara layıksın.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Livan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.2020, 13:35   #5
Çevrimdışı
Ben kimim
Yasaklı Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden bulur ilahi adalet tecelli eder.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi OkyanusunKalbi Mesajı göster
Hayatımda kimseye bela okumadım ama şu koronaya yatıp kalkıp ailecek bela okuyoruz..
Paylaşım için teşekkürler.
Hayatımda kimsenin dini inancına karışmadım, eleştirmedim, herkesin samimi inancına saygı duyarım, onun için bu konuda @Aristo'nun düşüncesini öğrenmek istiyorum, paylaşıma katılırsa memnun olurum.

Teşekkürler.
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Ben kimim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.04.2020, 23:46   #6
Çevrimdışı
Ben kimim
Yasaklı Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden Bulur İlahi Adalet Tecelli Eder.

Alıntı:
Alıntı: Aristo

Ha bu arada ben de beddua olmasa da bazen kimi insanlar için çok kötü şeyler dilerim... Bazen o kişiler çok kötü şeylerle karşılaşır, bazen de sırça saraylarda hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ederler. Ama eminim ki bu bizim onlar hakkındaki iyi ya da kötü dileklerimizle değil, onların kendi yaşamlarıyla ilgili bir durum. O durum da kaderle falan ilgili değil, toplumun gelişim seviyesi ile ilgili bir durum.

Ben gözlemlerime dayanarak bu sonuca vardım, ancak bunun nasıl, neden, ve kim tarafından gerçekleştirildiği hakkında en ufak bir bilgim yoktur, belki de sadece tesadüftür, onun için sizin konu hakkındaki düşüncenizi öğrenmek istedim. Paylaşımınız için teşekkür ederim,
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Ben kimim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.04.2020, 00:24   #7
Çevrimdışı
Bursalı68
Yönetici

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden Bulur İlahi Adalet Tecelli Eder.

Merhaba,

Sözü @Aristo'ya bırakmak için düşüncemi belirtmedim, kısa kestim...

İlahi adalet dediğimiz belki bir tesadüf, belki de değil....Ancak İlahi Adalet de her zaman kendini göstermiyor maalesef...Yani niçin sadece beddua edince ilahi adalet ortaya çıkıyor...?

Eğer ki sadece " beddularda " ortaya çıkıyor ise bu, zaten ilahi adalet değil tesadüftür diye düşünüyorum...

İlahi adaletin olabilmesi için, ota boka para saçanlar varken, sofralarında bir tek kuş sütü eksikken, en azından Pulitzer ödüllü o resimde, akbaba önünde açlıktan ölen çocuk olmamalı ki az da olsa bir "ilahi adaletten" söz edebilelim...

Doğuştan sakat olanlar, hastalıklardan inim inim inleyenler, açlıktan nefesi kokanlar, doğarken yanlış anne-babadan doğanlar, insanlar yüzünden hayatları zindan olanlar...İlahi adalet maalesef bunlara tecelli etmiyor bir türlü...Onlar mükafatlarını " öbür tarafta " alacak demek, bu tarafta cehennemi yaşayacakları anlamına geliyor...

Ancak inanç, alınan nefes ve bahşedilen hayatın bile bir şans, kısmet, ödül olduğunu ve bu kadarına şükretmeyle başlamamızı söyler...

Benim üzüntüm ilahi adaletin uğramadıklarına...

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
  Alıntı ile Cevapla
Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 30.10.2020, 20:33   #8
Çevrimdışı
Ben kimim
Yasaklı Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Eden Bulur İlahi Adalet Tecelli Eder.






-Kendini Dev Aynasında Gören-



Bugünlerde kafamı meşgul eden konulardan bir tanesi ‘insanoğlunun ne kadar unutkan ve geçmişinden ders alamayan bir varlık olduğu’ konusu.

Öylesine unutkanız ki geçmişde yaşadıklarımızı atlatıp, hayatımızda yeni bir dönüm noktası başlayınca, kimi zaman görgüsüzlük çukurunun içine ya da intikam peşine düşebiliyoruz.

Bu Çukur öylesine bir çukur ki, içi zehir ve yabanlık dolu….

Ve birzamanlar eleştirdiğiniz insanların rollerini birden siz kaparak onların yerinde olabiliyorsunuz.İşte tam da beklediğiniz ve istediğiniz yer!

Buradaki Intikam sözcüğü ile ise,

“geçmişinde özlemini çekip sahip olamadıklarına kavuşan insanın, o şeye ulaşması ile delicesine bir tüketimin ve yozlaşmanın içine girmesi ve birzamanlar kendisi gibi olan insanlara karşı kişinin büyük bir kibir,anlayışsızlık ve öfke beslemesi”

durumu kastedilmiştir.

Somut bir örnek verecek olursak;

Intikam durumu söz konusu olduğunda ve kişi geçmişinin karşıtı bir hayata başladığında özlemini duyduğu şeylere yırtıcı bir kaplan gibi saldırır.Bunun sonucunda yeni hayata sahip olan insan ya aşırı tüketime ya da böbürlenmeye sürüklenir.

