Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.05.2022, 18:49   #12
Çevrimdışı
Psişik Tırtıl
Gerçek Üye

Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Cevap: Tüm Zamanların En İyi Müzikalleri

Moulin Rouge! (Kırmızı Değirmen) (2001)



Yönetmen: Baz Luhrmann
Senaryo: Baz Luhrmann, Craig Pearce
Oyuncular: Nicole Kidman, Ewan McGregor, John Leguizamo, Jim Broadbent

1899 yılında, genç ve yetenekli bir şair olan Christian babasına karşı gelip evinden ayrılır ve Paris'te Montmartre'ye taşınır. Orada bir müzikholde Satin adlı bir müzikhol yıldızıyla tanışır ve ona aşık olur. Satin de Christian'a aşık olmuştur, ama bu aşk tehlikelidir. Çünkü Satin Paris'in en ünlü ve zengin kişileriyle birlikte olan ünlü bir fahişedir.


****


Chicago (2002)


Yönetmen: Rob Marshall
Senaryo: Bill Condon, Bob Fosse, Fred Ebb
Oyuncular: Taye Diggs, Cliff Saunders, Catherine Zeta-Jones, Renée Zellweger



1920'li yıllarda, en parıltılı sahne hayatının yaşandığı Chicago şehri yeni bir skandalla sallanır. Sahnelerin en popüler yıldızı Vilma kız kardeşiyle ilişkiye girdiğini öğrendiği kocası ve kız kardeşini öldürmüş ve hemen ardından da, sahnelerin yıldızı haline gelmek için yanış tutuşan güzel şarkıcı, Roxie, ona istediği şöhreti kazandıracağını söyleyen ve onunla ateşli bir ilişkiye giren Fred adlı kişi, ondan istediğini elde ettikten sonra yardım edemeyeceğini söyleyince onu öldürmüş ve Vilma'nın hücre arkadaşı olmuştur...

Hayallerini süsleyen bu meşhur kadınla hücre arkadaşı olmak onu çok sevindirmiş ve hapishane müdürü ona avukat Billy'yi ayarlar. Avukat Billy, bir hukukçudan ziyade tam bir reklam ajansı gibidir ve onu birden magazin haberleninin en önemli maddesi haline getirir. roxie birden meşhur olunca Vilma unutulur ama Vilma ona yeni gösterisinde öldürdüğü kız kardeşinin rolünü teklif eder. Bu sırada sevgilisini öldüren Kitty hapisahanede aralarına katılır ve bu sefer de o haberlerin baş konusu haline gelir. Ancak Roxie'nin son ve müthiş bir kozu daha vardır.



*****


Once (Bir Zamanlar) (2007)



Yönetmen: John Carney
Senaryo: John Carney
Oyuncular: Glen Hansard, Markéta Irglová, Hugh Walsh, Gerard Hendrick


İrlandalı grup The Frames'den Glen Hansard'ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra'ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.Bir gün Dublin'in Grafter sokağında dolaşırken yeni bir hayat kurma ümidiyle Dublin'e taşınmış Doğu Avrupalı bir kızla tanışır. Üst sınıf bir konutta temizlikçi olarak çalışıp çok istediği piyanoyu alabilmek için para biriktirmeye uğraşan bu kızın hayatı hakkında önemli kararlar vermesi gerekmektedir. İrlanda'nın yaşadığı ekonomik patlamadan bu yana son derece materyalist bir hal almış Dublin'de, kendilerini toplum dışı hisseden bu iki insan müzik sayesinde güçlü bir bağ kurarlar.


*****


Hairspray (2007)



Yönetmen: Adam Shankman
Senaryo: Leslie Dixon, John Waters, Mark O'Donnell
Oyuncular: John Travolta, Michelle Pfeiffer, Christopher Walken, Amanda Bynes

Kocaman saçları ve kocaman cüssesi bir yana, kocaman kalbi ile tanınan Tracy Turnblad’in hayatta bir tek tutkusu vardır – dans etmek. En büyük hayali, Baltimore televizyonlarında yayınlanan en havalı dans şovuna, ”The Corny Collins Show”a çıkabilmektir. Tracy (Nikki Blonsky) bu dans programı için biçilmiş kaftandır, ama çok da küçük olmayan bir sorun vardır: Programa biçilen kaftanlar, Tracy’e uymamaktadır. Kilosu yüzünden, istediklerini hiçbir zaman gerçekleştirememiş olan Tracy’ye bu acı gerçeği onun aşırı derecede üzerine düşen, Tracy kadar tombiş annesi Edna (John Travılta) da sık sık hatırlatmaktadır. Ama bu Tracy’yi, durdurmaya yetmeyecektir. Çünkü bu koca kızın bildiği bir şey varsa, o da dans etmek için dünyaya geldiğidir. Ve onu destekleyen babası Wilbur’un (Christopher Walken) da dediği gibi, ”büyük biri olmak için büyük düşünmek gerekiyor”dur.

Okulda dans ederken onu gören Corny Collins’in (James Marsden) hayrete düşmesi üzerine, Tracy televizyon programına katılmaya hak kazanır ve ekrana çıkıp dans etmesiyle, bütün kasabanın gönlünde taht kurması bir olur. Tabi bu, programın halihazırdaki gözdesi Amber Von Tussle (Brittany Snow) ile onun WYZT Televizyonu’nun başındaki hırslı annesi Velma’nın (Michelle Pfeiffer) hiç hoşuna gitmez. Dahası, Tracy’nin neşe dolu cazibesine kapılanlar sadece izleyiciler değildir; Amber’in erkek arkadaşı Link Larkin (Zac Efron) da bu yeni kızdan etkilenmişe benziyordur. İşin içine yaklaşmakta olan ”Miss Hairspray” yarışması da girince, tacın peşindeki kızlar arasındaki çekişme amansız bir hal alacaktır.


****

Bohemian Rhapsody (2018)


Yönetmen: Dexter Fletcher, Bryan Singer
Senaryo: Justin Haythe, Anthony McCarten, Peter Morgan
Oyuncular; Rami Malek, Lucy Boynton, Gwilym Lee, Ben Hardy, Joe Mazzell, Aidan Gillen, Tom Hollande, Mike Myers

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
  Alıntı ile Cevapla
Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti