Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Gezelim & Görelim > Buram Buram Türkiye'm

Buram Buram Türkiye'm Gitmesek de, görmesek de o yer bizim yerimizdir...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 03.06.2011, 21:27   #11
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Sultansazlığı



Sultansazlığı, Kayseri il sınırlarında yer alıyor. Batısında Kartalkaya ve İncil Dağı, kuzeyinde Erciyes Dağı, doğusunda Develi, Akpınar, Çiçekliyurt dağları ve güneyinde Aladağlar ile Elmalı Dağları bulunuyor. Yay Gölü ve yazın büyük oranda kuruyan Çöl Gölü, alandaki başlıca göller. Sultansazlığı yaban hayatı koruma alanı, tabiatı koruma alanı, birinci derece doğal sit alanı ve Ramsar alanı statülerine sahip, ayrıca Türkiye’nin 305 önemli doğa alanından biri. Tüm olumsuz etmenlere rağmen coğrafi konumu ve peyzaj özellikleri nedeniyle hâlâ görülmeye değer bir alan. Erciyes ve Aladağlar gibi iki heybetli yükseltinin çevrelediği Sultansazlığı, her yönden güzel bir manzara sunuyor.


Sultansazlığı ve Erciyes Dağı (Kayseri)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Sultansazlığı tatlı ve tuzlu su ekosistemleri, geniş sazlık ve bataklık alanlar ile bunları çevreleyen bozkırlar gibi farklı ekosistemlerden oluşuyor. Alan, bu habitat çeşitliliği sayesinde 15 endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Sultansazlığı geçmişte 300 civarında farklı kuş türüne sahipti. Kuzey-güney istikametindeki göç yolu üzerinde bulunan Sultansazlığı gerek kış aylarında, gerek üreme ve göç dönemlerinde kuş türleri için son derece önemli. Toy, turna, dikkuyruk ve yaz ördeği gibi kuş türleri için önemli bir üreme alanı iken son yıllarda bu özelliğini büyük ölçüde yitirdi. Günümüzde özellikle kış mevsiminde angıt ve çamurcun gibi ördek türleri, ilkbaharda ise göç esnasında konaklayan kıyı kuşları dikkat çekiyor. Sultansazlığı civarındaki köylerde sazcılık önemli bir geçim kaynağıyken bu uğraş büyük ölçüde azaldı. Alandaki diğer kullanım çeşitleri ise tarım ve hayvancılık.


Sultansazlığı ve Erciyes Dağı (Kayseri)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Kurutulmadan önce her yıl çok sayıda doğasever, kuş gözlemcisi, bilim adamı ve araştırmacı Sultansazlığı’nı ziyaret etmekteydi. Alan 1940’lı yıllardan itibaren, özellikle güneyindeki sazlık bölgeler kurtulmaya başladı; 1950’li yıllarda Kepir Sazlıkları köylülere dağıtıldı, 1970’li yıllara gelindiğinde birçok drenaj ve kurutma kanalı tamamlanmış, kurutulan alanlar tarıma açılmıştı. Sonraki yıllarda DSİ tarafından uygulamaya konulan Develi Sulama Projesi ile alanın tamamen kuruması hedeflendi.

Ardından gönüllü kuruluşlar ve kamu kuruluşları tarafından Yay Gölü’ndeki su kotunun 1070 metrede tutulması karara bağlandı ve gölün kurutulması önlendi. Bununla birlikte Sultansazlığı’nı besleyen dereler üzerine yapılan barajlarla alan dolaylı yoldan kurutuldu.


Alaca Balıkçıl – Sultansazlığı (Kayseri)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Son iki yılda sivil toplum kuruluşları ile İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün gayretle ri Yay Gölü’nü besleyen bazı kaynakların önünü açtı ve gölde su birikmeye başladı. Böylece çok sayıda kuş türü yeniden görülmeye başladı. Kuş gözlemcilerinin yeniden ilgi odağı haline gelen alan, bu yıl bir kuş gözlem festivaline ev sahipliği yaptı. Alanda kuş gözlemcileri için pansiyon bulunuyor.

