Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Maksat Muhabbet Olsun > Astroloji | Mitoloji

Astroloji | Mitoloji Burçlar, fallar ve rüya tabirleri


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 29.11.2018, 00:02   #61
Çevrimdışı
alkanaga
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

OANNES- ADAPA
Adapa, Adaba Mezopotamya mitolojilerinde yaratılmış ilk insandır. Adapa; Sümer kralları listesi'nde ulusun ilk lideri olarak geçer. Farklı biçimlerinde Oanes ve Alulim olarak da anıldığı olmuştur. Akadca'da ismi Adamu, erkek insan anlamına gelir. Öykü Tevrat anlatılarında yer alan yasak meyveden yiyen Âdem ile Havva'nın cennetten atılması öyküsü ile ilişkilendirilmektedir.

Adapa antik Eidug şehrinin kralıydı. Enki tarafından yaratıldığına inanılırdı, bir bakıma Enki'nin oğlu olarak düşünülmüştür. Yarı faniydi ama ölümsüzlerin kuvvetine sahipti. Evrenin tüm bilgisinin üçte birine sahip olduğu, bu bilginin ona Enki tarafından öğretildiğine inanılırdı. İnsanlığa dili öğretenin Adapa olduğuna inanılırdı.
Kral olarak görevlerinin yanı sıra bir rahip ve üfürükçüydü. Öldükten sonra yarı tanrılar sınıfı olarak değerlendirilen yedi büyük bilge (apkallu)`dan biri olmuştur.

Mite göre Adapa tanrısal soydan gelen bir fanidir. Balıkçı teknesini devirdiği gerekçesiyle Güney Rüzgârı'nın kanatlarını kırınca cennetin ve tanrıların tanrısı olan Anu'nun önünde hesaba çekilmesi gerekir. Adapa' nın koruyucu tanrısı olan Ea/Enki, cennetteyken yiyip içmemesi gerektiği konusunda onu uyarır. Bu aslında bir aldatmadır, böylece Adapa'nın ölümsüz olma şansını elinden almıştır.
Bu mite göre ise insanların ölümlü oluşu Adapa'nın aptallığından kaynaklıdır. Enki (Ea), oğluna bilgelik vermiş, ama ölümsüz yaşamı vermemiştir.
Bir gün Adapa'nın önüne ölümsüzlüğü elde etme şansı çıkar, ancak Adapa reddeder. Tanrı Anum'un huzuruna çağrılır. Ea, önceden ona orada ölüm için yiyecek ve içecek verileceğini, onlardan tatmamasını haber verir. Hüküm verileceği gün, öteki tanrılar onu tutarlar ve yumuşayan Anum, ölümsüzlük yiyecek ve içeceğini getirtir. Adapa bunları da almak istemez. Anum, şaşırıp nedenini sorar. Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi". Anum, buna bakıp Adapa'nın yeryüzüne atılmasını emreder.
Birde bu mit'e benzer bir mitte geçen "oannes" var insanlara bütün bildiklerini öğreten varlık. Gündüzleri insanların yanına gelir ve ilim öğretir geceleri denizin derinliklerinde kaybolur ertesi sabah yine gelirmiş bacakları balık şeklinde hem insan kafası onun üstünde balık kafası ve yüzgeçleri bulunan oannes yani yunus....
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur.
Alkanaga
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 18.12.2018, 23:02   #62
Çevrimdışı
alkanaga
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Helle ve Phriksos