Bu paraya, mala ihtişama güzelliğe sahip olmak olabilir.

İşte bu tür durumlara genellikle Türkçe de

“sonradan görmüşlük“ deniliyor.

(günümüzde “sonradan görme” lafı sosyoloji de de artık yerini almış durumda ve genelde Göç alanında kullanılmaktadır)

Daha detaylı ve günlük bir dil ile anlatacak olursak;

Bir zamanlar sevgilisi olmayan genç delikanlının yıllar sonra popüler olması ve etrafında kadınların pervane olmasıyla birden çok sevgililere sahip olur, yani kişi şimdiye dek yaşadığının zıttı bir deneyime kavuşur.Bir nevi bir rol değişimi gerçekleşir.Bir zamanlar bu delikanlı bir sevgilinin özlemini çekerken şimdi birden fazlasına sahiptir. Yani yıllar içinde bir kaç sevgilisi olacaksa şimdi hepsine aynı anda sahip olan genç böylece geçmişin intikamını almaya başlar. (devamında olanları siz düşünün)

Hatta burada bir diyalektiğin olduğunu bile söyleyebiliriz.

Başka bir örnek verecek olursak bir zamanlar maddi manevi kendisine yetemeyen biri, güçlendiğinde destek aldığı insanlara sırtını çevirebiliyor ve onun için yapılmış fedakarlıkların tam aksine davranışlarda bulunarak ilişkilerini yıkabiliyorsa işte burada da bir görgüsüzlük ve intikam durumu hakim olduğunu söyleyebiliriz.

Bunlar da bizi yeni öğretilere ve hikayelere ulaştırır ,böylece de ağzımıza laf verilir ve bizde bunun üzerinden günlük siyasetimizi yaparız.

Sanırım koltuk kavgası mantığı da kendisini böylesi bir düşünce ile var etmiştir.

Insanlar birbirlerini “ben o koltuk da otursaydım” siyaseti ile algılamasından ötürü koltuğa kurulmaları ile enteresan sonuçlar ortaya çıkıyor.

Böylece görüyorsunuz ki kimsenin kimseden farkı kalmıyor.

İşte buyüzden genellikle görgüsüzlük, özünü yitirme, kültürel erozyon tartışmaları günümüzde yankı buluyor ve herkes herkesi yargılıyor.

Değişik bir döngü doğrusu.

Ama tamamen iki yüzlü bir durum!

Güce ulaşan insanın birden kendi içinde büyümesi ve devleşmesi ile tartışma eylemi zuhur eder ve bizde egomuzu bu dedikodularla var edip keyifleniriz.

Ne acayip varlıklar olduk bizler!!!

Sanki denemeye tabi tutuluyoruz kendimiz tarafından.

Yani her inişin çıkışı var sözünde olduğu gibi o çıkışda insan kendi nefsince kendi tarafınca deneniyor ve egosuna yenik düşüyor…

Sanırım ‘biri sana tokat atarsa öbür yanağını dön’ tümcesi de bu tür bir mantığın sonucunda ortaya çıkmış.

Çünkü bu tür durumlar karşısında insanların bir şeyler öğrenmesi ve kendi özlerine sahip çıkmaları için bir mesaj verilmek istenmiş.

(Bu tümcenin ideolojik yönüne ise başka bir zaman değinip tartışmamızın daha doğru olacağını düşündüğümden olayın bu tarafını atlıyorum.)

Bu cümle ile aslında ‘özel hayattaki siyasi söylemlere karşı durulması gerektiği’ mesajı verilmiş ve bende buna dikkat çekmek istedim.

Yani siz siz olun başkası olmayın anlamına!

Ya da popüler kültürümüzde aynı şekilde “başkası olma kendin ol böyle çok daha güzelsin” şarkısında olduğu gibi anlatılmak istenen anlama işaret etmek istedim.

Çünkü bizi biz yapan ve hayatı sıkıcı kılmayacak şeyler bu verilerden geçmekte.

Çünkü Koyun ya da Odun olmamak bunları önemsemekten geçmekte!

Ama kendini dev aynasında gören insan tabii ki diğerlerinden hep farklı görür kendini ve kendine bahaneler içeren açıklamalar bulur.Çünkü O, farklıdır ve haklı bir nedeni vardır böyle olması için.Ama zaten herkes farklı değilmidir?Herkes kendisi hakkında böyle düşünmez mi?

O DİĞERLERI gibi değildir ve hak ederek gelmiştir bulunduğu yere/konuma. Oyüzden önemsemez saydıklarımızı!!!

Zaten herkes herşeyi hak etmiyor mu bu dünyada???

Ama burada tartışılması gereken şey nerde olduğumuz değilde bize neler olduğu!!!

Ne kadar insan olduğumuz ya da ne kadar kendimizi yaşayabildiğimiz….

Biraz kafa yorup düşünmeli….

İyi düşünmeler ve uyanmalar!

F.Durmaz


-Kendini Dev Aynasında Gören- | On Living
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
adalet, bulur, eden, eder, ilahi, tecelli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 17:58.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.