Forum Gerçek

AnasayfaForumları Okundu Kabul Et Bugünkü Mesajlar
Geri git   Forum Gerçek > Görsel ve İşitsel Sanat Yapıtları > Sinema Haberleri > Türk Sinema ve Tiyatro Sanatçıları


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Eski 31.07.2010, 19:34   #1
Çevrimdışı
SuLTaN
Fosforlu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?



Kimi öksüz. Kimi yetimdi. Bazıları köprü altlarında, yıkık gecekondularda berduş, sefil bir hayat sürer, horlanır, iteklenirlerdi.Ana kucağına hasrettiler en çok.Sıcak bir ailenin özlemini duyar, karşılarına çıkan yakışıklı, iyi adamlara "size baba diyebilir miyim, amca ?" demekten çekinmezlerdi. Bazen yaramazlıklarıyla mahalleyi birbirine katsalar, olmayacak işlere bulaşıp, her taşın altından çıksalar da çok sevimli ve masumdular. Kimse kızmazdı onlara. Boyunlarını büker, boncuk gözleriyle yüreklerimize dokunurlardı çünkü. O melodramların ‘olmazsa olmaz’ karakterleriydiler.


Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında, Ömer’e öksürük şurubu almak, onu bir hastaneye yatırmak için tek seçeneği Avni beyin konağını soymak olan Ayşe son anda hırsızlıktan vazgeçmişti. Fonda “Orada Bir Köy Var Uzakta” dan uyarlanmış şarkıyı Birsen Kaplangı söylemeye başlamıştı. Yağmur ve gözyaşı beraber akmaktaydı karanlığa.
“Ana derdi bir yaradır/ Izdırabı dinmiyor hiç/ İki öksüz, iki yetim.. bir an bile gülmüyor hiç.
Uzat kollarını bize / Kucağında ısıt anne..o kadar çok sev ki bizi / Hasretimiz dinsin anne..”


Ah, birde yaşlarından, boylarından büyük laflar etmeseler, o ‘büyümüş de küçülmüş’, nasıl derler ‘çok bilmiş’ kimliklere bürünmeseler daha da ' şeytan çekici ' olacaklardı ya..

Parla Şenol “ Parlama Noktası" ( 2006 ) adlı anı kitabında olayı ne güzel anlatıyor:

“İlk birkaç filmimin galasına giderken babam bana yazılı olarak neler söylemem gerektiğini verip çalıştırmıştı.Onun için de biraz ‘ büyümüş de küçülmüş’ görüntüsü vermişimdir mutlaka..Düşünsenize bir, beş-altı yaşında minnacık bir kız, çıkmış sahneye ‘ Bana göstermiş olduğunuz t e v e c c ü h e çok teşekkür ederim’ filan diyor.

Kimi bebekken, kimi daha ilk çocukluğunda duymuştu " Kamera..motor " seslerini.Sonrasında yığınla film.

Zeynep Değirmencioğlu, Alev Oraloğlu, Nilüfer Koçyiğit, Mahir Günşiray, Parla Şenol, Ömer Dönmez, Funda Gürçen, İlker İnanoğlu, Sezer İnanoğlu, Menderes Utku, Arzum İnanoğlu, Sedef Ecer, Kahraman Kıral, Gülşah Soydan, Çiçek Dillgil, Fatoş Okçugil, Rüya Gümüşata, Canan Perver, Koray Yaran...ve daha niceleri.




Kuşkusuz Ayşecik nam-ı diğer Zeynep Değirmencioğlu ilk çocuk star olarak sinema tarihimize geçmişti. O bizim Shirley Temple'mız, unutulmaz Munisine'miz, tek Pamuk Prensesimiz'di.” Kötü Tohum” da tüm zamanları altüst eden bir Alev Oraloğlu vardı ki, bugün bile belleklerdedir başarısı.” Erkek Ali”, “ Paylaşılmayan Sevgili”,” Bana Annemi Anlat” da Parla Şenol, “ Veda” , “ Yumurcak” filmlerinde İlker İnanoğlu, “ Afacan Küçük Serseri” de Menderes Utku “ Oğlum Oğlum” da Mahir Günşiray göz dolduran kompozisyonlar çizmişlerdi.