Rüzgar tanrısı Aiolos’un oğlu Athamas, Yunanistan’da Boiotia’nın Orkhomenos Kenti kralı olup, bulut tanrıça Nephele (Nephele “bulut” demektir) ile evlenir. Bu evlilikten Phriksos adında bir erkek ve Helle adında bir kız çocukları olur. Mutlu bir yaşam sürerlerken kral bir süre sonra Nephele’den bıkmış olmalı ki; Thebai kralı Kadmos’un kızı İno’ya sevdalanır ve onu da sarayına kadını olarak getirir. Athamas ile İno’nun evliliklerinden Learkhos ve Melikertes adında iki oğulları doğar. Nephele ise iki çocuğunun özellikle oğlunun geleceğinden kaygılanmaktadır. Çünkü İno çok hırslı ve oyun kurucu bir kadındır. Kendi oğlunun gelecekte kral olabilmesi için her şeyi yapacak kişiliktedir.
Gerçekten de çok geçmeden kadın gerçek yü.zünü gösterir. Akla hayale gelmeyen şöyle bir oyun kurar. Çiftçilere verilecek tohumlukları gizlice kavurttuktan sonra dağıtımını yaptırır. Bunun farkına varmadan tohumları eken çiftçiler ürün alamazlar, kıtlık başlar. Kral, bu sıkıntılı durum karşısında ne yapılması gerektiğini öğrenmek için biliciye danışır. Düzenbaz İno biliciyi çoktan satın almıştır bile. Bilici, krala oğlu Phriksos ile kızı Helle’nin kurban edilmesi gerektiğini söyler. Bu haberi alan halk da açlık korkusu ile çocukların kurban edilmesi için izin vermesi yönünde krala baskı yapmaya başlarlar. Kral bu durumu umarsız kabul eder.

Helle ve Phriksos’un koç ile kurtarılma anı
Phriksos ve Helle kurban edilmek üzere sunağın önüne getirilirler. Tam kurban edileceklerken Zeus, ulak tanrı Hermes ile bir koç gönderir. Nephele de çocuklarını bir buluta sararak gözlerden saklar ve altın postlu insan gibi konuşan bu koça bindirerek Karadeniz’e yollar. Böylelikle çocuklar kurtulurlar. İyi ve neşeli süren yolculukta tam Çanakkale Boğazı’nı geçerlerken büyük bir fırtına kopar. Helle koça iyi tutunamadığı için dengesini kaybederek denize düşer ve boğulur. Bu olaydan sonra da buraya “Hellenin Denizi” anlamına gelen Hellespontos (Çanakkale) adı verilir. Phriksos ise Karadeniz’de Kolkhis’e vardıktan sonra koçu Zeus’a kurban eder. Postunu da yanında saklar. Kimileri bu postu Aietes’e verdiğini, kimileri de Aietes’in onu Phriksos’tan zorla aldığını aktarır. Argonautlar da, bu postun peşine düşerek yeni serüvenler yaratırlar. Kimi kaynaklarda Helle’nin ölmediği onu deniz tanrısı Poseidon’un kurtardığı ve evlendikleri yönünde bilgi vardır.

Kaynakça:
Ege’nin Antik Öyküleri – Ahmet Semih Tulay
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur.
Alkanaga
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.12.2018, 00:41   #63
Çevrimdışı
Rosebud
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alkanaga Mesajı göster
OANNES- ADAPA
Adapa, Adaba Mezopotamya mitolojilerinde yaratılmış ilk insandır. Adapa; Sümer kralları listesi'nde ulusun ilk lideri olarak geçer. Farklı biçimlerinde Oanes ve Alulim olarak da anıldığı olmuştur. Akadca'da ismi Adamu, erkek insan anlamına gelir. Öykü Tevrat anlatılarında yer alan yasak meyveden yiyen Âdem ile Havva'nın cennetten atılması öyküsü ile ilişkilendirilmektedir.

Adapa antik Eidug şehrinin kralıydı. Enki tarafından yaratıldığına inanılırdı, bir bakıma Enki'nin oğlu olarak düşünülmüştür. Yarı faniydi ama ölümsüzlerin kuvvetine sahipti. Evrenin tüm bilgisinin üçte birine sahip olduğu, bu bilginin ona Enki tarafından öğretildiğine inanılırdı. İnsanlığa dili öğretenin Adapa olduğuna inanılırdı.
Kral olarak görevlerinin yanı sıra bir rahip ve üfürükçüydü. Öldükten sonra yarı tanrılar sınıfı olarak değerlendirilen yedi büyük bilge (apkallu)`dan biri olmuştur.