Bu canlanmaya karşın alanı çevreleyen drenaj ve kurutma kanalları hâlâ yerlerinde duruyor; bu haliyle Sultansazlığı’nın tek doğal varlığı Yay Gölü.


Erguvan Balıkçıl – Sultansazlığı (Kayseri)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Alanın geçmişteki haline dönmesi için tarım ve su politikası acil olarak değişmeli; ekolojik koşullara uygun bir alan kullanım modeli oluşturulmalı. İlk iş olarak da alanı drene eden kanalların kapatılması ve sazlığı besleyen tatlı su kaynaklarının doğal akışına dönmesi gerekiyor.


Hürmetçi Sazlığı


Kayseri il merkezinin 13 kilometre güneybatısında, Hacılar ve İncesu ilçe sınırlarında yer alıyor. Alanın güneyinde Erciyes Dağı yükseliyor. Sazlığı besleyen ana kaynaklar Vanvanlı Çayı ve Dokuzpınar.

Hürmetçi Sazlığı, yarı kapalı bir havza olan Karasaz Ovası’nın bir parçası. Geçmişte özellikle kuş türleri açısından Türkiye’nin önemli doğal alanlarından biriydi ama su rejimine DSİ tarafından yapılan müdahalelerden ötürü bu özelliğini büyük oranda yitirdi. Geniş bataklık ve sazlık alanları yok oldu. Alanda yağışlı sezonda küçük bir su aynası ve çevrede tuzcul bozkır yaşam alanları bulunuyor.


Hürmetçi Sazlığı (Kayseri)
Fotoğraf: Behiye Yılmaz


Sazlık geçmişte kuş türleri için büyük önem taşıyordu. Göç döneminde nesli küresel ölçekte tehlike altında olan sürmeli kızkuşu gözleniyordu. Üreyen türler arasında ise uzunbacak ve küçük balaban gibi türler vardı. Aralarında ördek ve kaz türlerinin de yer aldığı binlerce kuş alanda kışlardı. Günümüzde yalnızca az miktarda angıt görülüyor. Alandaki bozkır habitatları endemik bir geven türü olan Astragalus cicerellus bitkisine ev sahipliği yapıyor.

Temel alan kullanım şekli hayvancılık, az miktarda tarım sahası da bulunuyor. Özellikle sazlık çevresindeki köylerde manda yetiştiriciliği devam ediyor. Türkiye’de geçmişte mandacılık çok yaygındı ama günümüzde Kayseri, Samsun gibi birkaç alanda görülüyor. Alanda yılkı atları da mevcut, zaman zaman köylüler tarafından yakalanıp evcilleştiriliyorlar.

Hürmetçi Sazlığı’nda en büyük sorun su rejimine yapılan müdahaleler. Alan DSİ tarafından 1957 yılında drene edildi. Diğer bir önemli tehdit endüstriyel kirlilik. Kayseri 1. Organize Sanayi Bölgesi, Hürmetçi Sazlığı’nın hemen yanında bulunuyor. Sanayi bölgesi alanın tamamını kullanmak istiyor ve gelişim bu yönde ilerliyor. Günümüzde Hürmetçi doğal yapısını kaybetmiş durumda. Bununla birlikte yağışlı dönemlerde az da olsa sukuşu görülüyor. Geçmişte Orta Anadolu’daki en önemli doğal alanlardan biri olan Hürmetçi Sazlığı için ivedilikle kurtarma çalışmaları yapılmalı ve alanı tehdit eden unsurlar bertaraf edilmeli. Alanın kalan güzelliklerini ve Erciyes Dağı ile oluşturduğu manzarayı yok olmadan görmek isteyenler Kayseri’nin Hacılar ilçesi üzerinden Hürmetçi Sazlığı’na ulaşabilir.