Senaryolar onların üzerine kurulur, çektikleri filmler gişe rekorları kırar, patlayan flashlar, arasında hep gülümserlerdi. Adları afişlerin en üstünde sol başta yazılırdı genellikle. Dönemin tüm ünlü star'larından önce gelirdi isimleri. Onlar Kemalettin Tuğcu romanlarından çıkıp gelmişlerdi hayatımıza. Çekmedikleri acı kalmaz, felaketler, mutsuzluklar yakalarını bırakmazdı bir türlü. Uğradıkları onca haksızlığa, rağmen bir an bile doğrudan, iyi olandan sapmazlardı.

Gün gelir evdeki boş şişeleri satardı Ayşecik. Kardeşi Ömer'e o ufacık parayla kurabiye alıp, karnını doyurur, kendisiyse su içerek açlığını bastırmaya çalışırdı. Kan kusar kızılcık şerbetiydi, derdi. Fedakardı.



Sokaklarda işportacılık yapar, taksi duraklarında " Taksim'e bir iki" diye bağırır, balon satar, bazen çadır tiyatrolarında göbek atar, gerdan kırarlardı. Sahi, ne çekerlerdi o üvey babalardan ( Erol Taş, Önder Somer ) ve tabii üvey annelerden ( Lale Belkıs, Suzan Avcı, Feri Cansel ).

Bazen yoldan çıkan, yuvasını görmezden gelen babalarına “yuvana dön” çağrısında bulunur, aileyi bölünmekten, parçalanmaktan korurlardı. Evlilik kurumunun bekçileriydiler, kolay mı ?

Neyse ki, onları hep koruyan bahçıvan Necdet, Turist Ömer, komiser Hulusi amcaları, komşu teyze Mürrüvet, manav Cevat vardı.

"Onlar çocuk değildi aslında. Büyüklerin gözündeki 'çocuk' imajına hizmet eden insancıklardı." demişti Tuna Kiremitçi " Mutsuz Çocuk Yıldızlar " başlıklı yazısında.

"Çoğu, aile desteğiyle, 'ay ne şirin !' ideolojisinin doğal sonucu olarak geçmişti kamera karşısına. Onlardan çocuk olmaları değil, 'çocuk' rolü oynamaları beklendi. Rolü yazan da büyüklerdi tabii.

Sezercik, büyüklerin tasarladığı bir modeldi mesela. Tıpkı Ömercik ya da Ayşecik gibi... Normalde hiçbir çocuk onlar gibi davranmaz, konuşmazdı. Bu yüzden çocuklardan çok, büyükler tarafından sevildi çocuk yıldızlar. Amaç da buydu zaten: Dikenlerinden arınmış, ehlileştirilmiş çocuk modelleri... "

Laf aramızda, o ehlileştirilmiş çocuk karakterlerden benim yaş grubumdaki her çocuk payını almıştı.Hep onlarla kıyaslanırdık yok yere.Ayşecik " anneciğimsiz, babacığımsız konuşmazmış..", Ömercik " çok zeki, çok akıllıymış...", Yumurcak " annesinin sözünden çıkmazmış".


Anlayacağınız ille ve nedense “ideal” rol model olarak yüzümüzün karşısına konulurlardı. Artık seç beğen, beğenebilirsen. O mağdurlardan biri olduğumu saklamak anlamsız şimdi.

Fatoş Balkır, Nuran Diltemiz, Birsen Kaplangı, Nilgün Özhan'ın seslendirdiği ( Parla Şenol kendi dublajını yapardı bu arada ) bu çocuk kahramanların yaşları çok küçük ama dediğim gibi şöhretleri çok büyüktü. Gişe rekoru kıran filmler, ödüller, alkışlar .İç ve dış dünyalarının çelişmemesi, hayal ve gerçeğin o minicik dünyalarında iç içe geçmemesi ve daha da önemlisi pek de hazırlıklı olmadan gelen şöhretin, tanınmışlığın elbette hazmedilememesi vardı.Dahası, mutlu muydular, çocukluklarını doyasıya yaşayabildiler mi ? Sanmıyorum. Peki, yanlarında bir pedagog var mıydı, onlara destek çıkacak ? Hiç düşünmeden ‘hayır’ diyebilirim. Gönlünce koşup oynayamadılar sokaklarda. Üstlerini başlarını rol gereği değil, sahiden kirletmek yasaktı onlara. Mutlu muydular, diye sormaktan korkuyorum.'Artist'tiler.Gıptayla bakılan, çocukluklarını setlerde yaşayan, büyüdüklerinde şöhretlerini yitireceklerinden habersiz…

Galalar, davetler, röportajlar.Setler, ezberlenecek replikler..ve ertesi sabah doğruca okul.
“Film setinde bulunduğum süre içinde, kendi rolümün olmadığı zamanlarda, set işçileri ile oyun oynamak dışında çekilmekte olan sahneleri de izlerdim elimden geldiği kadar.Yani benim kameranın yanında olmam çok alışılmış bir durumdu herkes için..”diyor Parla Şenol.
“Bir gün filmin final sahnesinin çekimi yapılıyordu, yani şu meşhur ‘ happy end’.Fikret’le Filiz evleniyorlar, gelinlik,damatlık filan harika.Ben önce yanlarındaydım., öpüyorlar seviyorlar işte beni, sonra geliyor filmin ‘iyi karakter’ oyuncusu Kadir Savun ( canım benim ) onların yanından alıp başka tarafa gotürüyor ki ne halt edeceklerse etsinler ! Evet aynen öyle oldu ve Kadir ağabey beni yanlarından alıp kadr ( Perdede görünen bölüm, çerçeve ) dışına çıkardı. Ben her zamanki gibi, kameranın yanına geçtim ve sahnenin devamını izlemeye başladım.

Ama başta Kadir ağabey olmak üzere millette bir telaş, bir telaş..Ha bire dikkatimi başka yöne çekip beni o mekandan uzaklaştırmaya çalışıyorlar.Allah Allah ! Ne oluyor bunlara yahu ? Yemedim tabii ve ne yapıp ne ettilerse de beni sahnenin devamını seyretmekten alıkoyamadılar. Bense çok ama çok tuhaf bir şey gördüm…O birbirini seven iki insan, birbirlerini ‘ısırıyorlardı’ ! Mest olmuş vaziyette, gözleri kapalı iki sevgili birbirlerini ısırıyorlardı... İşte ilk dudaktan öpüşmeye, pek çok çocuğun gördüğünden daha erken bir yaşta böyle şahit oldum ben.”

Bütün o tutkulu aşıklar gibi, saadette bile ıstırap, ıstırapta bile bir saadet arıyor; Kendi hayal iklimimizde başıboş dolaşıyorduk.

‘Sokaklarda aylak aylak gezen, izmaritin kralını yerden seçen’ Tursit Ömer’e inat, kenar mahalle kızlarının anket defterlerinde Ediz Hun, Tanju Korel, Engin Çağlar fotoğrafları duruyordu.
Ağladılar. Ağlattılar.. Hep para kazandırttılar.. Bir yanda yapımcılar, bir yanda işletmeciler vardı.Yazlık, kışlık sinemaları ağzına kadar dolduran bir izleyici kitlesi. Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Zeynep Aksu, Türkan Şoray’lı, Ayhan Işık, Kartal Tibet’li filmlerin küçük Afacanları, Yumurcakları, Ayşecikleriydi onlar.Sevimli, güzel, yaramaz,iyi yürekli.Mağrur. Özetle, siyah beyaz hayatlarımızın en güzel kenar süsleri… Onları çok özlüyoruz...