Mite göre Adapa tanrısal soydan gelen bir fanidir. Balıkçı teknesini devirdiği gerekçesiyle Güney Rüzgârı'nın kanatlarını kırınca cennetin ve tanrıların tanrısı olan Anu'nun önünde hesaba çekilmesi gerekir. Adapa' nın koruyucu tanrısı olan Ea/Enki, cennetteyken yiyip içmemesi gerektiği konusunda onu uyarır. Bu aslında bir aldatmadır, böylece Adapa'nın ölümsüz olma şansını elinden almıştır.
Bu mite göre ise insanların ölümlü oluşu Adapa'nın aptallığından kaynaklıdır. Enki (Ea), oğluna bilgelik vermiş, ama ölümsüz yaşamı vermemiştir.
Bir gün Adapa'nın önüne ölümsüzlüğü elde etme şansı çıkar, ancak Adapa reddeder. Tanrı Anum'un huzuruna çağrılır. Ea, önceden ona orada ölüm için yiyecek ve içecek verileceğini, onlardan tatmamasını haber verir. Hüküm verileceği gün, öteki tanrılar onu tutarlar ve yumuşayan Anum, ölümsüzlük yiyecek ve içeceğini getirtir. Adapa bunları da almak istemez. Anum, şaşırıp nedenini sorar. Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi". Anum, buna bakıp Adapa'nın yeryüzüne atılmasını emreder.
Birde bu mit'e benzer bir mitte geçen "oannes" var insanlara bütün bildiklerini öğreten varlık. Gündüzleri insanların yanına gelir ve ilim öğretir geceleri denizin derinliklerinde kaybolur ertesi sabah yine gelirmiş bacakları balık şeklinde hem insan kafası onun üstünde balık kafası ve yüzgeçleri bulunan oannes yani yunus....
Bu konulara pek girmek istemiyorum çünkü girersem çıkamam, günlerce aylarca yazmam lâzım.
Benim için çok tutkulu konular bunlar, çok kafa patlattım hala da patlatmaya devam ediyorum, Adapa aslında bildiğimiz Adem ve onun Tanrılarla birebir yakın ilişkileri var bu nedenle ona aynı zamanda Tanrısal bir anlam da atfedilmiş, nitekim İslâm dininde peygamber olarak geçiyor.
Mitoloji aslında herkesin sandığı gibi ütopik bir konu değil, o dönemin insanlarının gördüklerini anlatmada yetersiz kalan dimağlarının sebep olduğu anlatım bozuklukları nedeniyle, inanılası durumdan çıkmış yaşanmış anılar onlar...
Bu girizgâhtan sonra dikkat çekmek istediğim bir şey var o da Sümer Tanrı'larının kollarındaki saat benzeri cihazlar, bunları hemen hemen tabletlerde resmedilmiş tüm Sümer Tanrılarının bileklerinde görmek mümkün.
Anlatmada dimağlar yetersiz kalabiliyor ama iş resmetmeye gelince gözler işini iyi yapıyor, hani derler ya gözler kalbin aynasıdır yalan nedir bilmez onlar.
__________________

TEARS AND SOUVENIRS

  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.01.2019, 22:07   #64
Çevrimdışı
alkanaga
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