Munzur Dağları



Erzincan’ın güneyi ve Tunceli’nin kuzeyinde bulunan Munzur Dağları, Toros silsilesinin bir uzantısı. Kireçtaşı ve volkanik kayalardan oluşan Munzurlar, 3 bin metreyi aşan on zirvesi ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin batı bölümündeki en yüksek dağ silsilelerini oluşturuyor. Akarsuların açtığı vadiler dışında geçit vermeyen yüksek kayalık yapısı, alanı insan etkisinden uzun süre uzak tuttu. Bununla birlikte son yıllardaki baraj projeleri Munzur Dağları’nın doğal yapısını geri dönüşsüz olarak değiştiriyor. Çok sayıda irili ufaklı gözenin, nehir sisteminin ve yüksekteki buzul ve moren göllerinin süslediği bu dağlar, geleceğe aktarmakla yükümlü olduğumuz benzersiz doğal zenginlikler.


Munzur Çayı ve Dağları (Tunceli – Erzincan)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Alanın topografik yapısındaki farklılıklar, çok sayıda farklı habitat tipi oluşturuyor. Yüksek kesimlerde yüksek dağçayırları ve kaya habitatları, daha alçaklarda meşe ormanları, vadi tabanlarında ise akçaağaç, ceviz gibi ağaçların oluşturduğu ormanlar mevcut. Ovacık ilçesi yakınında bulunan kalıntı sarıçam toplulukları, alanın sahip olduğu doğal zenginliklerin bir diğeri. Munzur Dağları’nda günümüze değin 1518 bitki taksonu tespit edildi. Bitki varlığı açısından Türkiye’nin en zengin alanlarından biri. Bu bitki türlerinden 113 tanesi endemik, Colchicum munzurense, Stachys munzurdagensis ve Origanum munzurense gibi ismini bu dağlardan almış 17 bitki ise dünya üzerinde yalnızca Munzur Dağları’nda bulunuyor. Alandaki bitkilerden 81 tanesinin nesli tehlike altında. Alan aynı zamanda kuşlar açısından da önemli 21 kuş türü buraya önemli kuş ve doğa alanı statüsü kazandırıyor. Sakallı akbaba, kızıl akbaba, küçük kartal, kaya kartalı, urkeklik ve nesli küresel ölçekte tehlike altında olan küçük akbaba burada ürüyor. Çok sayıda derin vadi ve yüksek dağ zirvesi, Munzur Dağları’nı memeli hayvanlar için önemli bir hale getiriyor. Kayalık habitatlarda vaşak, dağkeçisi ve çengel boynuzlu dağkeçisi, düzlüklerde ve orman içlerinde kurt ve ayı gibi büyük memeli türleri yaşıyor. Akarsu vadilerinde ise susamuruna rastlanıyor. Munzurlar 11 kelebek türüyle uluslar arası öneme sahip, küçük yalancı apollo ve çok gözlü poseydon kelebek türleri arasında.

Munzur Çayı (Tunceli - Erzincan)
Fotoğraf: Turgut Tarhan


Yörede temel geçim kaynağı hayvancılık, kısıtlı olarak tarım da yapılıyor. Göçer Şavak köyleri, kırsal alan kullanımının ve Anadolu’nun kültürel zenginliğinin güzel bir örneğini oluşturuyor. Son yıllarda kaçak ve bilinçsiz şekilde orkide toplanması, tür üzerinde baskı oluşturuyor. Kemaliye çevresindeki Centaurea psephelloides, Onosma affine ve Pülümür çevresindeki Campanula oligosperma bitki türleri ise büyük olasılıkla aşırı otlatma sonucu ortadan kalktı.