__________________
"Dostlar bizi hatırlasın..."
  Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 21:32   #2
Çevrimdışı
Smyrna
Okunuşu: Simirna

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Ahhh hem de ne ağlattılar...

Yeşilçamın dünyasına kendimi kaptırıp az ağlamadım...

Çok hoş bir konuydu Sultanım. Teşekkürler.
__________________
  Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 21:37   #3
Çevrimdışı
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Off be Sultan!..

Yazıyı okurken Çakıcı'nın yazlık sinemasında, bahçelerden aşırdığımız meyvaları, çivileri kıçımıza batan tahta sandalyelerde yerken izlediğim filmlere döndüm yine...

Ne kadar güzel bir yolculuk yapılmış yazıda eski Türk filmlerine.

Onlar bizdendi ve hepsinde biz vardık...


Teşekkürler...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

  Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 21:40   #4
Çevrimdışı
SuLTaN
Fosforlu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Evet onlar bizdendi, bizler de onlardan. Filmleri izlerken hıçkırarak ağladığımı da bilirim, kahkahalarla güldüğümü de. Ayıp değil, yine ağlıyorum

Ben ne kadar "saçma" diye adlandırılsalar da çocuklarımın bu filmlerle büyümesini isterim. Hep yaşayacak o tatlı Türk filmleri

Teşekkürler ikinize de
__________________
"Dostlar bizi hatırlasın..."
  Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 21:55   #5
Çevrimdışı
Emilio Santos
. . . . . Erlik'in Katili . . . . .

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Ağladığım baki ama söylemem Hem yazıda asıl çocuk yıldız Küçük Emrah yok
__________________
kahrolsun bağzı şeyler!
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Emilio Santos'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 21:56   #6
Çevrimdışı
SuLTaN
Fosforlu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Yazı benim kalemimden çıksaydı Emrah'ı unutmazdım ama bu yazıyı yazanda pek bir iz bırakmamış olsa gerek Emrah
__________________
"Dostlar bizi hatırlasın..."
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.07.2010, 22:01   #7
Çevrimdışı
s€zgin
Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Az ağlamadık Türk filmlerinde paylaşımın için teşekkür ederim
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz s€zgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 01.08.2010, 01:33   #8
Çevrimdışı
Duayen
Huysuz ve Tatlı Kadın

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Size kızım diyebilirmiyim küçük hanım

Ne yaptın be annem sen..
Nasıl bir yazıdır bu böyle,can damarımdan yakaladın hazırlıksız


Çocukluğum, ilk gençlik çağlarım..bu günkü ben olmama sebep, tüm zamanları dökmüşsün ortaya

Bir kez daha anladımki,biz o zamanlardan hala çıkamadığımız için, kendi çemberimiz içinde kıvranıp duruyoruz...

Ellerin yüreğin dert görmesin tekrarım...
__________________
  Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Duayen'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.08.2010, 00:58   #9
Çevrimdışı
Smashmouth
Uzman Üye
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Ben genelde Kemal Sunal, Cüneyt Arkın ve Şener Şen filmleri izlediğim için ağladığımı söyleyemem genelde ya gülerdim ya da Cüneyt abimizin filmlerinden sonra karate yapmaya kalkardım halada çıkınca seyrediyorum
  Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Smashmouth'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.08.2010, 01:00   #10
Çevrimdışı
SuLTaN
Fosforlu

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Amca, Size Baba Diyebilir miyim Gerçekten?

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Smashmouth Mesajı göster
Ben genelde Kemal Sunal, Cüneyt Arkın ve Şener Şen filmleri izlediğim için ağladığımı söyleyemem genelde ya gülerdim ya da Cüneyt abimizin filmlerinden sonra karate yapmaya kalkardım halada çıkınca seyrediyorum


Allah'tan Kayseri Kalesi'nin surlarından aşağıya atlamıyormuşsun Sımaş
__________________
"Dostlar bizi hatırlasın..."
  Alıntı ile Cevapla
SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
amca, diyebilir, gerçekten, miyim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hızlı Erişim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 06:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.