BÜYÜK İSKENDER'İN ÇANAKKALE'DE ACHLEUS'UN MEZARINI ZİYARET ETMESİ
Büyük İskender, Truva savaşını bizzat Homeros'un eserinden öğrenmiştir.Efsaneye göre Büyük İskender Anadolu'ya geçtiğin de kendine örnek aldığı Akha kahramanı Achileus'un mezarını ziyaret etmesidir.Büyük İskender' Homeros'un bu kitabını Achileus'un mezarına bırakmıştır. ( Marcanlanıo Raimondı )
Büyük İskender Achileus'un mezarından sonra ünlü Truva akahramanı Hektor'un da mezarını ziyaret eder. Fakar Achileus'u topuğundan vurarak öldüren Paris'in mezarını ziyaret etmek istememiştir.
Troya’yı ölümsüz kılan, İzmirli ozan Homeros’un ölümsüz eseri İliada ve Odysseia Destanıdır.
Homeros, 10 yıllık Troya Savaşı’ destanın da sadece son günleri üzerinde yoğunlaşır. Geriye ve ileriye dönük anlatımlarla Troya kentinin önündeki olayları ile Truvalı Paris’in kraliçe Helena’nın kaçırılışı ve kentin tahta at hilesiyle alınışına kadar gerçekleşenleri anlatmıştır.
Homeros’a göre bu savaşın sebebi aşktır. Hera, Athena ve Afrodit arasındaki güzellik yarışmasında, tanrılar tarafından hakem olarak seçilen Troya kralının oğlu Paris’in, Afrodit’i seçmesi ile Hera ve Athena’yı çok kızdırmıştır. Paris'in, bu tercihine karşılık olarak Dünyanın en güzel kadını, Zeus’un kızı ve Sparta kralı Menelaos’un karısı olan Helena’yı Afrodit’in yardımıyla Troya’ya kaçırmasıdır.. Bu kaçırma sadece Menelaos için değil, aynı zamanda evlenme töreninde bu evliliğin korunması için yemin eden bütün Grek beylikleri yani Akhalar için de savaş nedeni kabul edilir.Homeros'un kitabı,kanlı savaşların,Truva prensi olan Hektor’un cenaze töreniyle bitmesidir.
Tarihçiler yalnız savaşı Helene'e bağlamaz Akha krallarının Truva'nın zenginliklerinde gözlerinin olduğundan da bahsederler.
Troya Savaşı, Batı’nın Doğu’ya, Avrupa’nın Asya’ya karşı verdiği bir savaş olarak yorumlanır. Bu sebeple tarihte birçok hükümdar Troya’yı ziyaret etmiş. Büyük İskender, Aşil’in mezarına kurban sunarak, kendi yaptıklarını anlatacak bir Homeros olmadığından yakınmıştır.
Şehrin bir diğer ilginç hikâyesi ise Roma İmparatorluğu’nun, Troya’yı kökeni olarak kabul edilmesidir.. Troyalıların hayatta kalmış büyük kahramanı Aeneas’ın annesi ve onun Latyom’a, İtalya’ya kaçıp orada Romalıların atası olarak yerleşmesi yüzünden, Romalılar Troya’yı ana yurtları olarak kabul etmişlerdir.. Bu sebeple birçok zengin Romalı tarafından ziyaret edilmiş ve belki de tarihin ilk turistik şehri olmuştu.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur.
Alkanaga
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.04.2024, 02:21   #65
Çevrimdışı
alkanaga
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Adem yaratıldığında Allah sırtını sıvasladı, zürriyetini gözleri önüne getirdi. İçlerinden biri çok ağladı ve nuru Ademin ilgisini çekti. Adem sordu; “Ey Rabbim bu kimdir?” dedi. Allah: “Bu senin zurriyetinden gelen son ümmetlerden bir kişidir ki adı Dâvûd’tur.”
Adem: “Rabb'im O'nun ömrü ne kadardır” dedi.
Allah “Altmış sene” buyurdu.
Adem: “Benim ömrümden ona kırk yıl ilave et” dedi.
Cennette Adem havva ile beraber 300 yıl yaşadılar. Günün birinde yasak meyveyi yediler ve cennetten kovuldular. Adem Cennetten yeryüzüne inerken Allahın cennetteyken ona hediye ettiği bir yüzüğü de beraberinde getirdi. Bu yüzüğün bir köşesinde “Mülk Allah’ındır” yazıyordu, Dünya üzerinde 1000 yıl kadar daha yaşadı Adem.
Adem’in ömrü dolunca ölüm meleği kendisine geldi.
Adem: “Daha kırk yıllık ömrüm yok mudur?” dedi.
Ölüm meleği: “Bu kırk yılı oğullarından Dâvûd’a vermedin mi?” diye karşılık verdi.
Ademe bu durum unutturuldu, zürriyeti de bu suretle unutkan oldu.