Munzur Çayı (Tunceli - Erzincan)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Munzur Dağları’nda en büyük tehdit DSİ’nin baraj projeleri. Tamamlanmış Mercan ve inşası devam eden Uzunçayır barajları, yapımı planlanan yaklaşık 20 HES, bunlara ek olarak çok sayıda gölet ve taşkın koruma tesisi alanın hidrolojik ve doğal yapısını tamamıyla bozacak nitelikte. Aşırı otlatma, bilinçsiz bitki toplanması, herpesit kullanımı diğer olumsuzluklar. Büyük memeli hayvanlara ve keklik, urkeklik gibi kuş türlerine yönelik kaçak av tehdidi devam ediyor. Munzur Dağları bu haliyle çok acil müdahale gerektiren alanlar arasında. Bu yüzden HES projelerini iptal etmek, bir yönetim planı oluşturup alan kullanım faaliyetlerini düzenlemek gerekiyor. Kültürel ve biyolojik zenginliği koruyup turizm faaliyetlerinin teşvik edilmesi, turizm altyapısının oluşturulması önem taşıyor.

kesfetmekicinbak
  Alıntı ile Cevapla
18 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.06.2011, 21:56   #12
Çevrimdışı
Basakca
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Bulanık ve Malazgirt Ovaları



Muş il sınırlarında yer alan Bulanık ve Malazgirt ovaları güneyde Bilican Dağları, batıda Akdoğan Dağı, kuzeyde ise Lala ve Top dağları ile çevrili. Alanın karakteristik yapısını Murat Nehri’nin taşkın ovaları, küçük adacıklar ve çok sayıdaki küçük göl oluşturuyor. Akdoğan, Haçlı ve Kaz gölleri görülmeye değer doğal varlıklar.

Nehrin taşkın düzlükleri, adacıkları, özellikle ilkbaharda taşmasıyla oluşturduğu subasar alanlar ve çamur düzlükleri yörenin temel sulak alan oluşumları. Bununla birlikte alanın çevresindeki geniş ovalar ve tarım alanları, özellikle Akdoğan Dağı çevresindeki meşe ormanları diğer habitatlar.

Bulanık ve Malazgirt ovaları biyolojik çeşitlilik açısından gerek niteliksel, gerek niceliksel olarak eşsiz. Nehir çevresindeki sulak alanlar, üzerindeki adacıklar ve sulak alanı çevreleyen geniş düzlükler toy, mezgeldek, telliturna gibi çok sayıda kuş türüne ev sahipliliği yapıyor. Toplam 25 farklı kuş türü buraya önemli kuş ve doğa alanı statüsü kazandırıyor.


Bulanık (Muş)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Bulanık ve Malazgirt ovaları nesli küresel ölçekte tehlike altında olan toy için Türkiye’deki en önemli alanlardan biri; çok sayıda kuş gözlemcisi toyu görebilmek için buraya geliyor. Alan aynı zamanda telliturnanın bilinen son üreme yeri, ancak son üç yıldır araştırmalarda türe rastlanmıyor. Diğer bir önemli tür de sürmeli kızkuşu. Uluslararası Türleri Koruma Cemiyeti bu kuşun neslinin tükenmek üzere olduğunu bildiriyor. Mezgeldeğin Orta Anadolu’daki yaşam alanlarının büyük kısmı doğal yapısını kaybetti, bu yüzden Bulanık ve Malazgirt ovaları bu kuş türü için son yaşam alanları arasında. Yöre aynı zamanda nesli tehlike altındaki endemik Ferula huber-morathii bitki türünün de yaşam alanı.
Bulanık ve Malazgirt ovaları aynı zamanda önemli tarım alanları; doğal bozkırlarda arıcılık ve hayvancılık da devam ediyor. Ancak yöre ekolojisine uygun kuru tarım alanları, günümüzde sulu tarım alanlarına dönüştürülmek isteniyor. Murat Nehri üzerinde, Bulanık ilçesinin 10 kilometre batısında inşaatı devam eden Alparslan 1 Barajı, yörede ürün desenini değiştirecek ve birçok alanı sualtında bırakacak. Bununla birlikte Yukarı Murat Vadisi’nde yapımı planlanan dört baraj da yörenin ekolojik karakterini olumsuz yönde etkileyecek. Bu baraj projelerinin durdurulması ve alanın uluslararası Ramsar ağına dahil edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte hiçbir yatırım olmaksızın devam eden kuş gözlem turizminin altyapısı güçlendirilmeli ve özellikle toya yönelik kaçak av baskısı önlenmeli.

Yöredeki sulak alan özelliklerinin ve kuş türlerinin en iyi görülebileceği yerlerden biri Bulanık’ın Yoncalı beldesi. Akdoğan Dağı ve gölü de özellikle ilkbahar aylarında görülmeye değer.


Dicle Vadisi
(Hasankeyf)


Bu geniş alanda üç farklı önemli doğa alanı bulunuyor: Dicle Vadisi, Cizre-Silopi, Küpeli Dağları. Dicle Vadisi, medeniyet tarihinin ilk sayfalarının yazıldığı coğrafya. Birçok medeniyete, farklı dile ve dine ev sahipliği yapan bölge günümüzde de bu özelliliğini devam ettiriyor. Dicle kıyısındaki Hasankeyf de Anadolu’nun önemli arkeolojik değerlerinden biri. Dicle Vadisi tüm bu özellikleri ile UNESCO’nun dünya mirası seçim kriterlerinin 10 tanesinin dokuzunu sağlayan dünyadaki tek alan.


Hasankeyf (Diyarbakır – Batman – Şırnak)
Fotoğraf: Ahmet Özyurt


Dicle Vadisi, yaban hayat açısından son derece önemli. Dicle Nehri’nin Batman Çayı ile buluştuğu yerdeki taşkın düzlükleri, subasar çayırlar ve bunları çevreleyen verimli ovalar birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Batman ve Eruh Dağları arasındaki bölgede Dicle’nin binlerce yılda oluşturduğu derin vadiler, bitki ve hayvan türleri için korunaklı yaşam alanları sağlıyor. Alanda meşe ormanları, bozkırlar, akarsu kenarı toplulukları, tarla kenarı toplulukları, kaya vejetasyonu habitatlarında toplam 115 farklı bitki taksonu tespit edildi. Bu bitkilerden 29 tanesi endemik; aralarında nesli küresel ölçekte tehlike altında olan yabani nohut (Cicer echinospermum) gibi yedi tür bulunuyor. İnsanlığın tahıl tarımını başlattığı bu coğrafya, günümüzde de kullandığımız nohut gibi bitki türlerinin ata formlarını barındırmasıyla önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Dicle Nehri ve Hasankeyf (Diyarbakır – Batman – Şırnak)
Fotoğraf: Yıldırım Güngör


Yöre kuş türleri açısından da büyük öneme sahip. Alanda 150 civarında kuş türü bulunuyor, bunların 84 tanesi burada ürüyor. Aralarında küçük akbaba, tavşancıl, küçük kerkenez gibi nesli küresel ölçekte tehlikede türler var. Kızıl akbaba, alaca yalıçapkını, küçük ebabil gibi 15 kuş türü de vadiye önemli kuş ve doğa alanı statüsü kazandırıyor. Alan aynı zamanda büyük kızkuşunun Türkiye’de ürediği tek yer. Geçmişte Dicle Nehri ile Batman Çayı’nın buluştuğu yerdeki taşkın düzlüklerinde ve Bismil Ovası’nda, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bir diğer kuş türü toy yaşıyordu ama günümüzde ona rastlanmıyor.

Alanda çizgili sırtlan ve dağkeçisi gibi memeli türleri de yaşıyor. Dicle aynı zamanda Fırat kaplumbağası, yaygın ismiyle “Rafet” için de son yaşam alanlarından biri. Nesli küresel ölçekte tehlike altında olan Fırat kaplumbağasının Dicle Vadisi’ndeki varlığı çok önemli, çünkü diğer yaşam alanı Fırat Nehri’nde sayısız baraj yapılmış durumda.