Adem peygamber vefat edince mahirli ve kerametli yüzük tekrar cennete geri döndü. Aradan yıllar geçince Allah cebrail meleğine yüzükle ilgili bir görev verdi. Yüzüğün bir dönem yeryüzünde bulunan bir kişiye getirilip emanet edilmesini bildirdi.
Sonraları Mührü Süleyman olarak anılan bu yüzük, cennette ve bir dönem Hz. Âdem’e ait iken Cebrail tarafından Allah'ın emri ile önce Hz Davud'a getirildi. Davut, 500 yıl yaşadı. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki :
-”Ey Davut! Hak Tealadan sana bir yüzük ve on soru getirdim. Allahu Tealanın buyruğu odur ki: Evlatlarını toplayıp bu on soruyu onlara sor. Kim doğru cevap verirse senin yerine o geçsin. Devleri, Perileri, Ademoğullarını, yelleri, kuşları, canavarları, dünyada ne ki varsa hepsini buyruğuna baş eğdirsin, itaatli kılsın. Ve bütün dünyaya padişah olsun” dedi.
Davut, yüce insanlardan oluşan bir meclis kurup evlatlarını çağırdı ve bu meclis huzurunda tek-tek hepsine bu on soruyu sordu. Hiç biri cevap veremedi.
En son Hz. Süleyman a.s. ayağa kalktı:
-”Eğer izin verirseniz bu sorulara ben cevap vereyim!” Dedi. Davut a.s.’ın gönlü hoş oldu Ve:
-”Ya Süleyman söyle bana” dedi:
1-Dünyanın en kem kötü şeyi nedir ki ondan daha kötüsü yoktur?
2-En güzel, en üstün şey nedir ki ondan daha güzeli, daha üstünü yoktur?
3-Dünyada en acı şey nedir?
4-Dünyada en tatlı şey nedir?
5-O nedir ki ondan daha çirkini yoktur?
6-Nedir o ki ondan daha kabası yoktur?
7-Yine o şey nedir ki ondan daha yakını olmasın?
8-Nedir o şey ki ondan daha ırağı yoktur?
9-Yine nedir o şey ki onda daha gussalı, daha kaygı verici şey olmasın?
10-Nedir o şey ki ondan daha sevinçli şey yoktur?
Süleyman a.s. dedi ki:
–”Ey baba bu sorduğun sorular çok kolay şeylerdir?”
1-Dünyada en kötü şey insanoğlunun nefsidir ki ondan daha kötüsü yoktur.
2-Ondan daha güzel daha üstünü olmayan şey akıldır.
3-En acı şey yoksulluktur
4- Çok tatlı olan şey varlıklı, zengin olmaktır.
5-İnsanoğlu’nda süğmekten, küfürden daha çirkin şey yoktur.
6-Kaba (katı yürekli) kadından daha kabası yoktur.
7-İnsanoğlu’na ahiret’ten yakın şey yoktur. Ve bütün kişiler ona gitmektedir.
8-Sonra dünyadan ırak başka bir şey yoktur ki, insanoğullarından ıraklaşmaktadır.
9-Gayet gussalı, kaygılı şey; ruhun bedenden ayrılmasıdır.
10-Gayet şad, sevinçli olan şey yine ruhtur ki, insanoğlunda bulununca bu sevinci duyar!
Diye cevap verdi. Yalnız her soruya cevap vermeden önce gülümsedi sona cevap verdi
O zaman Davut a.s. oğlu Süleyman a.s.’a:
-”Gerçek söyledin, öyledir! Ama Bu yüce insanların huzurunda neden her soruya adaba aykırı olarak gülerek cevap verdin”: Süleyman a.s:
-”Bu soruların cevabını bende bilmiyordum ama siz her soruyu sordukça cevabı bir karınca bana söylüyordu bende size cevap veriyordum” dedi.
O zaman Davut a.s. dedi ki: Amaç Allah’a ulaşmak olduktan sonra vasıta isterse bir karınca olsun, önemli değildir.
Yüzük Süleymana verildi. Fakat bir gün bu muhteşem yüzük cinler tarafından çalındı. sahra cini olan dev bir ifrit, Hazret-i Süleyman kılığında gelerek yüzüğü gasp etti, Süleyman’ın tahtına geçti ve yönetimini eline geçirdi. Ve Hazret-i Süleyman’ı sahtekârlıkla suçlayarak saraydan çıkarttırdı. Süleyman sahip olduğu her şeyi kaybetti. Ve mührün yokluğunda geçen o acı günlerde kendisindeki asıl mührü kendinde buldu. Geçimini sağlamak için çalıştığı balıkçıdan para yerine balık aldı, temizlerken, balığın karnında yüzüğünü gördü, onu parmağına takıp saraya gitti, orada eski hayatına kavuşarak peygamberlik dönemini tamamladı. Mühür kimde ise Süleyman o oldu.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur.
Alkanaga
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
mitoloji, resimleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.