Dicle Nehri (Diyarbakır – Batman – Şırnak)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün


Dicle Vadisi kültürel ve arkeolojik açıdan da zengin. Hasankeyf ve Batman civarındaki sayısız arkeolojik kalıntı, insanlık tarihinin her döneminden izler taşıyor. Yörede konuşulan dillerden “Turoyo”, yani Süryanice kültürel miras açısından ayrı bir öneme sahip. Bu lehçe yaklaşık 2 bin 500 yıl önce konuşulan kadim Aram dilinin günümüze kadar yaşamış bir kolu. Yok olmaya yüz tutmuş “Hertevin” dili ise Aram dilinin diğer bir lehçesi ve çoğunlukla Keldaniler tarafından konuşuluyor. Türkiye’deki son birkaç Yezidi köyünün de ikisi Ilısu Barajı’nın yapılmasıyla sualtında kalacak ve bu kadim kültürün son izleri de silinecek.

Dicle Vadisi de tüm bu zenginliklerine rağmen ne yazık ki yok olma tehlikesi altında. Ilısu Barajı yapılırsa yöredeki kültürel ve biyolojik değerler baraj suları altında kalacak. Yapımı planlanan Cizre Barajı ile de Küpeli Dağları ve Cizre-Silopi önemli doğa alanları büyük ölçüde yok olacak. Oysa Dicle Vadisi için yapılabilecek en güzel proje, sahip olduğu değerleri ön plana çıkarıp UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dahil ettirmek. Alanı ziyaret etmek isteyenler için Hasankeyf ilk, Dargeçit ile Ilısu ve Çevik köyleri ikinci durak olabilir.

Güney Fırat Vadisi
Birecik Bozkırları ve Karkamış




Fırat Vadisi’nin Atatürk Barajı ve Suriye sınırı arasında kalan kısmı iki önemli doğa alanını içeriyor. Bunlardan ilki Güney Fırat Vadisi ve Birecik bozkırları. Diğeri ise Karkamış. Bu geniş coğrafyada Fırat’ın oluşturduğu menderesler, vadiler ve taşkın düzlükleri ile sulak alan çevresindeki bozkırlar, yarı çöl alanlar bulunuyor. Alanda bununla birlikte geçmiş yıllarda inşa edilmiş Birecik ve Karkamış barajları yer alıyor. Biyolojik çeşitlilik bakımından son derece önemli yöre, Halfeti’de yer alan Rumkale gibi kültürel zenginlikler de barındırıyor.

Güney Fırat Vadisi ve Birecik bozkırları çok sayıda kuş gözlemcisi ve araştırmacıyı çekiyor. Toplam 27 farklı kuş türü buraya önemli kuş ve doğa alanı statüsü kazandırıyor. Bu türler arasındaki kelaynak ve yaz ördeğinin nesli küresel ölçekte tehlike altında. Özellikle kelaynak yörenin sembolü olmuş ve tüm dünyanın ilgisini buraya çekmiş bir kuş türü. Geçmişte sayıları binlerle ifade edilen kelaynakların nesli, 1960’lı yıllarda kullanımı yaygın olan DDT tarım ilacı nedeniyle tükenme noktasına geldi. Günümüzde yürütülen koruma programları sayesinde sayılarında kayda değer artışlar gözleniyor. Alan aynı zamanda çöl koşarı, çizgili ishakkuşu, çöl toygarı, küçük serçe, sarı boğazlı serçe gibi kuş gözlem turizmi açısından önemli türlerin birlikte görüldüğü tek yer.


Karkamış – Fırat Nehri (Gaziantep)
Fotoğraf: Hakan Öge


Alanda nesli küresel ölçekte tehlike altında altı bitki türü bulunuyor; bunlardan üçü ismini Birecik’ten alıyor. Cousinia birecikensis’in ise dünya üzerinde bilinen tek yaşam alanı burası. Alandaki yarı çöl habitatlarda varan ve mısır kobrası gibi sürüngen türleri yaşıyor. Birecik, Atatürk ve Karkamış barajlarından sonra sayıları büyük ölçüde azalan Fırat kaplumbağası, Birecik çevresindeki menderes ve taşkın düzlüklerinde yaşamını taşocaklarına rağmen devam ettirmeye çalışıyor. Barajlardan, suya doğrudan bağımlı olan alaca yalıçapkını da Fırat kaplumbağası gibi kritik ölçüde etkileniyor.

Yörede fıstık yetiştiriciliği, kuru tarım, balıkçılık ve küçükbaş hayvancılık yapılıyor. Fırat kıyısındaki bahçelerde erik ve sebze yetiştiriliyor. Alan kültürel açıdan da son derece zengin, Halfeti ve Rumkale cazibe merkezleri arasında. Birecik Barajı’nın inşasından sonra evlerini terk etmeyen Halfeti halkı, kültürel değerlerin korunmasının önemini tüm dünyaya bir kere daha gösteriyor. Kendine özgü mimarisi ve siyah gülü Halfeti’nin önde gelen değerleri arasında. Fırat üzerine inşa edilen barajlardan Birecik ve Karkamış, yörenin doğal yapısını büyük ölçüde değiştirdi. Artık durgun bir su haline gelen Fırat, çoğu yerde kirliliğe ve taşocaklarına boyun eğiyor. Yöre, barajların insan hayatına ve doğaya olan zararlarının görülmesi açısından laboratuar niteliğinde. Her şeye rağmen Halfeti, Rumkale ve Birecik görülmeye değer, geçmişin aynası niteliğinde merkezler.


Zap Suyu Vadisi


Uzunluğu 150 kilometreyi bulan bu vadi sistemi, Van ve Hakkari il sınırları içinde yer alıyor. Van’ın Başkale ilçesindeki Havril Dağları’ndan doğan Zap Suyu, Güneydoğu Toroslar’ın doğu ucundaki dağların arasından akıyor. Türkiye’nin en dar ve derin vadilerinden birini oluşturuyor. Aynı zamanda Türkiye’de en hızlı akan nehir unvanını taşıyor. Cilo ve Sat dağlarından gelen küçük derelerle beslenen Zap, Irak sınırları içerisinde Dicle Nehri ile buluşuyor. Özellikle bitki ve kuş türleri açısından zengin olan vadi sistemi, yakın gelecekte yapılması planlanan HES’ler nedeniyle tehdit altında.

Vadideki yaşam alanlarının başında Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun birçok yerinde tahrip olan meşe toplulukları geliyor. Vadi tabanında ise söğüt ve kavak gibi ağaç türleri yer alıyor. Yüksek kesimlerde gevenler ve çokyıllık otsu bitkiler görülüyor.
Zap Vadisi (Hakkari)
Fotoğraf: Yusuf Aslan


Zap Suyu Vadisi, bitkiler açısından önem taşıyan alanlardan biri. Vadide yer alan bitki türlerinden 15’i endemik. Bunlardan Galium zabense tek nokta endemiği, dünya üzerinde bilinen tek yaşam alanı burası. Vadi kuşlar için de önemli bir yaşam alanı, göçmen kuşlar açısından hem göç, hem de üreme bölgesi özelliği taşıyor. Bu türler arasında vadideki sarp kayalıklarda üreyen küçük akbaba dikkat çekiyor. Nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bu kuş türü, yöredeki doğal denge açısından son derece önemli. Alandaki diğer bir önemli kuş türü sakallı akbaba, o da aynı şekilde kayalıklarda yuvasını kuruyor. Vadi, nesli tehlike altında ve dar yayılışlı bir semender türü olan Urmiye semenderinin de yaşam alanı. Vadi kelebek türleri açısından da dikkat çekici, yedi endemik kelebek türü alan içinde yaşam şansı buluyor. Dünyada sadece Hakkari il sınırlarında yaşayan çokgözlü Cilo mavisi (Polyommatus ciloicus) ve çokgözlü Hakkari çillisi (Polyommatus dezinus) bu türler arasında.

Alanda hayvancılık faaliyeti yaygın. Bununla birlikte sınırlı tarım alanlarında ve taşkın düzlüklerinde çeltik, tütün, susam ve sebze türleri yetiştiriliyor. Hakkari ve ilçelerinde kullanılan inşaat kumunun önemli bir kısmı da vadiden temin ediliyor.
Doğal zenginlikler açısından son derece önemli Zap Suyu Vadisi, ne yazık ki yakın gelecekte büyük tehditlere maruz kalacak. DSİ’nin vadi üzerinde Hakkari, Çukurca, Doğanlı, Geçitli gibi yapım ya da planlama aşamasında çok sayıda baraj projesi bulunuyor. Doğal yapı ve biyolojik zenginliği tehdit eden bu projelerden bir an önce vazgeçilip vadinin korunması yönünde adım atılması gerekiyor. Ayrıca Sümbül Dağı eteklerinde yer alan termik santral çevreyi olumsuz etkiliyor. Hakkari il merkezi üzerinden ulaşılan vadiyi doğal haliyle görmek için zaman giderek daralıyor.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

  Alıntı ile Cevapla
19 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.07.2011, 12:50   #13
Çevrimdışı
OkyanusunKalbi
WoodStock

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Harika yerler, harika konu.
Yok olmadan, gitmediğimiz yerlere gidip görmemiz gerekli..Eline sağlık Başakça'm.
__________________
“Halbuki sen melek olsan, kanat sesinden rahatsız olacak insanlar olacaktır.”
  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.07.2011, 15:06   #14
Çevrimdışı
Kardelen26
Müdavim

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

İnşallah yok olmadan gidip görmek nasip olur harika tabiat manzaralarını diyelim, teşekkürler Başakcam harika bir sunum olmuş
__________________
  Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Kardelen26'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.07.2011, 11:45   #15
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Yine güzel bir konu oluşturmuşsun Başakça...

Ellerine sağlık, teşekkürler...
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
  Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.07.2011, 11:59   #16
Çevrimdışı
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Estetik olan bir insanın kendi özünden tamamen çıkıp, ucube gibi olmasına benziyor dünyanın doğallığını yok etmemiz.

Fotoğraflardaki cennet gibi yerlere dokunacak olan eller umarım havada kalır da, ileride fotoğraflara bakarak iç geçirmeyiz.


Çok güzel bir konu olmuş Başakca, zevkle okudum ve baktım

Teşekkürler ve ellerine sağlık.

  Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.10.2011, 19:18   #17
Çevrimdışı
Canan
Çiçekci kız

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Çok güzel yerlerimiz ve zenginliklerimiz var. Var da korumasını bilsek.
Konu çok güzel ve hazırlanması da bir o kadar süper. Başakça ellerine sağlık teşekkürler.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.10.2011, 20:54   #18
Çevrimdışı
Jazz
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Şahane yerler; kıymetlerini umarım idrak edebiliriz birgün...

Konu ve fotoğraflar harika. Müzik harikulade....
__________________
Küçük hırsızlar el feneri kullanır, büyük hırsızlar deniz feneri...

  Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Jazz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.10.2011, 22:26   #19
Çevrimdışı
İlya
Uzman Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Arkadaslar gerçekten harika paylaşımlar bunlar ... Senelerdir böyle paylaşım forumlarındayım hatta üçtane smf forum eskittim ilkdefa böyle elit bir forum gördüm ... Paylaşımlar çok güzel ve emek dolu ...
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz İlya'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.10.2011, 23:18   #20
Çevrimdışı
ReaL
Deniz Sevengillerden

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Yok Olmadan Önce Görülmesi Gereken Son Cennetler

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Yaralıyüz Mesajı göster
Arkadaslar gerçekten harika paylaşımlar bunlar ... Senelerdir böyle paylaşım forumlarındayım hatta üç tane smf forum eskittim ilk defa böyle elit bir forum gördüm ... Paylaşımlar çok güzel ve emek dolu ...
Farklıyız derken boşuna demiyoruz..

Daha fazla ukalalık yapmayayım... (Logomuzda) Banner'imizde de yazıyor zaten...

* * *

Bu vesileyle konuya tekrar göz atmış oldum.




__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
  Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
cennetler, olmadan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.